Bugün Günlerden 28 Haziran…

Bugün İzmit’in Kurtuluşunun 92’nci Yıldönümü

 

 

Bugün 28 Haziran; İzmit’in kurtuluş günü…

 

Bu mutlu günü anarken 2008’den bir yazımın, ‘İzmit’in Kurtuluşu – Bugün Günlerden 28 Haziran…’ın bağlantısını sunmak istiyorum: http://www.ilgilik.com/2008/06/28/izmitin-kurtulusu.html/ .

 

Ben bu yazıyı yazdığımda yurda ve bu şehre dair daha çok şeyler göreceğimiz varmış meğer… En başta, onlarca yılın birikimlerini, kazanımlarını, değerlerini maddisiyle-manevisiyle neredeyse bir çırpıda bitirdik. Akıl alır gibi değil; ama oldu işte… Yarın öbür gün 1 Temmuz, Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 87’nci yıldönümü… Neyi nasıl kutlayacağız!?…

 

  İzmit, içinden tren geçen şehir; yıl 1958… -Fotoğraf, Cemal Turgay’ın objektifinden.

 

İzmit, içinden tren geçen şehirlerin şahıydı benim gözümde; bir sıcaklık yayılırdı içime her uğrayışımda. Şimdi ne vardiya düdüğü şehre dalga dalga yayılan SEKA’sı var ne de bu gün görmüş şehrin günlük telaşı arasından süzülüp giden treni…

 

*

İzmit’in düşman işgalinden kurtuluşunun 92’nci yıldönümünü kutlu olsun!

 

 

İnal Karagözoğlu

28 Haziran 2013

 

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: kurtuluş günü, İzmit, özelleştirme, SEKA, tren, vardiya düdüğü

 

563 | Belirli Gün ve Haftalar | Günlük | 280613

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. İnal Karagözoğlu said,

    Haziran 28, 2013 at 17:14

    İki İzmitli’den…

    İzmitli iki tanınmış isim, fotoğraf sanatçısı Cemal Turgay ile yazar Şakir Balkı, bu yılın mart ayında Kocaeli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın konuğu olmuşlardı. Turgay, çekmiş olduğu İzmit fotoğraflarıyla geçmişe tanıklık eden bir sanatçı, Balkı da İzmit’in tarihi konusunda araştırmaları da olan bir yazar. İzmit’in eski yıllarını çok iyi bilen ve bugün seksen dört yaşlarında olan bu iki değerli insan, Oda üyelerine anılarındaki İzmit’i anlatmışlardı.

    Bir saydam gösterisiyle arşivindeki eski İzmit fotoğraflarını sunan Turgay, geçmişe olan özlemini, “İzmit’in tarihi binalarını, geçmişin kent yöneticileri yıktırdı. İzmit tren istasyonunun bulunduğu alan, bir bakıma mesire yeri gibiydi; İstasyon Lokantası’nda yer ayırtılırdı. En yeni kıyafetlerini giyen erkekler, saçlarını akşamdan saran bayanlar orada buluşurlardı. Sabah treniyle İstanbul’un gazete ve dergileri gelirdi” diye dile getirmişti. Cemal Bey’in İzmit’in bugününe ilişkin sözleriyse özetle şunlar olmuştu: “İzmit, üzerinde bulunduğu coğrafyanın bedelini çok ağır ödedi; eski denizi de doğası da kalmadı… Geçmişte, Yahya Kaptan üzerinde uçan kuşlar bataklık nedeniyle ölürdü, şimdi ise insanlar kanserden melek olup uçuyorlar. Onkoloji kliniklerinde yer kalmadı…”

    Yazar Şakir Balkı ise, eski İzmit’e özlem duyduğunu söyleyerek başlamıştı eski İzmiti’ni anlatmaya. Balkı, çok gerilerde kalmış olan o günlerin toplumsal yaşantısını, “İzmit kenti, insanların giyimi-kuşamıyla İstanbul’un yakın bir semti gibiydi. Çarşısı özeldi ve güzeldi. Ahşap binalar, mimarinin güzelliklerini sunardı. Saat Kulesi yakınlarındaki evlerden ut sesleri gelirdi; Seka lojmanlarında keman çalan dostlar vardı… İzmit’in sinema ve tiyatro tutkunları da vardı” sözleriyle özetlemişti. Şakir Balkı’nın bugünün İzmiti’ne ilişkin düşünceleri ise kabullenemediği yeni duruma bir karşı koyuştu: “Ancak, günümüzde İzmit yozlaştı. Ben seksen dört yaşındayım; her geçen gün, İzmit’in biraz daha yozlaştığı duygusuna kapılıyorum. Eski tren istasyonuna gidip anılarımı tazeliyorum… Elimde olsa, D -100 üzerinde yapılan demir yığını köprüleri yıkarım.”

    *
    İki değerli büyüğümün söyledikleri az bile…

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.