Bu İşte Bir Gariplik Yok mu?

Birileri Elinden Oyuncağı Alınmış Çocuk Gibi Ağlayıp Dururken…

 

 

– “Üçlü sacayağı var. Başta, kendisini barışa ve hoşgörüye adamış bir felsefenin manevi liderinin gösterdiği yol. Arkasından manevi liderin gösterdiği yolda, buna inanmış eğitimci kahramanlar ve sonra gönülleri zengin Türkiye’deki işadamları, esnaf kesimi. Türkçe Olimpiyatları’nın Meclis’le direkt alakası yok. Ben, Meclis’e gelmeden önce de bu görevi yürütüyordum. Bu çocukların TBMM Başkanlığı’nı ziyaretleri oluyor, Meclis’i geziyorlar. Onlara kokteylvari bazı şeyler ikram etme, plaket takdimi gibi uygulamalar var. Bunun dışında maddi olarak bir katkı sağlanmıyor. Manevi sponsorların da ismini yazıyoruz ki olayın manevi yönü ortaya çıksın.” (Uluslararası Türkçe Derneği’nce ülkemizde bazısında birden çok etkinlik olmak üzere kırk kadar ilimize yayılmış bir programla 30 Mayıs-14 Haziran 2012 tarihleri arasında düzenlenen 10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları sırasında, bu etkinliği düzenleyen kurulun başkanlığını yürüten Prof. Mehmet Sağlam’la yapılan söyleşiden; kaynak, Akşam gzt., 9 Haz. 2012 [Adalet ve Kalkınma Partisi Kahramanmaraş Milletvekili olan Prof. Sağlam, bu tarihte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekilliği görevindeydi].)

 

– “Gurbet hasrettir; hasret bedeli çok ağırdır, faturası çok ağırdır. Biz, gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz. Diyoruz ki, bu sıla hasreti artık bitmelidir ve bitsin istiyoruz.” (Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Prof. Sağlam’ın yukarıdaki açıklamalarına konu 10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın kapanış töreninde yaptığı konuşmadan; kaynak, o günlerin bu törene ilişkin haberleri.)

 

– “Nasıl bir takiyenin, nasıl bir kokuşmuşluğun, çürümüşlüğün hüküm sürdüğü ortaya çıkacak. Malezya’da beraberimizdeki medya mensuplarına da ifade ettim; virüs vücuda girmiş, sinsi bir şekilde yerleşmiş, çoğalmış, bir anda vücudu esir almak üzere harekete geçiyor. Ancak bu bünye kendisini sinsi virüslere teslim edecek kadar zayıf bir bünye değildir. Tabii şimdi tarihimizi inceliyoruz, tarihte de bunu gördük, Büyük Selçuklu Devleti’nde yaşadık. Haşhaşiler denilen gözü dönmüş bir gizli örgütün devlet bünyesini nasıl esir almaya çalıştığını, gerektiğinde düşmanlarla nasıl işbirliğine gittiğini asırlar önce millet olarak yaşadık ve gördük. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu sinsi virüslere, devlet bünyesini felç etmeye yönelik sızıntılara asla geçit vermez ve vermeyecektir.” (Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin 14 Oca. 2014 tarihli grup toplantısında yaptığı konuşmadan; kaynak, Akparti Org Tr.)

 

– “Şimdi biz artık şunu çok açık, çok bariz şekilde görüyoruz: Bir yerlerde gizli kapaklı toplantılar yapılmış, bir yerlerde planlar yapılmış, projeler hazırlanmış, tuzaklar kurulmuş ve 17 Aralık tarihinde de düğmeye basılmış. Nedir bu planlar? Öncelikle hükümete karşı bir yargı müdahalesi yapılacak, yargı eliyle hükümet yıpratılacak. Ardından milletvekilleri istifa ettirilecek. Duyuyorsunuz değil mi, sosyal medyada filan, ‘Filanca, filanca zaman istifa ettirilsin, arkasından işte aynen onun gibi filancalar da istifa ettirilsin’. Kim, hangi işlerle uğraşıyor, bunu ortaya koyması bakımından çok önemli. İşte bu kirli planlar bugünlerde ortaya çıktı ve çıkıyor. Milletin oyuyla AK Parti çatısı altında görev alanlar, meğer bir yerlerden gelen emir ve talimatla istifa ettirilmişler, meğer AK Parti’ye de bazı tuzluklar sızmış. Sen geleceksin AK Parti’den milletvekili adayı olacaksın, sonra seçime girecek, milletten yetki alacaksın, milletin vekili olacaksın, ama sonra biri sana emir verecek, talimat verecek, sen de milletin emanetine ihanet edecek, partinden istifa edeceksin. Evet, bu yapılan düpedüz ihanettir, bu yapılan AK Parti’ye ihanettir, bu yapılan emanete ihanettir, bu yapılan en çok da millete ihanettir, milletin oyuna ihanettir, milletin mührüne ihanettir.” (Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1 Şub. 2014 günü Haliç Kongre Merkezi’nde, Beyoğlu Belediyesi Okmeydanı Projesi Tapu Dağıtımı Töreni’nde yaptığı konuşmadan; kaynak, basın-yayında yer alan bu törene ilişkin haberler.)

 

İşte böyle…

 

Ve böylece hiç kafa yormadan, emek vermeden kopyala-yapıştır yöntemiyle ortaya çıkan bir yazı oldu bu.

 

*

Bu, hiç kafa yormadan, emek vermeden ortaya çıkan bir yazı oldu olmasına da şu olup bitenlere bakınca biraz kafayı çalıştırmak gerekmiyor mu?

 

Evet, Adalet ve Kalkınma Partisi bir tuzakla, bir ihanetle karşı karşıya gelmiş olabilir; ve işin garip yanı, şu kadar yıldır kimsecikler bunun farkına varmamış. Bu partinin mensupları ile taraftarları hep bu durumdan yakınıp duruyorlar. Sanki ellerinden oyuncakları alınmış çocuklar… Ağlaşıyorlar. İyi de ülkemiz? Bu işte bir gariplik yok mu?

 

Dedim ya, bu olup bitenlere bakınca biraz kafayı çalıştırmak gerekiyor, öyle değil mi?

 

 

İnal Karagözoğlu

3 Şubat 2014

 

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom

 

 

© 2014 İK

 

 

 

Anahtar sözcükler: gariplik, ihanet, parti, takiye, tuzak, Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, virüs  

 

627 | Başkaca (İ) | Günlük | Her Açıdan | 010214

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.