30 Ağustos Zaferi’nin 91’inci Yıldönümü

 

Dil Derneği’nin Bayram Kutlaması

 

 

“Laik cumhuriyetimizin doğuşunu muştulayan 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyor, başta Atatürk olmak üzere bize bu cumhuriyeti armağan eden Kuvayımilliyecileri saygıyla anıyoruz!”

 

 

Dil Derneği, Zafer Bayramı’nı bir bildiriyle kutladı. Dernek Başkanı Sevgi Özel’in imzasıyla yayımlanan bu kutlama bildirisini aşağıda veriyorum.

 

 

İnal Karagözoğlu

İlgilik

 

 

 

 

 

 

 

91. YILDÖNÜMÜNDE

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZI KUTLUYORUZ!

 

 

Mustafa Kemal Atatürk, Söylev’e şöyle başlar:
      

“1919 yılı Mayısının 19. günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş: Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu topluluk, Birinci Dünya Savaşında yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaşın uzun yılları boyunca, ulus yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve yurdu Birinci Dünya Savaşına sürükleyenler, kendi başlarının kaygısına düşerek yurttan kaçmışlar. Padişah ve halife olan Vahdettin soysuzlaşmış; kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini düşlediği alçakça önlemler araştırmakta. Damat Ferit Paşanın başkanlığındaki hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş ve onunla birlikte kendi güvenlerini sürdürecek herhangi bir duruma boyun eğmiş. Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta… (…) Her yanda yabancı devletlerin subay ve görevlileri ve özel adamları çalışmakta…”
      

2013 Ağustosunda bütün yurtseverlerin içini sızlatan, öfkesini kabartan genel durum şöyle:
      

Laik Türkiye Cumhuriyeti komşularıyla kavgalı; halk, bölünme ve savaş kaygısı içinde… Çağdaş eğitimle çağdaş yaşamın güvencesi olan laiklik ilkemiz bozulmuş; bağımsızlığımız yara almış durumda… Dini ve köken farkını siyasallaştıranlar, çıkar için taşı toprağı satanlar yüzünden ulus yorgun ve yoksul… Yaşamın her alanı dinselleştiriliyor; TC kısaltması bile devrimlerle hesaplaşma aracı yapılıyor; kadınlar toplumsal yaşamdan çekiliyor; hak arayışındaki gençlerle aydınlar canından, gözünden, özgürlüğünden oluyor… Halkın umarsızlığı, komşu ülkelerin sorunlarıyla perdeleniyor; ussal değerler ve evrensel bilgiyle ulusala sahip çıkanlar zindanlara atılıyor. Osmanlılık sevdasıyla “Yurtta barış, dünyada barış” ilkemizi bozanlar, dünkü “İtilaf Devletleri”ne ödünler vererek laik cumhuriyetimizin saygınlığını yok ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşı olmaktan onur duymayanlar, bağımsızlık ve ortak çıkarlar için ortak dille ortak akıl üretme bilincini yitirenler, yönü belirsiz bir akıntıya kapılmış durumda…
      

Bunca olumsuzluğa karşın 30 Ağustos 2013’te daha bilinçliyiz. Mustafa Kemal’le ve Türk Devrimiyle hesaplaşanların oyunu bozuluyor; “aklı ve vicdanı özgür” yurttaşlar olarak Atatürk’ten, Türk Devriminden aldığımız güçle Kurtuluş Savaşındaki gibi dik duracağımızı biliyoruz.
      

Nâzım Ustanın dediği gibi biz, 91 yıl önce de “ateşi ve ihaneti gördük…” 91 yıl önce de “yaralıydı, yorgundu, fakirdi millet” ancak 30 Ağustoslardaki direnişiyle, “köle olmamak için iki kat/ iki kat soyulmamak için” yayılmacıyla işbirlikçisi yobazı da yenmiş, “bağımsızlık gülü”nü Anadolu’ya dikmişti. O güle her gün su vereceğiz; çocuklarımızı sonsuza dek ulusal bayramların coşkusuyla kucaklayacağız!
      

Bu duygularla laik cumhuriyetimizin doğuşunu muştulayan 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyor, başta Atatürk olmak üzere bize bu cumhuriyeti armağan eden Kuvayımilliyecileri saygıyla anıyoruz!



 

 

 

 

Anahtar sözcükler: 30 Ağustos, 30 Ağustos Zafer Bayramı, cumhuriyetimiz, Kurtuluş Savaşı, Kuvayımilliyeci, savaş, Söylev, Türk Devrimi

 

585 | Belirli Gün ve Haftalar | Düşünceler | 300813

{lang: 'tr'}

2 Yorum

  1. pakiz bortecen said,

    Ağustos 31, 2013 at 13:55

    Sadece anıyor olmak hüzün veriyor… Anılardan çıkıp yaşatamadığımız mirasını gördükçe…

  2. Oya Özdemir said,

    Eylül 2, 2013 at 09:13

    Sayın Karagözoğlu,

    Ne yazık ki, 91 yıl önce yaşananlarla, bugün yaşananlar arasında paralellik ÇOK. Böyle bir geçmişten ders alacağımıza, tekrarına neden olanları lanetliyor. Her şeye rağmen, LÂİK TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ , ATATÜRK DEVRİMLERİNİ her ne pahasına olursa olsun, savunmaya and içtiğimizi yineliyorum.

    Bizler; ilkokulda AND İÇMEKTEN ONUR VE GURUR DUYAN NESİLERDEN geliyoruz.

    TEŞEKKÜRLERİMLE

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.