İşte Günümüzün Sorusu

Bu ‘Çocuklar’ Nasıl Olacak da Milletvekili Olabilecekler?

 

 

Dünkü gün, tarihiyle söyleyeyim: 25 Haziran 2013 günü, günlerden salıydı. Başkalarını bilmem, ama benim için artık çekilmez olan bir gün oldu salılar. Partilerin grup toplantıları salı günleri ve bağırıp çağırmalar beni kötü ediyor. Dün kulak ucuyla da olsa siyasi liderlerimizi dinlemeye nasıl dayandım, bir ben biliyorum bir de Allah… Siyasi liderlerin bağırıp çağırmaları dayanılabilirlik sınırımı aştı artık…

 

Dediğim gibi, dün siyasi liderlerin gösteri günüydü. Bu sefer Gezi olayı ekseninde verip veriştirdiler; aralarındaki tek fark, hedef aldıkları noktalardı. Ancak, zaman, şapkaları öne koyup düşünme zamanıdır. Ve bu iş, bir zirve düzenlenerek hep birlikte yapılsa çok daha iyi olur.

 

*

Evet, partilerin grup toplantıları artık benim için çekilmez oldu, ama ne yalan söyleyeyim, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin dünkü grup toplantısında dediklerinin bir kısmı pek dikkatimi çekmedi de değil. Şunları söylemekteydi Sayın Erdoğan:

 

“30 yaşında seçilme hakkına sahiptin ey genç kardeşim; 25 yaşına seçilme hakkını getiren iktidar biziz. Seçme yaşı bu ülkede 18… Ben şimdi 18 yaşın seçme ve seçilme yaşı olması çalışmasını yaptırıyorum. Bu ülkenin ana muhalefeti ‘18 yaş olur mu yahu’ diyor; ana muhalefet ve diğerleri bu parlamento çoluk çocukla mı dolacak diyorlar. Bunun dünyada örnekleri var. Avrupa’nın birçok ülkesinde var. Bütün bunlar burularda uygulanırken benim ülkemde niye uygulanmasın. Bu ülkede gence hangi partinin sahip olduğunu bilmen lazım. Biz gençlerle beraber yürüyoruz, geleceğe yürüyeceğiz.”

 

Salı yılgınlığımı bir yana bırakırsam, benim gördüğüm, Sayın Başbakan Erdoğan, Gezi olaylarının rüzgârını önümüzdeki seçimlerde arkasına almak istiyor. Miletvekili seçimleri ilerideki iki dağın arkasında değil, şu yakınımızdaki tepenin yamacındadır artık. Ortalık biraz sisli, ama yine de fark edilebiliyor.

 

Sayın Başbakan’ın son günlerdeki konuşmalarından ‘milletvekili erken seçimine hazırlık’ kokusu alıyordum zaten; bu son sözleri yanılmadığımı görteriyor gibime geliyor. Ne diyeyim, hadi hayırlısı…

 

Öte yandan, Sayın Başbakan’ın milletvekili seçilme yaşınının 18’e çekilmesi konusunda çalışma yaptırması iyi güzel de, bu ‘çocuklar’ nasıl olacak da milletvekili seçilebilecekler? Yani, siyasal partiler ile milletvekili seçimlerine ilişkin yasalar orada durdukça bu nasıl olacak?! Merak ettiğim bu.

 

Bu sorunun yanıtını herkesin düşünmesini dilerken benim önceki gün bu sayfalarda yayımladığım “Seçimler Çok Yakın…”* üstbaşlıklı yazının şimdi az biraz daha anlam kazanmış olduğunu da görüyorum. Ve hemen bu yazının son dört paragrafını buraya almak istiyorum:

 

«Sonuç olarak, bugün, iktidarın olağan demokratik yöntemlerle el değiştirmesinin önünde birtakım zorluklar, engeller var; bu sorunun tez elden çözülmesi gerekiyor. Bu iş, bağırıp çağırmalarla, tarafların birbirlerini aşağılamaları, birbirlerine tehditler savurmalarıyla olacak şey değil…

 

Ve işte Gezi olayı da, halkın, “ülkenin yönetiminde anagüç ‘ben’im” demesinin ön işaretiydi. Bu gücün önünü açmaktan başka çare var mı? Günümüzün toplumsal istemi (talebi), siyasal partiler ile milletvekili seçimlerine ilişkin yasalarda değişiklik yapılması olmalı değil mi?

 

Milletvekili seçimi yasasındaki “Genel seçimlerde ülke genelinde, ara seçimlerde seçim yapılan çevrelerin tümünde, geçerli oyların % 10’unu geçmeyen partiler milletvekili çakaramazlar. Bu siyasi parti listesinde yer almış bağımsız adayların seçilebilmesi de listesinde yer aldığı siyasi partinin ülke genelinde ve ara seçimlerde seçim yapılan çevrelerin tümünde yüzde onluk barajı aşması ile mümkündür” hükmü (33’üncü mad.), pek çok oyun çöpe gitmesine yol açan ‘yasal’ ama ‘hukuk’a aykırı bir düzenleme değil mi? Kim oyunun çöpe gitmesini ister?

 

Evet, halkın sesini yükselterek itirazını dile getireceği ilk konu bugün için budur.»

 

*  

Bugün için ülkece sormamız ve yanıtını vermemiz gereken bir sorunun da –bir önceki yazımın başlığıyla söylemek istiyorum– şu olduğu kanısındayım: Şimdi toplumsal istem ne omalı?

 

 

İnal Karagözoğlu

26 Haziran 2013

 

 

 

__________________

* “Seçimler Çok Yakın…” ~ Şimdi Toplumsal İstem Ne Olmalı? > http://www.ilgilik.com/2013/06/24/secimler-cok-yakin.html 



 

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: 18, bağırıp çağırma, ‘çocuklar’, genç, Gezi olayı, grup toplamtısı, istem, milletvekili, seçilme, seçim, seçim yasası, seçme, siyasi partiler, siyasi partileryasası, şapkayı önüne koymak, zirve

 

562 | Düşünceler | Günlük | 260613

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.