91 Yılını Tamamlarken…

Yaşasın Cumhuriyet!

 

Üç yıl önce bugün, yaklaşan Cumhuriyet Bayramımızı kutlama yazısı olarak bu sayfalara, Dil Derneği’nin (DD), Yönetim Kurulu Başkanı Sevgi Özel imzasıyla yayımladığı kutlama iletisini taşımıştım. DD’nin “Cumhuriyetimizin 88. Yılı Kutlu Olsun!” başlıklı iletisi şuydu:

«Laik cumhuriyetimizin kuruluşunun 88. yılında düşüncesiyle, eylemleriyle, dik duruşuyla ödünsüz olan her yaştaki gençlere sesleniyoruz:

Hangi yaşta, hangi konumda olursak olalım, Mustafa Kemal’in Söylev’ini bir kez daha okuyalım. Atatürk, Söylev’de, “ulusal varlı­ğı sona ermiş” sayılan büyük bir ulusun bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmış; bugünü görürcesine, devrim karşıtlarını uyarmış; bütün yurttaşları uyanık olmaya çağırmıştır. Her yurttaşın Atatürk’le arkadaşlarının bin bir güçlük ve yüreklilikle aştığı zorlukları bilmesi; Atatürk’ün gençlere seslenişinin anlamını kavraması, laik cumhuriyetimizi sonsuza dek koruma gücümüzü pekiştirecektir!

Atatürk’ü, “Büyük bir askerdi” diyerek yalnız askerlik becerisiyle kısıtlamak isteyenlere Türk Devrimi ve Söylev şamar gibi bir yanıttır. Atatürk “Nutuk” adıyla kitaplaştırılan Söylev’ini Harf ve Dil Devrimlerinden önce oluşturmuş; eski dili büyük bir ustalıkla kullanmıştır. Söylev’in, bugünün Türkçesine çevrilemeyeceğini ileri sürenler, gerçeklerden korkmaktadır. Bugün Kurtuluş Savaşını ve devrimleri engellemeye çalışanları kahramanlaştıranlar, bağımsızlık savaşını ve halkın yaşadığı acıları yok sayanlardır. Sözde aydınların 21. yüzyılda kabaran saltanat-hilafet ve Osmanlılık özlemi; halkını ve yurdunu bırakıp kaçanlara düzülen övgüler; eğitimsizleştirilen, yoksullaştırılan, inancı ve köken ayrılıkları sömürülen halkı kandırmak içindir. Atatürk Söylev’e şöyle başlıyor:

“1919 yılı Mayısının 19. günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş:

Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu topluluk, Birinci Dünya Savaşında yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda ze­delenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaşın uzun yılları boyunca, ulus yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve yurdu Birinci Dünya Savaşına sürük­leyenler, kendi başlarının kaygısına düşerek yurttan kaçmış­lar. Padişah ve Halife olan Vahdettin, soysuzlaşmış; kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini düşlediği alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşanın başkanlığındaki hükü­met güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş ve onunla birlikte kendi güvenlerini sürdürecek her­hangi bir duruma boyun eğmiş…”

İşte yalnız bu giriş bile bugün tarihi, kendi yoz düşünceleri ve yalanlarla yeniden yazmaya çabalayan zavallılara yanıttır! Unutmayalım, bugün devrim karşıtlarının yerleştiği cumhuriyet kurumları yalanlarla değil, büyük acıların ardından görkemli bir ekin devrimiyle kuruldu; bu nedenle biz, ussal, bilimsel doğrularla hukukun üstünlüğünün er geç utkulu olacağına; karşıdevrimin fildişi kulelerinin yıkılacağına Mustafa Kemal’e ve devrimlere inandığımız gibi inanıyoruz.

88. yılında Cumhuriyet Bayramımızı büyük bir coşkuyla kutlayamamanın üzüntüsü içindeyiz. Ancak gün, üzüntü ve kaygıya yenilme günü değildir. 88. Cumhuriyet Bayramında ulu önder Atatürk’ün Söylev’ini yeniden okuyacak; aymazlık içinde olanları uyaracağız! Ne diyordu cumhuriyeti kuran Atatürk: “Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yur­dun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.”

Bu nedenle her yaştaki gençler olarak birinci görevimiz, “Türk bağımsızlığı­nı, Türk cumhuriyetini, sonsuzluğa dek korumak ve savunmaktır!” Bu yüce görevi savsaklamayacağız; inanç ve köken ayrımı yapmadan, hepimize bağımsız bir ülke ve yurttaşlık onuru kazandıran Mustafa Kemal’e sonsuza dek inanacağız!

Ulusumuzun Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!» 

*   *   *

Mustafa Kemal Atatürk: “Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yur­dun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.”

Aradan geçen üç yıl sonra, bugün, Cumhuriyetimizin ne gibi tehlikelerle karşı karşıya olduğu ortada. Bu durum karşısında, «her yaştaki gençler olarak birinci görevimiz, “Türk bağımsızlığı­nı, Türk cumhuriyetini, sonsuzluğa dek korumak ve savunmaktır!” Bu yüce görevi savsaklamayacağız; inanç ve köken ayrımı yapmadan, hepimize bağımsız bir ülke ve yurttaşlık onuru kazandıran Mustafa Kemal’e sonsuza dek inanacağız!»

Ve bu tehlikelerle savaşmanın yolu ise Atatürk’ün Söylevinde yazılı. Onu okumadan yola çıkmak olmaz!

 

İnal Karagözoğlu

27 Ekim 2014

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

© 2014 İK

 

Anahtar sözcükler: 91’inci yıl, Atatürk, bağımsızlık, DD, Dil Derneği, Cumhuriyet, inanç, köken, Mustafa Kemal, Söylev, tehlike, ulus, yıkım, yurttaşlık 

684 | Belirli Gün ve Haftalar | Günlük | 271014

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.