İddia Ediyorum: Bu Bir ‘Oyun’dur!

Günahı Oynatana, Geliri Bana…

  

 

2004’te ‘İddaa’ adında bir oyun çıkmıştı ortaya ve bu ad beni ziyadesiyle rahatsız ediyordu. Üstelik, bu oyun devletimizin resmi ellerince sürülmüştü piyasaya ve işin bu yönü beni daha da rahatsız ediyordu. Koskoca Türk Dil Kurumu’nun bu abuk subuk söze dair sesi hiç duyulmazken ben gibi kişilerin ne hükmü olabilirdi… Bize susmak düşerdi. Ama yine de orada burada lafını etmişliğim olmadı değildi İddaa’nın. Derken, genelağ ortamında Türkçe konusunda paylaşımlarda bulunan bir oluşuma üye oldum ve burada açılan ‘Övgü ve Kınamalar / Dilimizi Kirletenler’ başlığı altında döşendim: İddia Ediyorum: Dilimizi Kirletenlerin Başında …..(*)

 

Bu yazıyı yazalı altı buçuk yılı geçmiş; İddaa’nın on yılı doldurmasına da az bir zaman kaldı.  

 

Ülkemizde futbol karşılaşmaları alanında müşterek bahisler düzenleme ve buna ilişkin işleri yürütme hak ve yetkisi kimdedir? Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda. Bakanlık, bu hak ve yetkisini Spor Toto Teşkilatı eliyle kullanıyor. Dayanağı, 29 Nisan 1959 tarihli 7258 numaralı yasa… Bu arada, bu yasanın bugüne değişikliklere uğrayarak geldiğini de belirteyim.

 

Şimdi de, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tutanaklarından birine göz atacağız. Bu, Meclis’in 22’nci Dönem, 5’inci Yasama Yılındaki 67’nci Birleşimine ilişkin… Tarihi 22 Şubat 2007. Okuyacağımız satırlar tutanağın 15’inci sayfasının sonunda yer alıyor:

 

«(…) Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi, Spor Toto Kanunu ve müşterek bahis oyunları yaklaşık 1959 yılında çıkan bir yasayla faaliyete geçmiş, o günden bugüne spor toto, şans oyunları ve buna benzer bahis oyunları bu şekilde devam etmekte. Ama, sizler de yakından takip etmektesiniz ki, artık, dünya hızla gelişmekte, bilişim teknolojileri gelişmekte, dolayısıyla, bu çerçevede, 59 yılında çıkan Yasa’dan sonra yeni oyunlar, yeni oyun türleri, yeni bahis türleri ve müşterek oyunlar başlamış dünyada ve dünyanın birçok ülkesinde gelişen bu bahis oyunları da ülkemizde, paralel olarak, devam etmekte ve bunlar gayriyasal bir şekilde gerek İnternet üzerinden gerekse diğer ortamlarda bayilik şeklinde vatandaşımızın sosyal yapısını, bireylerin sosyal yapısını, ekonomik yapısını ciddi şekilde etkileyen, olumsuz etkileyen bir neticeye doğru gitmekteydi. Aynı zamanda, dünyada ve Türkiye’de ciddi rakamlarla ifade edilen bu bahis oyunlarından devlet de ciddi anlamda gelir kaybına uğramaktaydı. Bundan dolayı, 17 Nisan 2004 tarihinde iddaa adında bir oyun türüyle Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü yeni bir oyun başlattı. Tabii, Kanun’un 1959 yılında çıkmış olmasıyla birlikte, eksiklerle birlikte, bu oyun başladı ve Türkiye’de, 2 bin civarında bayi ve 60 bin çalışanıyla birlikte, bugün, sosyal bir vakıa hâline geldi.

…..

 

(…) bugün itibarıyla birinci öncelikli sorunumuz, 1 Mart itibarıyla iddaa oyunlarının sekteye uğramadan devam ettirilmesi ve bu kulüplerimiz başta olmak üzere, buradan ekonomik fayda sağlayan, gelir elde eden, finansman sağlayan kurumlarımızın da zarar görmemesi.

 

…..»

