Korkutucu Bir Durum

Olacak Şey Değil, Ama Oldu…

 

 

Bunu, son zamanların yeniyetme anlatımlarıyla, sıfatlarıyla anlatabilirim ancak; ama hangisini seçsem? “Şaka gibi” desem, olmaz; çünkü durum çok ciddi. “Felaket güzel”? Olmaz; durum hiç de iç açıcı değil: karanlık ötesi… “Acayip kötü”? Bak, bu olur; ama yakışık almaz. “Kâbus gibi” desem? İşte bu!… Hayır hayır, en iyisi “vaziyet vahim” demek…

Öyleyse diyorum: Vaziyet vahim.

Vaziyet neden vahim, açıklayayım:

Önceki gün Kastamonu’da havaalanı açılışı vardı; ne kadar güzel bir şey değil mi? Bir ilimizin daha ulaşım olanağı zenginleşiyordu… Ancak, benim bir yurttaş olarak duyduğum sevinci, mululuğu ezen bir şey daha oldu orada: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açılışta yaptığı konuşmada sözü tencere-tavayla protesto olaylarına getirip, bunun komşuları rahatsız etmek olduğunu belirterek “Bu tencere tavacıları çekinmeden sizler yargıya taşıyacaksınız” dedi. Ve ekledi: “Her şeyi devletten beklemeyin.”

Evet, bir başbakanın, yönetimden duyduğu memnuniyetsizliğini demokratik yollardan ortaya koyan vatandaşların başka vatandaşlarca bir yerlere ihbar edilmesini halka öğütlemesi olacak şey değil, ama oldu işte… Halkın böyle birbirini ihbar etmesi, birbirinden yakınıcı olması –hem de adalet yerinde!– nerelere varır?

Bilenler, duyanlar, öğrenenler vardır, yakın sayılacak geçmişte bir ‘Vatan Cephesi’ olgusuna tanık olmuştur bu millet; birbirini bir yerlere jurnallemek gibi bir boyutu olmayan Vatan Cephesi uygulaması bile halkın ayrışmasına yol açmıştı. Demokrat Parti’yi tutanların zamanın başbakanının teşvikiyle oluşturdukları bir cepheydi bu… Vatan Cephesi’nde adı okunmayanlar ise, hâliyle muhalif takımdan sayılıyorlardı…

Bu ülkenin halkı, parlamenter sistemle tanışmasından bu yana dört büyük bölünme felaketi geçirdi: ilki, İttihat ve Terakki Fırkası ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası yanlıları arasındaki ‘İttihatçı-İtilafçı’ bölünmesi; ikincisi, yukarıda söylediğim Vatan Cephesi cepheleşmesi; üçüncüsü, bir yanda ‘Milliyetçi Cephe’ adı altında Adalet Partisi-Milliyetçi Hareket Partisi-Milli Selamet Partisi üçlüsünün yer aldığı, öbür yanda da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bulunduğu siyasal partiler düzeyinde oluşan ama etkisi elbette vatandaşa kadar yayılan cepheleşme ve dördüncüsü de, onlarca yıldır hep var olagelen demokrasi yanlısı olanlar-olmayanlar cepheleşmesi… Bütün bunlara inanç, laiklik, ırk, dil, bayrak, bölgecilik, şuralılık-buralılık, ulusalcılık, milliyetçilik, Atatürkçülük, Kemalistlik vesaire başlıkları atındaki ayrışmaya varan ayrılıkları da eklemek gerekiyor. Şimdi bir de tencere-tavacılar ile bunlara şu ya da bu nedenle karşı harekete geçecekleri eklemek… Evet, korkutucu.

 

 

İnal Karagözoğlu

21 Temmuz 2013

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: ayrışma, bölünme, cepheleşme, demokratik, kâbus gibi, korkutucu, protesto, tencere-tava, vahim, Vatan Cephesi, yargı

 

572 | Başkaca (İ) | Düşünceler | 210713

facebook.com/inal.karagozoglu

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.