Kuşaktan Kuşağa Aktarılan Bir Kültür…

Ezanda Makam ve Ezan Makamları

 

 

Sayın Okurlarım,

 

Bu sefer de sizlere başka bir yerde yayımlanmış bir yazımı sunmak istedim. Makale Marketi Com'dan… Geçen ay güzel bir rastlantıyla bu alanla karşılaştım ve hemen aşağıda sunacağım yazıyı hazırlayıp yolladım. Yukarıdaki başlık altındaki yazı kısa sürede yayımlandı. İlgililere açık teşekkürlerimi sunuyorum. Ve okurlarıma bu alanı tanımalarını salık veriyorum. 7 Haziran 2014

 

İnal Karagözoğlu

 

 

 Ezanda Makam ve Ezan Makamları

 

 

Ülkemizde ezanların okunduğu makamlar vakte göre değişiklik gösterir. Ezanlar, müzikten pek anlamayan, hele de Türk müziğine aşina olmayan kimselere hep bir örnek nağmeler gibi gelse de, ezan müziği, esas itibarıyla irticalen (doğaçlama [Fr. improvisation]) yapılagelen bir beste türüdür. Dolayısıyla, aynı ezan vaktinde iki ayrı müezzince aynı makamda okunan ezanlar işin doğası gereği birbirlerinden farklı olur.

 

İlkleri türlü makamlarda usta müezzinlerce ortaya koymuş olan ezan okuma biçimleri, usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa günümüze kadar gelmiş bulunuyor. Bu konuda şunu da belirtmeliyim, Osmanlı-Türk toplumunda müezzinlerin hemen hemen hepsinin müzik eğitimi almış oldukları; Türk müziğinin büyük bestecilerinin çoğunun dinle ilgili türlü alanlarda olsun dinsel müzikte olsun üstün varlık gösterdikleri; bu kişilerin, ‘hafız’, ‘müezzin’, ‘dede’ gibi unvanlarıyla da tanınmış oldukları biliniyor. Dolayısıyla, bu kimseler, bütün makamları bilen ve bunları en üst derecede icra edebilen, ayrıca, çoğunlukla sesleri de güzel olan ustalardı. Bugün ise, bazı müezzinlerin gerekli ve yeterli müzik –özellikle de makam– bilgisine sahip oldukları pek söylenemez.

 

*

Yüzyıllar boyunca bir büyük imparatorluğun başkenti olması dolayısıyla ezan okuma konusunda da İstanbul örnek alınmıştır. Bu örnek bağlamında geleneksel olarak ezan makamları şunlardır:

 

- Sabah ezanı: Çok yaygın olarak saba makamında, pek ender olarak da dilkeşhaveran makamında okunur.

- Öğle: rast, hicaz;

- İkindi: hicaz;

- Akşam: hicaz, rast;

- Yatsı: hicaz, bayati, neva, rast.

 

Öte yandan, salalarda (selalarda) kullanılan makamların başında eskiden dilkeşhaveran makamı gelirmiş. Günümüzde, yukarıda da belirtildiği gibi bu makamın hakkını verecek müezzin pek azdır. Bugün salalarda daha çok bayati, hüseyni, segâh, rast, saba makamları kullanılıyor. Salanın makamı, veriliş nedeninin (salanın içeriğinin) cuma namazı, cenaze, sabah ezanı, dini gün ve törenler oluşuna göre değişik olur. Eskiden, sabah ezanından önce dilkeşhaverandan sala vermek âdettenmiş.

 

Bu arada, ezan okuma konusunda birkaç şeye daha değinmekte yarar görüyorum:

Eski dönemlerdeki Türk müziği ustalarının, türlü dini besteler yapmanın yanı sıra ezan ve sala da bestelemiş oldukları biliniyor. Bu ustalar, dilkeşhaveran gibi derin bilgi ve beceri isteyen bir makamda da ezan ve sala da okumuşlardır. Bugün için bu makamda ezan okuyabilcek usta müezzin pek yok gibidir.

 

Şunu da eklemeden geçmemek gerekiyor: Osmanlı-Türk uygarlığının Müslümanlığa büyük hizmetleri olagelmiştir. Son zamanlarda, bu Osmanlı-Türk uygarlığına dini müzik kültürü alanında önemli katkılarda bulunmuş olan ustalarımızın mirasını korumak yerine, özellikle Kuranıkerim okuma başta olmak üzere, ezan okumada Arap ülkelerinin kendi kültürlerine ait tavırlara, tarzlara özenilmektedir. ‘Arap ağzı’ diye adlandırabileceğim bu biçemlerden kaçınmak gerektiği görüşündeyim.

 

 

Makale Kaynağı: İnal Karagözoğlu - MakaleMarketi.com

28/05/2014 17:17:10 Ezanda Makam ve Ezan Makamları 

 

________________

İlgilik’in notları:

- Üstbaşlık İlgilik’e özeldir;

- Başlığın yanındaki görsel, İnal Karagözoğlu’nun Makale Marketi Com’daki belirtkesidir;

- Yazıyı Makale Marketi Com’dan okumak için:

> http://www.makalemarketi.com/kultur-ve-sanat/muzik/4354-ezanda-makam.html#ixzz33wXJdb55 .

 

 

© 2014 İK

 

 

Anahtar sözcükler: ‘Arap ağzı’, bayati, cuma, çırak, dilkeşhaveran, doğaçlama, emprovizasyon, ezan, gelenek, hicaz, irticalen, Kuran, kültür, makam, müezzin, namaz, neva, rast, saba, sala, sela, usta, usta-çırak, Osmanlı-Türk, vakit

 

 

659 | Başkaca (İ) | Makale | 070614

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.