 

Evet, bu birleşimde, Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahisler Tertibi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülmektedir; bu satırlar da tasarının tümü üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz alan Mehmet Yüsektepe’nin (22’nci dönem m. v.) konuşmasından.

 

TBMM’deki bu görüşmelerin sonu mu?

 

Yanıt, 15 Mart 2007 günü genelağ basınında “İddaa’da mutlu son” başlığıyla da yer alan AA kaynaklı şu haberde:

 

“İddaa oyunu yarın başlıyor

 

Spor-Toto ile İnteltek firmasının anlaşmasının ardından, İddaa oyunu yarından itibaren tekrar oynanacak

 

Danıştay’ın ihalesi için yürütmeyi durdurma kararı verdiği İddaa oyununda mutlu sona ulaşıldı. Spor-Toto Teşkilat Müdürlüğü ile ihaleye giren tek şirket olan İnteltek firmasının iki gündür süre ve oran konusunda yaptığı görüşmeler olumlu sonuçlandı. İki taraf arasında bugün hazırlanan sözleşmenin Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay ve İnteltek Şirketi Genel Müdürü Ahmet Sezer tarafından noter huzurunda imzalanmasıyla İddaa yarından itibaren tekrar sporseverlerle buluşuyor.

 

Danıştay 13. Hukuk Dairesi’nin, ilgili yasada hizmet alımıyla ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı, İddaa oyununu Spor-Toto Teşkilat Müdürlüğü’nün kendisinin oynatabileceği veya kamu kurum ve kuruluşlarından herhangi birine oynattırabileceği şeklinde karar vermesinin ardından İddaa oyunu 1 Mart’tan itibaren durdurulmuştu.

 

TBMM Genel Kurulu’nda, 22 Şubat günü, futbol ve diğer spor müsabakaları üzerine bahis ve şans oyunu düzenlenmesine ilişkin hükümler içeren kanun tasarısı yasalaşmış, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in yasayı onaylamasının ardından Spor-Toto Teşkilat Müdürlüğü ihale sürecini başlatmıştı.

 

İddaa oyununun durdurulduğu 1 Mart tarihinden bu yana günlük 7 milyon YTL hasılat kaybı yaşandığı belirtildi.” (Not: Haberde geçen ‘Spor-Toto Teşkilat Müdürlüğü’ yanlış adlandırmadır; doğrusu ‘Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’. İK)

 

Bir de parantezdışı not ekleyip hemen bugüne geleceğim; notum şu:

 

22 Şubat 2007 günü TBMM’de görüşülerek aynı gün yasalaşan Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahisler Tertibi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, Meclis’in o günkü gündeminin ‘Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler’ kısmında 6’ncı sırada yer almaktaydı. Her ne hikmetse, ilk sıradaki yasa teklifine ilişkin komisyon raporu gelmediğinden; 2, 3, 4 ve 5’inci sıradaki işlerle görevli komisyonlar da ‘yok’ olduklarından 6’ıncı sıradaki bu tasarıya geçilmiş, bununla ilgili komisyonun ‘yerinde’ olduğu ve Hükümet’in de (1’inci Recep Tayyip Erdoğan Hükümetinin de [14 Mart 2003-29 Ağustos 2007]) hazır bulunduğu görülerek malum tasarının görüşülmesine başlanmıştı.

 

Bugüne gelince…

 

Çok hızla, neredeyse saatlerle yarışırcasına değişen gündem maddeleri içinden yakaladıklarımdan biri de, Başbakan Erdoğan’ın, genel başkanı olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin geçen günlerde Kızılcahamam’da girdiği kampın son gününde kapalı oturumda yaptığı açıklamalardan açığa çıkanların arasında yer alıyor. Ne demiş Başbakan? “Devlet eliyle bahis oynanması dönemi bitiyor.” (Hiç gereği yok, ama yine de bugünkü hükümetin 3’üncü Recep Tayyip Erdoğan Hükümeti olduğunu not edeyim.)

 

Başbakan’ın bu açıklaması üzerine basında yer alan imzalı yazılardan iki alıntı yapayım:

 

▪ “Başbakan Erdoğan, partisinin Kızılcahamam kampının son gününde milletvekillerinin sorularını cevaplarken, devletin bahis oyunlarından çekileceğini ve devlet eliyle bahis oynanması döneminin biteceğini açıklamış.

