‘Ölümlü Dünya’ mı?

İşi Kurtaran Şey Öldükten Sonrası…

 

 

Bugün sosyal medyada dört satırlık bir söze rastladım; sanki bir şiir, sanki bir şiirden dört dize… Bir ‘arkadaş’ paylaşmış. Bu şiirsel sözler, üç gün önce ölen Amerikalı yazar ve şair Maya Angelou’dan* alıntı… Pek çok alanda yaptığı çalışmalarla tanınan Afrika kökenli sanatçının dediklerinden.

 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Kırmızılı Kız’…

Bu Sadece Ödüllü Bir Fotoğraf Karesi mi?

 

 

‘Kırmızılı kız’ Ceyda Sungur, kendisine yakından biber gazı sıkılırken böyle görüntülenmişti. (Fotoğ., 30 May. 2013 ta. Milliyet gzt.’den)

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

19 Mayıs Ruhu

‘Günü Geçmiş’ Diye Bir Şey Yok!…

 

 

18 Mayıs günü bir yazıya başlamıştım; bir sonraki gün bayramdı. Yazı az biraz ilerlemiş, sonra tıkanmıştı:

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Yazılar Arasında…

Gazeteciliğin Namusu?

 

 

Odatv Com yazarlarından Barış Pehlivan’ın dünkü yazısı ‘Madem öyle sen bir alçaksın Ahmet Altan’ başlığını taşıyordu.¹ Yazıyı görünce, ‘Ahmet Altan’ adlı bu kişinin bir yazısı geldi aklıma. Bilenler çoktur, yazı, 15 Eylül 2009 günü Taraf gazetesinde yayımlanmıştı: ‘Büyük Selanik’.² Bu yazıdan birkaç kere söz etmiştim. Örneğin, ‘AmbassaLeak 1938’ – Oysa Her Şey Apaçıktı’ yazımda…³

 

Bazı insanları tanımak, haklarındaki bilgileri tazelemek, yeni marifetlerini öğrenmek çok yararlı oluyor. Pehlivan’ın bugünkü yazısı, Bay Altan’a ilişkin yeni şeyler öğrenmek bakımından pek çok şey veriyor…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Askerin Ölümü Dolayısıyla

Bu Tepkiler Kimeydi?

 

Murat Özenalp adlı vatandaş 1 Mayıs günü hayattan ayrılmıştı. Dün de törenle toprağa verildi… Özenalp, Balyoz Davası’nda 16 yıla mahkûm olmuştu. Balyoz Davası? Hani, bu yılın başlarında bir devlet yetkilisi özel yetkili mahkemelerin baktığı bazı davaları kastederek “Milli orduya kumpas kuruldu” demişti ya, işte o davalardan biri… Murat Özenalp bu davada yargılanıp hüküm giyenlerdendi. Deniz Kuvvetleri’nde kurmay albaylık rütbesinde bir asker… Kendisine yüklenen suç da darbeye teşebbüstü.

Eski denizcinin cenaze törenine Deniz Kuvvetleri Komutanı da katılmıştı. Ve Komutan’ın orada oluşu tepkilerle karşılandı. Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın adını özellikle yazmıyorum; çünkü bu tepkinin Komutan’ın şahsına değil, onun oturmakta olduğu koltuk aracılığıyla ‘milli orduya kumpas’ kuranlara, bu kumpasa zemin hazırlayıp destek verenlere, kumpas iddiasını ciddiye almayıp hemen ön önlemlere gitmeyenlere ve gecikmeksizin bu kumpas iddiasının ardına düşmeyip gereğini yerine getirmeyenlere olduğu görüşündeyim.

Ergenekon ve Balyoz davalarında askerlerin tutuklanmasına isyan ederek istifa eden eski Donanma Komutanı Emekli Oramiral Nusret Güner şunları söylemiş*:

“Eğer istifa etmeseydim bugün o arabada (koltukta) ben oturuyor olacaktım. Aynı şekilde beni yuhalayacaklardı. İşte bu nedenle istifa ettim. O insanlar zindanda kaldığı sürece bu komuta kademesinin vicdanı rahat olamaz.”

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘1 Mayıs’ Nasıl ‘Tu Kaka’ Olmuştu?

Çoğulculuğun Böylesi…

 

 

Kültür Bakanı, TÜSAK’la Sovyetik ‘memur sanatçı’ döneminin biteceğini müjdelemiş.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.