Kadın Hakları Günü’nü Kutlarken

‘Seçme-Seçilme Hakkını Korumak’ mı ‘Seçilme Malzemesi Olmak’ mı? 

 

 

Orada burada ‘5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’ diye bir söz geçiyor olsa da, öyle bir şey yok; bugün, ülkemize özgü ‘Tüm Kuruluşların Belirli Gün ve Haftaları’ adlı resmi takvime göre Kadın Hakları Günü.

 

Bu bize özgü gün, Türk kadınının, Anayasa ile seçim yasasında 5 Aralık 1934’te yapılan bir değişiklikle milletvekili seçme ve seçilme hakkı bakımından erkeklerle eşit duruma geldiği gün. Bugün, ‘Kadın Hakları Günü’ adıyla kutladığımız bu tarihin 79’uncu yıldönümü.

 

Kadın Hakları Günü, demokrasi geçmişimiz bakımından önemli bir gün… Kadınlarımızın seçme ve seçilme bakımından da erkeklerle eşit duruma gelişi, Cumhuriyetimizin Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde hayata geçen kazanımlarından biri…

 

Dünyada bilinen en eski ‘doğrudan demokrasi’ denemesi, bazı öncülleri olsa da Eski Yunan’ın şehir devletlerinden Atina’daki uygulamaya dayanıyor. Bu yönetimlerde, evet, ‘oy verme’ diye bir şey vardı; ancak bu, bugün bildiğimiz anlamda bir oy verme değildi. Ayrıntıya girmeye gerek yok, değil kadınların oy vermesi, erkeklerin tamamı bile bu hakka sahip değildi. Diyeceğim, bütün dünyada toplumları yönetme erki, bilemediğimiz bir tarihte bir kısım erkeklerin eline geçmişti. Bu güç, yavaş yavaş toplumun öbür katmanlarına da geçti. Yani, insanların, içerisinde yer aldıkları toplumun yönetilmesinde söz sahibi olma hakları vardı ve bu hak, toplumlara göre türlü farklılıklar gösteren ‘birileri’nce gasp edilmişti. Bundan ötürü, ben, bir ‘erkek’ söylemi olan “kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi” sözünü yanlış bulurum. Ya nedir? “Kadınlar da gasp edilmiş olan seçme ve seçilme haklarını ‘seçkinler’in elinden kurtarmışlardır.”

 

Bu görüşüme karşı ülkemiz bağlamında şu denebilir: Cumhuriyet ve Atatürk olmasaydı ne olacaktı?

 

Evet, bu ‘kurtarılış’ bizde Atatürk’ün öngörüsüyle öbür ülkelerden daha erken olmuştur. Ve hep düşünürüm: onun için mi bu geriye dönüşler, bu eldekini yitirişler?

 

Ve sormadan edemem: kadınların bazıları, ‘seçme-seçilme hakkını koruma’ yerine neden ‘seçilme malzemesi olma’yı tercih ederler? Kadınlarımzın haklarını korumaları, kız-erkek, bütün çocuklarının eşit derecede hayrına değil mi?

 

Kadın Hakları Günü hepimize kutlu olsun!

 

 

İnal Karagözoğlu

5 Aralık 2013

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom 

 

 

_________________

Not: Bu notumu yazdıktan sonra yayımlayıp yayımlamamakta uzunca süre kararsız kaldım. Derken unuttum… Sonra baktım, içimde bir eksiklik var; notumu yayımlamazsam olmayacaktı. Ancak, akşam da kavuşmuştu, o da başka…

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: demokratikleşme, erkek, kadın, Kadın Hakları Günü, seçeme-seçilme

 

613| Günlük | 051213

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.