 

Buna göre; başta Spor Toto Teşkilatı olmak üzere, Milli Piyango ve bütün bahis oyunları yapılacak ihaleyle özelleştirilecek. İhale kapsamında, On Numara, Süper Loto, Sayısal Loto, Şans Topu, Hemen Kazan gibi oyunlar da bulunuyor. Özelleştirmeyle, benzer oyunların oynanması için on yıl süreyle lisans hakkı satılmış olacak.

 

Şans oyunları lisans süresinin belirlenmesinde Bakanlar Kurulu’na yetki veren yönetmelik; alkollü içki satışında olduğu gibi şans oyunu bayileri ile sabit dış mekân reklamlarının yapıldığı yerlerin, ilk ve ortaöğretim okulları, ibadethaneler ve gençlik merkezlerine 100 metreden yakın olamayacağı hükmünü de getiriyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) yetkilileri, Milli Piyango İdaresi kapsamındaki şans oyunları lisansı için Kasım ayı sonuna kadar ihaleye çıkılacağını belirtiyorlar.

 

Hiç kuşkusuz güzel haberler bunlar…

 

Çok şükür devlet eliyle kumar oynatılması dönemi böylece bir anlamda sona ermiş olacak.

 

Türkiye’nin saygın din adamlarından birinin oğlunun yukarıda sıraladığım kurumlardan birinin başında uzun süre görev yapması sevenleri üzerinde vicdani bir rahatsızlık oluşturmuştu. Göreve getirenler de, yıllık 7.5 milyar TL (7.5 katrilyon) civarında bütçeye kaynak sağlayan bu kurumların güvenilir ellerde olması ve suiistimale kapı aralanmaması için bunun gerekli olduğu izahında bulunmuşlardı.

 

Devlet eliyle kumar oynatılması, üstelik buna ‘milli’ denilmesi uygulamasının iktidara geldiği günden bu yana AK Parti hükümetleri açısından vicdani bir yük, ilkesel bir çelişki olduğunu tahmin edebilmek güç değil…  

 

Gönül ister ki, mümkün olsa da keşke bu tür şans oyunlarına hiç gerek kalmasa…” (Osman Özsoy, Piyangonun ‘Milli’si olur mu?, 5.11.2013, Yeni Şafak gzt.)

 

▪ “Başbakan Açıkladı: Devlet Kumar Oynatmayacak, Milli Piyango ve Spor Toto Özelleştirilecek! Haramı özelleştirirken amaç kumarı bitirmek değil elbet, bütçeye daha büyük yama arayışı

 

2003’te Milli Piyango İdaresi’nin satış geliri 1.43 milyar TL iken, bu rakam 2012’de 2 Milyar 215 bin TL’ye çıktı. 2004’ten itibaren oynanmaya başlayan Spor Toto’nun ilk yıldaki geliri 234 milyon 934 bin TL iken, bu rakam 2012’de toplam 5 milyar 284 milyon liraya ulaştı.

 

AKP Hükümeti döneminde popüler bir oyun da devreye sokuldu: Süper Loto.

 

2008 yılında Süper Loto oyunundan devlet 7 milyon 724 bin lira kazanırken, 2012’de bu rakam 838 milyon 650 bin liraya ulaştı.” (Ahmet Yavuz, Yeni oyun – AKP Döneminde Yeni Oyunlar…, 6.11.2013, Milli Gazete gzt.)

 

*

Ne diyeyim, diyenler demiş…

 

Bu arada benim yazının başlıkları da çıkmış oldu. Allah hepsinden razı olsun!…

 

 

İnal Karagözoğlu

9 Kasım 2013

facebook.com/inal.karagozoglu

twitter.com/wwwilgilikcom 

 

 

___________________

(*) http://www.dilimiz.com/forum/viewtopic.php?p=11720

 

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: bahis, İddaa, Milli Piyango, özelleştirme, Spor Toto

 

607 | Ayrıksı | Günlük | 091113

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Fevziye Yazman said,

    Kasım 9, 2013 at 13:06

    Bunlar büyük oyun. Aklım ermez.

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.