Yeni Gerçekler

Ya Yeni Hayaller?

 

 

Hayallerle mi yaşıyoruz yoksa gerçeklerle mi? Art arda iki soru… İç içe…

 

Önce bunları yanıtlamaya çalışacağım. Ama daha da önce, dilimize ve onu var eden düşünce yolumuza, yöntemimize büyük bir saygıya, tutkuya varan sevgi duyduğumu belirteyim. Niye mi böyle? Türetme gücünü görmek yeter. Örneğin, ‘sor’ eylemlik kökünden çıkan sözcükleri sıralayalım. … … … Gördünüz mü, neler neler var… Bütün türetilmiş sözcükler gibi, bunların hepsi de anlaşılır, bir bakışta aralarında bağ kurulabilir sözcükler…

 

Ve “Hayallerle mi yaşıyoruz yoksa gerçeklerle mi” sözleri, bir soru tümcesi olarak bir ‘sorun’u da koymuyor mu ortaya?

 

*

Kaçıncı sınıfınkiydi, anımsamıyorum, –en az yetmiş yıl geride kaldı– ilkokul okuma kitaplarımızın birinde şu dizeler de vardı:

 

“Başaklardan kundağın, / Bağ, bahçe solun sağın, / Yıldızlar oyuncağın, / Ağlama güzel çocuk… //

 

Mavili bir nişan mı, / Nazarlara derman mı, / Göklerden armağan mı / Başındaki şu boncuk?… //

 

Uruban yama yama, / Gönül koyma akşama, / Güzel çocuk ağlama, / Anan orak biçiyor. //

 

Tanrı sevsin başını, / Rüzgâr silsin yaşını, / Babanı  kardaşını / Sakarya ufkuna sor… //

 

Unutma sakın dünü, / Bitmez bu zafer günü, / Atanın akyüzünü / Senin yüzün ak tutar… //

 

Oğlusun bir askerin; / Ağlama derin derin, / Başak tutanellerin / Bir gün al bayrak tutar!…”

 

Babamın dilinden düşürmediği şairlerden Ömer Bedrettin Uşaklı’nın bir şiiri… Başaklar Arasında… Özgün biçimi elimde yok, noktalamasını bugünkü aklımla ben yaptım.

 

1946’da yitirdiğimiz Uşaklı (1904-46), şiirinde hep doğayı, ülke gerçeklerini, duygulanışlarını dile getirdi; içli bir duyarlıkla… İzlenimci bir bakışı vardı; kullandığı simgelerde olsun, betimlemelerinde olsun, imgeleri (hayalleri) önde tutan bir şairdi Uşaklı. Kırk iki yıllık kısa yaşamında çocuklara yönelik şiirler yazmaya da zaman ayırmıştı.

 

*

Başak dendi mi, düvene (döven, düğen) bindiğim çocukluk yıllarım ve daha pek çok şey gelir aklıma…

 

Bu bir ‘eskiye özlem’ mi?

 

Tam öyle değil: bugün kentleri dolduran yaşı altmışları, ellileri, bilemediniz kırkları bulmuş pek çok insanımız ya köy kökenlidir ya da köy nedir bilen kişilerdir. ‘Köy’ derken, insanların yalnızca tarımsal işlerle uğraştıkları yerleri anlatmak istiyorum; işte buralarda yaşamış, bulunmuş olup da düven sürmeyen var mıdır?

 

Şimdi?!

 

Şimdi buğdayımızı dışarıdan alıyoruz. ‘Başaklardan kundak’, ‘solu sağı bağ, bahçe’, ‘yıldızlardan oyuncak’, ‘her yanı yamalı urba’, ‘orak biçen ana’, ‘başak tutan eller’ sözleri kaçımızın gönlünde titreşimler uyandırıyor?

 

Ya ‘başak tutan ellerin gün gelip de al bayrak tutması’?!…

 

Peki, ‘babayı-kardeşi Sakarya ufkuna sormak’?… 

 

‘Dünü hiç ama hiç unutmamak’ ya da ‘ataların ak yüzünü ak tutmak’?!… Ne anlam taşıyor bunlar?

 

*

Ve bir öykü:

 

Genç adam yetimhanede büyümüştür. Çocukluğundan beri ünlü bir sinema yıldızına olan tutkusu, onu, bu yıldız için bir senaryo yazmaya götürür. Ancak adam, senaryoyu yazarken tanıştığı bu oyuncunun hayallerinde yaşattığı gibi olmadığını görür. Derken senaryo biter… Ünlü oyuncu, senaryodaki kadın tipini çok beğenmiştir: bu karakter, onun canlandırageldiği kişilerden değildir. Ve çekime başlanır; ancak, senaryo filme çok başka biçimde aktarılmaktadır: ünlü oyuncu, önceki filmlerinde canlandırdığı tipi yinelemek zorunda bırakılmıştır. Öte yandan, tutkunu olduğu yıldızın kişiliksiz, yozlaşmış bir sinema dünyasına teslim olması da senaryocuyu düş kırıklığına uğratır (Hayallerim, Aşkımve Sen, 1987; senaryo Ümit Ünal, yönetmen Atıf Yılmaz).

 

*

Günümüzün gerçeği ne? Yeni hayaller? Ya ortak hayallerimiz? Ve ‘yeni’ sıfatına yüklenen yeni anlam?

 

 

İnal Karagözoğlu

12 Şubat 2015

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

_____________________

Not: Bu yazı, 16 Tem. 2007 tarihli yazımın güncellenmiş biçimidir. İK

 


© 2015 İK

 

 

 

Anahtar sözcükler: Ata, başak, çocuk, dilimiz, döven, düğen, düven, eski, gerçekler, günümüz, hayaller, karakter, kundak, orak, ortak, özlem, Sakarya, senaryo, sinema, tip, urba, uruba, yama, yamalı, yeni, ‘yeni’, yıldız

 

 

694 | Deneme | Her Açıdan | 120215

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.