Şimdi İstiklal Marşı’nın da Sözü mü Olur?

Öylemesine Yuvarlanıp Giden İşlerimiz Varken…

 

Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal marşının yasayla belirlenmiş özel adı İstiklal Marşı. İstiklal Marşımız, Anayasamız’ın 3’üncü maddesinde yer alıyor. Bu madde, Anayasamız’ın değiştirilemeyecek maddelerinden… Merak bu ya,  İstiklal Marşı’nın hangi hâllerde söyleneceği ya da çalınacağına ve nasıl dinleneceğine; nasıl sesletileceğine, yani çalınıp söyleneceğine ilişkin kuralları belirleyen bir düzenleme var mı, bir araştırayım, dedim: bulamadım. Böyle bir düzenlemenin olmadığını kesine yakın biliyordum ben aslında. Ama işte benim kafa ‘böyle bir şeyin var olması gerektiği’ düşüncesinde ya, bir kere daha arattı bana. Sonuç: yok! Aksine bilgisi olan varsa, böyle bir düzenleme olduğunu bilen yani, bildirmesini dilerim.

 

Bu konu şuradan çıktı: Türk Hava Yolları’nın, THY’nin, İstiklal Marşlı bir reklamı var; geçen ay bu reklamını yine başlattı. “Yine” diyorum, çünkü THY, benim bildiğim ilk olarak geçen yıl Ekim’de yayımlatmıştı bunu. Ve bir yurttaşımız da kendisne iş edinmiş, bu reklam için suç duyurusunda bulunmuştu.¹ Bunun sonucu ne oldu, bu konuda hiç ses çıktı mı? Benim bildiğim çıkmadı. Duyan bilen varsa bildiriversin; bir dileğim de bu… Şunu da ekleyeyim, THY bu reklamı bir süre kullanmış, ardından da başka bir reklamını yayımlatmaya başlamıştı.

 

Evet… İstiklal Marşımız, Cumhuriyetimiz’in ulusal marşı olarak kabulüne esas sözel ve müziksel içerik ve biçiminden farklı bir şekilde sesletilebilir mi? Asıl asıl öğrenmek istediğim, İstiklal Marşı reklam yapmada malzeme olarak kulanılılır mı?

 

Bu arada, İstanbul 5’inci İş Mahkemesi, önceki gün, THY’nin, grevdeki işçilerinin yerine başka işçiler çalıştıramayacağına karar vermiş. İşçi haklarıyla dalga geçercesine iş yapılamayacağının hukuk eliyle ortaya konmuş olması çok önemli bir durum. Çalışma hayatının kurallarını hiçe sayanlara, sayacak olanlara örnek olsun…

 

Ama…

 

Ama öte yandan da THY, o İstiklal Marşlı reklamını işte yine yayımlatmaya başlamış bulunuyor. Bu reklamın yayımlanması, geçen yılki o suç duyurusundan bir şey çıkmadığı anlamına gelmiyor mu?  

Yalnız şu bir gerçek, kendi kendilerine yuvarlanıp giden işlerimiz var. Pek çok önemli konu öylemesine yürüyor… Bunlar bir değil beş değil… Bunlardan biri de işte İstiklal Marşımız’ın böyle olur olmaz seslendirilmesi, çarçur olup gitmesi…

Daha da öte yandan, az kaldı İstiklal Marşımız’ı her seslendirişimizde elin Almanı’nın bir meslek birliğine telif ücreti ödeyecektik. Meğer ne Marş’ın söz yazarı Mehmet Akif’in ne de bestecisi Zeki Üngör’ün bu eser üzerindeki hakları herhangi bir şekilde koruma altna alınmışmış…² Hayretengiz bir durum değil mi? E n’olacaktı şimdi? Satılacak bir ‘mal’ olsaydı çoktaan Özelleştirme İdaresi’ne devredilmiş olurdu. Ama değil… Ayrıca, Anayasa’nın ‘sorunlu’ bir maddesini o hâle getiren öğelerin başında yer alıyor… Ama bir şey yapmak da lazım değil miydi? Lazımdı. Yapıldı da…³ Durup dururken elin Almanı’nın açıkgözlülüğünün devlet hazinesine yük getirmesini önlemek için ve bir de ele güne karşı garip duruma düşmemek için olacak, Bakanlar Kurulu tuttu bir çeşit kamulaştırma kararı aldı: “İstiklal Marşı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan mali hakların konusunu oluşturmaz; hiçbir gerçek ya da tüzel kişi, kurum, kuruluş veya birlik tarafından İstiklal Marşı’nın çoğaltılması, yayılması, temsili ve işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimi karşılığında bedel talep edilemez.”

 

Bütün bunlar, 2010 yılının aralık ayının ilk günlerinde olup bitiyor… Ve bir şey daha: her ne kadar Bakanlar Kurulu’nun bu ‘kamulaştırma’ kararı hukuk açısından az biraz sorunlu olsa da, zamanın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın bu kararın alınmasındaki emeğini es geçmemek gerekir.

 

*   

İstiklal Marşı’nın da yer aldığı Anayasa maddesi yasanın 3’üncü maddesi. Bu madde Anayasamız’ın değiştirilemeyecek maddelerinden… Koskoca Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda Anayasamız’ın üzerinde anlaşmaya varılamayan maddeleri arasında bu 3’üncü madde de varsa, ben neyi kime söylüyorum? Salaklık parayla değil, ulusalcı olmam yetiyor da artıyor bile… Devir o devir.

 

Efendim? Bir şey mi dediniz?! Sorum, gelmiş geçmiş bütün devlet yetkililerine…

 

 

İnal Karagözoğlu

11 Temmuz 2011

 

 

 

 

 

 

________________

¹ http://www.radikal.com.tr/turkiye/thynin_istiklal_marsli_reklamina_suc_duyurusu-1104232

² http://haber.gazetevatan.com/almanya-istiklal-marsi-icin-para-istedi/344415/7/yasam

³ http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16496172.asp?gid=373

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: anayasa, Anayasamız, Bakanlar Kurulu, devlet hazinesi, kamulaştırma, reklam, İstiklal Marşı, İstiklal Marşlı reklam, milli marş, suç duyurusu, telif hakkı, telif ücreti, ulusal marş

 

569 | Ayrıksı | Düşünceler | 110713

facebook.com/inal.karagozoglu

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Pakiz Bortecen said,

    Temmuz 11, 2013 at 15:37

    EREZYON TAM GAZ … YUVARLANAN GİDEN BİR ÜLKEDE…

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.