1 Mayıs…

Sovyetik mi Evrensel mi?

 

 

2008 Nisanında “Emek ve Dayanışma Günü” diye bir günümüz olduydu, hâlen de yerinde duruyor; zamanı, 1 Mayıs. Yılın bir günü ‘gün’ diye kabul edilmişse, o gün kutlanır. Nitekim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, bizzat Bakan Faruk Çelik’in imzasıyla Strateji Geliştirme Başkanlığı çıkışlı 29 Nisan 2008 tarihli 975 sayılı ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ konusundaki yazısıyla valiliklere gönderdiği 2008/3 sayılı genelgesinde şunlar denmişti:

 

«1 Mayıs, tüm dünyada çalışanların birlik, emek ve dayanışma günü olarak kutlanmaktadır.

 

Ülkemizde de 1 Mayıs’ın, 1923 yılında İzmir İktisat Kongresinde Türkiye işçilerinin bayramı olarak kutlanması benimsenmiş, 1 Haziran 1935 yılında yayımlanan “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” ile “Bahar Bayramı” olarak genel tatil günlerine dahil edilmiştir.

 

1980 sonrası yapılan düzenleme ile ulusal bayram ve genel tatil günleri yeniden düzenlenmiş, 1 Mayıs Bahar Bayramı bu düzenleme içerisinde yer almamıştır.

 

25 Nisan 2008 tarihinde yayımlanan 2008/13526 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 Mayıs’ın “Emek ve Dayanışma Günü” olarak en iyi şekilde değerlendirilmesi konusunda Bakanlığımız görevli kılınmıştır.

 

Devletimizin önemli görevlerinden biri de çalışma hayatıyla ilgili özgürlüklerin önünü açmak, dünya ile uyumlu hale getirmek ve çalışanlara daha yaşanabilir bir ortam sağlamaktır.

 

Üretimin vazgeçilmez unsuru olan emeğin kutsallığı çerçevesinde, emekçilerin 1 Mayıs’ı huzur ve güven içerisinde, demokrasiye yakışır bir şekilde ve bayram havasında kutlamaları en doğal hakları olarak görülmektedir.

 

Bu itibarla; 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün ülkemize yakışır bir şekilde, tüm sosyal taraflarca barış ve huzur içerisinde demokratik bir olgunlukla kutlanması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini ve vatandaşlarımızın bugünü huzur ve güvenlik içerisinde kutlamasını teminen, her türlü tedbirin alınması hususunda gereğini önemle rica ederim.»

 

*

Bakanlığın genelgesinde, 1 Mayıs’ın ülkemizdeki geçmişi kısaca özetlenmiş; peki, bu günün ülkemizdeki seyir defteri bağlamında hatırlanmaya değer başka şeyler yok mu? Dönemeçler falan?

 

Derleyebildiğim bilgileri ekleyeyim:


Bilinen ilk işçi örgütümüz, 1871 yılında İstanbul’da kurulan Ameleperver Cemiyeti (İşçiseverler Derneği [?]). Bir yardım derneği niteliğindeki bu kuruluşu, 1895’te yasadışı olarak kurulan Osmanlı Amele Cemiyeti izlemiş.

İlk 1 Mayıs gösterileri, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ülke yönetimine egemen olduğu dönemde (1908-18) yapılmış: 1909’da Üsküp’te, 1911’de Selanik’te, 1912’de İstanbul’da… Osmanlı ülkesindeki 1 Mayıs’lar I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla sona ermiş.

• 1 Mayıs’ın ilk olarak resmen kutlanışı, bu günün ‘işçi bayramı’ ilan edildiği 1923 yılında olmuş; ancak, bu  kitlesel kutlamalar 1924’te yasaklanmış. 1 Mayıs’ın adı 1935’te ‘Bahar ve Çiçek Bayramı’ olmuş ve 1 mayıs günleri ücretsiz tatil günü ilan edilmiş.

• 1977 yılında İstanbul’da Taksim Meydanı’ndaki 1 Mayıs kutlamasında çıkan olayda 34 kişi öldü.

• 1981’de 12 Eylül’ün mimarı Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs’ı tatil günü olmaktan çıkardı.

• 1996’daki 1 Mayıs  gösterisi, Taksim Meydanı gösterilere kapalı olduğundan Kadıköy’de yapıldı. Bu eylemde üç kişi öldü; Kadıköy de 2005 yılına kadar 1 Mayıs kutlamalarına kapatıldı.

• Bir Taksim çekişmesidir giderken de 2009 yılında çıkarılan bir yasayla ‘1 Mayıs’ günleri, ‘Emek ve Dayanışma Günü’ adıyla tatil günlerimiz arasında yer aldı.

 

*

Ve Taksim Meydanı çekişmesi sürüyor…

 

*

Bu arada, 1 Mayıs’ın, ‘Sovyetik’ bir kimlik yüklenerek engellenmeye çalışılmış olduğu da unutmamalı. Ve resmi tatil günlerimize ‘Emek ve Dayanışma Günü’ diye bir gün eklemeyi uygun gördüğümüz sırada artık Sovyetler çökmüştü; bu çöküşün estirdiği rüzgâr da elbette bize kadar ulaşacaktı… Zira, ne o bildiğimiz kuzey komşumuz ne de ‘Sovyetik’ kimliğin kıymet-i harbiyesi vardı artık. Evrensele doğru yelken açmıştık…

 

Ama, ‘efkâr-ı umumiye’ öyle mi? Sen gel de sök sökebilirsen eski hikâyeleri hafızalardan… Bir de, balık hafızasına benzetirler onları. İşine gelenleri canlı tutan, gelmeyenleri silen bellekler olmasınlar sakın… Dedim ya, Taksim çekişmesidir gidiyor…

 

 

İnal Karagözoğlu

1 Mayıs 2015

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

© 2015 İK

 

 

Anahtar sözcükler: 1 Mayıs, amele, ameleperver, bellek, çekişme, efkâr-ı umumiye, emek, emekçi, Emek ve Dayanışma Günü, evrensel, hafıza, işçi, İzmir İktisat Kongresi, Sovyetik, Taksim Meydanı, yasaklanmak

 

 

712 | Belirli Gün ve Haftalar | Günlük | Her Açıdan | 010515

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.