İtirazım Var (Bu bir şarkı değil! O şurada: *)

Ya da Cumhurbaşkanı Seçimi Sürecinde Bir Mezbaha Kantar Memurunun Kesin Hâli

 

Cumhurbaşkanlığına adaylık başvurusu dün akşam saat beşte kapandı.

 

Ve hadi hayırlısı, Cumhurbaşkanı seçimi sürecinin ilk haftası yarın doluyor (bu ‘süreç’ lafı da kabak tadı verdi artık ve beni hasta ediyor ya, hadi neyse, zorunlu olarak kullanmış olayım).

 

Bu yıl 10 Ağustos günü halkın oylarıyla yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin Yüksek Seçim Kurulu’nca (YSK) belirlenip ilan edilen takvime göre, bu seçimde iki seçim propagandası dönemi var: ilki, önümüzdeki cuma günü başlayacak, 9 Ağustos günü akşamı saat altıda sona erecek; ve eğer cumhurbaşkanı seçimi ikinci tura kalırsa, ikinci seçim propagandası dönemi de 11 Ağustos’ta başlayıp 23 Ağustos günü 18:00’de bitecek.

 

Bu takvimde sözü edilen propaganda, benim anladığıma göre, cumhurbaşkanı adaylarının bizzat yapacakları propagandalar ile üçüncü kişilerce onların desteklenmesini hedefleyen propagandalar anlamına geliyor. İşin özelliği, doğası gereği, bir adayın lehine olan propagandalar öbür adayların aleyhine şeyler de içerecek…

 

Bugün günlerden 4 Temmuz 2014, yani, ilk propaganda dönemi henüz başlamadı; ama ben cumhurbaşkanı adaylarından Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı’nın bu adaylığına karşı bir-iki şey söylersem, YSK’nin bu seçime ilişkin takvim kararına muhalefet etmiş olur muyum? Bence olmam; ama böyle bir suçlamayla da karşılaşma olasılığı yok değil; ama yapacak bir şey de yok. Kısmet…

 

Madem cumhuru oluşturan yurttaşlardan birisi de benim, cumhurbaşkanı adaylarına ilişkin görüşlerimi, düşüncelerimi ileride propaganda dönemlerinde de söyleme hakkım saklı kalmak üzere bu adaylardan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı için şimdilik diyeceklerimi işte madde madde sıralıyorum:

 

1- Bu adayın partisince kotarılan Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’na (19 Ocak 2012 tarihli 6271 sayılı yasaya[¹]) göre, örneğin ben, bilmem ne belediyesinde kamu görevlisi olarak mezbaha kantar memurluğu yapıyor olayım ve cumhurbaşkanı adayıyım, ne oluyorum? Aday listesinin kesinleştiği tarih itibarıyla bu görevimden ayrılmış sayılıyorum. İşin kötüsü, seçimi kaybedersem utancımdan işime de dönemem…

 

Peki, bir başbakan cumhurbaşkanlığına aday gösterilirse? Göreve devam… Oldu mu bu şimdi!? Allah’tan reva mı?

 

2- Bilmeyen kaldıysa ayıp etmiştir, bizim başbakanımız BOP’un eşbaşkanlarından ‘bir tanesi’dir (ayıp ettim, insanlar ‘tane’ sözcüğüyle belirtilmezler). Şimdi Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanlığına aday gösterilmiş olan bir başbakan kişi, tamam, anladım, bu görevini sürdürecek, iyi de BOP(²) eşbaşkanlığını ne edecek? Bu da bana ters…

 

Bundan gerisi benim nazarımda havagazı; bu durumlar var iken başka bir şey demem, listemi şişirmem abesle iştigal olur. Bir ayıp daha etmiş sayarım kendimi…

 

 

İnal Karagözoğlu

4 Temmuz 2014

 

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

_________________

* http://www.youtube.com/watch?v=NZcOXAqJLl0

¹ http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/01/20120126-5.htm

² http://www.youtube.com/watch?v=2XYSm9iVvZI

 

© 2014 İK

 

 

 

Anahtar sözcükler: aday, başbakan, Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu, mezbaha kantar memuru

 

662 | Ayrıksı | Günlük | 040714

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.