Basit Bir Soru

Millet mi Yoksa Devlet mi?

 

 

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı –Cumhurbaşkanı adaylığına karşın başbakanlık görevini sürdürmekte olan (zira, ilgili yasa buna cevaz veriyor)– Recep Tayyip Erdoğan, geçen gün Erbaa’da düzenlediği cumhurbaşkanlığı seçimi mitinginde, “Yeni Türkiye, inşallah, yeni cumhurbaşkanıyla (“benim cuhurbaşkanlığımda” demek istiyor, İK), yeni cumhurbaşkanlığı anlayışıyla farklı yükselecektir. Sizlerin teveccühüyle inşallah seçilmem hâlinde milletten yana, milletin tarafında, Tokatlıların, Erbaalıların safında bir cumhurbaşkanı olacağım. Bugüne kadar milletime verdiğim her sözümü tuttum; bu sözümü de inşallah tutacağım” demiş. Dört gün önce de, “Cumhurbaşkanı seçilirsem tarafsız olmayacağım; iki taraf var: biri devlet, biri millet; ben milletin tarafında olacağım” demişti.

 

Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan, Tokat ile Erbaa’yı ve ora halkını ismen andığına göre, gidip oralara mı yerleşsem, diye aklımdan geçirmiyor değilim. Tokat benim memleketim, yakışır yani… İyi de bu yaşta ve altmış yıllık ayrılıktan sonra nasıl olacak bu iş? Ah anacığım ah, ah babacığım ah, hiç oradan ayrılmayacak idiniz!… Ama sizler nereden bilebilecektiniz bugünleri de göreceğimizi…

 

Bu yarı şaka yarı ciddi lafları bir yana bırakayım ve devlet-millet meselesine de hiç girmeyeyim, asıl diyeceğim şeye, bu muhterem Cumhurbaşkanı adayının dilindeki ‘millet’e geleyim…

 

Nedir acaba bu kelimenin içindeki?

 

Cumhurbaşkanı adaylarından birisi olarak bu adaylığına karşın başbakanlık görevini sürdürdüğünü tekrar ve tekrar söylemekten kendimi alamayacak olduğum, ama ne yapayım, ilgili yasanın hem Cumhurbaşkanı adayı olmasına hem de başbakanlık yapmasına cevaz verdiği Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ‘millet’ sözünü pek pek sevdiğini, ama ‘Türk milleti’ sözünü pek etmediğini biliyorum. (Not: Belki de etmiştir de ben bilmiyorumdur; bilen var da bildiriverirse pek memnun olurum, millete de duyrurum. Baştan teşekkürlerimle…) Ve her nedense, Beyefendi’nin ağzından ne zaman ‘millet’ sözü çıksa, hemen karşıma bu sözcüğün anlamları diziliveriyor:

 

1- Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında din, dil, duygu, ortak tarih, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu; ulus;

2- Benzer özellikleri olan topluluk; bir yerde bulunan kimselerin tamamı, herkes (halk);

3- Bir din ya da mezhepte bulunanların tamamı (ümmet).

 

Ve “anlamlardan anlam beğen” demeye kalmadan, hemen birinci maddeye bir açıklama olarak, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir”i ekliyorum yaşlı kafamdan… Çok şükür akıl sağlığım yerinde; Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Türk milleti’ tanımlamasını nasıl unuturum?

 

Peki, Cumhurbaşkanı adaylarından Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan, “İki taraf var: biri devlet, biri millet; ben milletin tarafında olacağım” derken acaba bu ‘millet’ sözcüğünün yukarıdaki anlamlarından hangisini kastetmiştir?

 

Ya ‘devlet’ derken? Anayasamızca belirlenmiş yapısını mı? Ya da neyi?

 

*

Bu arada, nasıl olsa Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı seçimi yolunda her uğradığı yerde, ‘milletten yana, milletin tarafında ve oralıların safında’ bir cumhurbaşkanı olacağını söyleyeceğini düşündüm ve teselli buldum. Bu düşünceyi herkese, yani Tokatlı, Erbaalı olmayanlara da tavsiye ederim.

  

 

İnal Karagözoğlu

11 Temmuz 2014

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

© 2014 İK

 

 

Anahtar sözcükler: Beyefendi, cumhurbaşkanı adayı, Cumhurbaşkanı seçimi, devlet, millet, muhterem, tadını çıkamak, ümmet, üslup

 

665 | Ayrıksı | Günlük | 110714

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.