Sevgiyle Karşılamak İçin

Yılbaşına Özel Bir Turkey Fırın Tarifi

 

 

Yeni yıl kapıda. Sofra hazırlıkları hız aldı. Her şeyden önce, yılbaşı sofralarının olmazsa olmazının turkey olduğunu belirtmeliyim. Turkey, şu hindi yani, vaktiyle fakir fukaranın sofralarına rahatlıkla girebilen bir yiyecek iken, gel zaman git zaman sosyetik bir hâl almış, âdeta sofraların süsü olmuştur. Dolayısıyla, pişirilmesinde olsun sunumunda olsun fevkalade özen gösterilmesi gereken bir değerdir turkey.

 

Hindi deyince…

 

Çook eskilerde, yirmi yıl kadar önceleri, Kocaeli’nin ünlü Kandıra ilçesinde ‘Kandıra Hindicilik Araştırma Enstitüsü’ namında bir kuruluş vardı. “-dı” diyorum, zira bu çekim eki, bizim semt pazarına gelen Kandıralı sebze satıcılarının bu enstitünün varlığına dair hiçbir bilgileri olmadığına dayanıyor.

 

Eşim 1960’lı yılların başlarında Kandıra’nın bir köyünde öğretmenlik yapmış; bu pazarcılarımızın arasında onun talebelerinden torun torba sahibi olmuş birisi de var, o bile pek hatırlamıyor bu enstitüyü… ‘Hindi’ dedin mi akla Kandıra hindisinin geldiği yıllarda onların hindileri falan yokmuş; mandaları varmış; kendir ekerlermiş. Diyeceğim, bu enstitüye işi düşmüş birisi değil, hatırlamaması pek doğal. Çok zamandır sebzecilik yapıyorlarmış. Oğluyla birlikte geliyorlar pazara; ayrı ayrı tezgâh açıyorlar.

 

Bir yılbaşı arifesinde oğluna sormuştum, “Yahu Serkan” demiştim, bu lahanalarla, pırasalarla, maydanozlarla uğraşmasan da hindi getirsen daha çok para kazanmaz mısın?” Çocuk hiçbir şey anlamamış, “Ne hindisi Hocam” demişti soran gözlerle.

 

Hadi bizimkiler öyle, ancak, öbür Kandıralı pazarcılardan da hatırlayanı pek yok hindi meselesini. Bu ne demek oluyor? Bu enstitü için de “Allah rahmet eyleye” demek oluyor…

 

Öte yandan, işin üzerine gidince kesin bir bilgi olarak şunu edinmiş bulunuyorum: son yıllarda kapatılmış olan kamuya ait tarımsal üretme istasyonları arasında Kandıra Hindicilik Üretme İstasyonu da var. Bu, şu demek olmuyor mu: önce Kandıra hindiciliğinin araştırma enstitüsü kapatılmış, bu yetmemiş, üretme istasyonunun kapısına kilit vurulmuş. Şimdi sen gel de hindiye ‘turkey’ deme…

 

Marketten sofraya turkey

 

Bu başlık altında en başta şunu belirtmeliyim: iyi bir turkey yemek için marketlerde ömür tüketmeyin, onu internetten ısmarlayın. Hem, bütün bir turkey neyinize, adam başı bir but yeter de artar… Hele de yılbaşını baş başa bir aşk yemeği için fırsat sayıyorsanız… Paranızın paçanızdan akması bile bütün bir turkey almanızı gerektirmez. Maksat, sofranızdaki şenliğe renk katsın turkey…

 

Turkeyde iyi bir lezzet marineden geçer. İyi bir marine olayı için de şu malzemeler gerekir: Kuzey Ege’den ilk sıkım sızma zeytinyağı, Himalaya kayatuzu (kullanma aşamasında çekilecek), karabiber, beyaz karabiber (buna ‘beyazbiber’ diyenler de var, ama ben kısa yoldan ‘akbiber’ diyorum), kırmızıbiber (türü ve kullanımı isteğe bağlı), hardal (türü ve kullanımı isteğe bağlı), şarap (türü ve kullanımı isteğe bağlı), soğan suyu, sarımsak (ezilmiş), sirke (türü ve kullanımı isteğe bağlı), domates salçası (isteğe bağlı), yoğurt (isteğe bağlı), kekik (isteğe bağlı), kimyon (isteğe bağlı).

 

Marinasyon malzemeleri çukur bir cam kapta itinayla birbirine karıştırılır ve bekletilmeksizin kullanılır. 

 

Turkeyyi marine etmenin püf noktaları

 

Turkeynizi mutlaka pişirme işine başlamazdan yirmi dört saat önce marine edip buzdolabında dinlendirmiş olmalısınız.

 

Turkey uygun büyüklükte cam bir tepsiye konur, marinasyon karışımı turkeynin üzerine, orasına burasına azar azar yedirilir. Bunun için en uygun şekil, vücut yağlama tekniğidir; sabırla, okşaya okşaya… Ve sevgiyle. Unutmayın, sevgi her işin başıdır.

 

Turkey pişirilmeye hazır olunca

 

Turkey pişirilmeye hazır olur olmaz hiç vakit kaybetmeden fırına sürülmelidir. Pişme sürecinde başka şeylerle meşgul olmamalı, işin dozunu kaçırmamalıdır.

 

Doz ne olmalıdır? Bu, arzuya göre değişiklik gösteren bir şey olsa da hem turkeynin yapısına hem de sizin fırınınızın huyuna bağlıdır; dolayısıyla, bu konuda bir şey söylemek yanıltıcı oabilir.

 

Turkey fırının sunumu

 

Turkey fırının sunumuna gelince… Bu iş keyfe göredir, ne desem boştur.

 

Not:

 

Eğer turkey dolması yapmak isteniyorsa, bu konuya da girmek istemem; zira, nerede o eski kuzukestaneleri… Kuzukestanesi olmayınca bu iş olmaz.

 

Ve unutmadan: herkesin yeni yılı kutlu olsun, sağlıklı, mutlu, başarılı geçsin.

 

Hoş gelesin 2014!…

 

 

İnal Karagözoğlu

29 Aralık 2013

 

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom 

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: 2014, hindi, Kandıra, Kandıra hindisi, marinasyon, marine, marine etmek, sevgi, turkey, yılbaşı

 

620 | Ayrıksı | Belirli Gün ve Haftalar | Yeme-İçme | 291213

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Fevziye Yazman said,

    Aralık 31, 2013 at 14:00

    Turkeynemizi bişirecek akçımız daha anasından doğmadı…

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.