‘Kuş Cıvıltıları’ Kesilirken…

Şu İşe Bakın, Tam da Bahar Gelmişti

 

 

Takvimler bugünün ilkbaharın ilk günü olduğunu söylüyor. İki baharı var Dünyamızın; biri ilkbahar, biri de sonbahar; güz yani… Ama “bahar geldi” deyince hep ilkbaharı anlarız; güzü değil.

 

Evet, işte bir baharın başlangıcına daha ulaştık; ama ne ulaşma!…

 

Ne demiş şair?

 

“Ne bahar kaldı ne gül ne de bülbül sesi var;

Ne o canan ne bir ümmid ne gönül neşesi var…
Çekecek bence hayatın daha bilmem nesi var”…

 

Ve bugün, insana, “bu kadar da olmaz” dedirtecek bir durumla karşı karşıya ülkemiz: bir ‘kuş’un sesi kesildi; boğazı sıkılarak… Başbakanlık Basın Müşavirliği’nin dün yaptığı “bu gece Tvitır kapatılabilir” açıklamasından kısa bir süre sonra Tvitır’a erişim engellendi. Bir ‘koruma tedbiri’ konmuş… İyi etmişler; ortalığı pis kokuların daha da sarması bir süre ertelenecek demektir.

 

*

Hiç de hoş olmayan bu ‘boğazlama’ işini bırakıp şairin dediklerine dönmek istiyorum:

 

Asıl işi avukatlık ve gazetecilik olan, ama daha çok şarkı sözleriyle tanınan edebiyatçılarımızdan Nahit Hilmi Özeren’in (1897-1951) dizeleri bunlar. Ve bu sözler, usta bestecilerimizden Râkım Elkutlu’nun (1869-1948) gönül tellerini titretmiş olmalı, ortaya, aralara “ah”lar, “aman aman”lar eklenerek bayatiden bir şarkı olup çıkmış… Şarkı, değişmeli olarak orta aksak ve curcuna usullerinde.

 

Önce, sanki günümüzü anlatmak için yapılmış olan bu şarkıyı Safiye Ayla’dan (1917-98) dinleyeceğim, sonra da yazmaya devam edeceğim. Evet, önce şarkı:

https://www.youtube.com/watch?v=ATJSuqm3v2o .

 

*

Ben, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucularından olan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent arınç için boşuna söylemiyordum ‘hükümetinin (partisinin –daha doğrusu başbakanının–) tek başına öncü birliği ve öncü sesi’ gibidir diye. Zaman zaman başbakanıyla ters düşüyor gibi olsa da aynı şeyleri der; ama yumuşak biçimde, pek kırıp dökmeden… Ancak, yılın başlarında bence bu özelliğine yakışmayan bir şey yapmış, şu mahut Tvitır konusunda veryansın etmişti; dedikleri hiç aklımdan çıkmıyor:

 

“Sabahtan akşama kadar çıt çıt tvit at, ne oldu, elinin körü oldu, biraz utanın.”

 

Anlaşılan, çok kızıyordu bu gibi şeylere Arınç… Hem bu laflar çoluk çocuğa değil, koca koca milletvekillerine falanaydı. Ama bence yine bir ‘öncü ses’ olmuştu; meseleye şöyle bakmıştım: Arınç bu sözleri, Hükümet’in ileride genelağ yayımcılığına getirmek istediği kısıtlamaları vesaireyi millete az buçuk hoş göstermenin yerini yapmak için etmiş olabilir. Neden hoş? Çoluğunun çocuğunun tvitlerle mivitlerle vakit geçirmesini istemeyen milyonların gönlünü okşayan şeylerdi bu sözler de onun için… Nitekim, durum bir ‘torba yasa’yla ortaya çıkmıştı da pek bir hoşnut olmuştuk.

 

İşte şimdi de Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan’ın dün Bursa’daki seçim mitinginde “Tvitır’ın kökünü kazıyacağız” demesinden az bir zaman sonra bu iş tamam olmuş durumda.

 

‘Kuş cıvıltıları’nın bir bahar gününde kesilmiş olmasının ‘hayır’lara vesile olmasını dilemekten başka elimden bir şey gelmiyor…

 

 

İnal Karagözoğlu

21 Mart 2014

 

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom (susturulmuş)

 

 

© 2014 İK

 

 

Anahtar sözcükler: 21 Mart, bahar, boğazlama, engellemek, erişim, erişimi engellemek, ilkbahar, kökünü kazımak, kuş, kuş cıvıltısı, susturmak, susturulmuş, tvit, Tvitır

 

 

639 Başkaca (İ) | Belirli Gün ve Haftalar | Günlük | 210314

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.