Dilin Kemiği

TDK Tarihe Geçti ve Noktalama İmleri – 2

  

Emre Yazman

 

Türkçenin olanaklarıyla türetilmiş, kabul görmüş, sözlüklere kadar girmiş “eğik çizgi” dururken, bunu kullanmayıp da yerine İngilizcesini koymak Türkçeye ihanettir.

 

TDK tarihe geçti

Biliyorsunuz, Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı eylemcilerini “birkaç çapulcu” diye nitelemişti. Ne anlama geliyordu bu çapulcu? Başbakanlığa bağlı devlet dairesi Türk Dil Kurumu’nun yayımladığı Türkçe Sözlük bu sözcüğün anlamını şöyle veriyordu: “Başkasının malını alan, yağma, talan eden kimse, talancı, yağmacı, plaçkacı.” Doğal olarak, yukarıdaki açıklama sözlüğün hem basılı, hem de genelağdaki sürümünde bulunuyordu.

Ama o da ne? Basılı sürümdeki açıklama orada duradursun, genelağdaki  sürümün açıklaması alelacele değiştiriliverdi: “Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı.”

Kimsenin bilmediği “plaçkacı” sözcüğüne dokunulmamış, açıklamanın geri kalanı başbakanın nitelemesindeki yanlışı açık etmeyecek biçime dönüştürülmüştü. “Yersen” mantığıyla…

Dilbilimsel veriler hiçe sayılmış, bilimsel ahlak ayaklar altına alınmış,  umurlarında bile değildi. TDK bunu emirle yaptıysa ortada çok vahim bir durum vardır. Yok, kurumun yöneticilerinin gayretkeşliği ve işgüzarlığı söz konusuyla durum daha da vahimdir.

Atatürk’ün Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarını niçin birer devlet dairesi olarak değil de, birer bağımsız dernek olarak kurdurduğunu bir kez daha anlıyoruz.

«««

Geçen sayıda başladığım konuyu bu sayıda da sürdürüyorum.

İki nokta (:)

Bu işaretin adı “iki nokta”, “iki nokta üst üste” değil. Kimi yazılarda yan yana iki noktayla biten tümceler görebilirsiniz. Oysa böyle bir noktalama imi yok. O zaman “iki nokta” yeterli.

Son on beş – yirmi yılda bir eğilim uç verdi ve gitgide yaygınlaştı: İki nokta yerine noktalı virgül kullanmak. İki işaretin de görevlerini bilmemekten ve her görüleni sorgulamadan taklit etme hevesinden kaynaklanan bir hata.

İki nokta esas olarak, bir açıklama yapılacak ya da örnekler sıralanacaksa başvurmamız gereken bir işaret. Noktalı virgülün görevi ise bambaşka.

Burada bir sorun da iki noktadan sona gelen sözcüğün büyük harfle mi küçük harfle mi başlayacağı. İki noktadan sonra gelen açıklamalar bağımsız bir tümceyle başlıyorsa, tümcenin ilk harfi büyük yazılır; tek tek örnekler sıralanıyorsa örnekler küçük harfle başlar.

Tiyatronun geçmişine baktığımızda da bu ünlü tümceyi rahatça kullanabiliriz: Önce söz vardı.

Listedeki yemekleri okuduk: çorbalar, et yemekleri, sebzeler, tatlılar

Tek tırnak imi (‘’)

Bir alıntı içindeki başka bir alıntının başında ve sonunda tek tırnak imi kullanılır:

Anayasamızda ‘Ulusun dili Türkçedir’ anlatımına yer verilmesine karşın, güzel Türkçemizi koruyucu, geliştirici alınmış yasal hiçbir önlem yoktur.”

Bu kurala uyulmayan, tırnak içinde tırnaklı tümcelere sıkça rastlanıyor.

Kesme imi (’)

Dil Derneği’nin Yazım Kılavuzu’ndaki bu işaretle ilgili sözler sorunu ortaya koyuyor: “Kesme iminin kullanılması, yazım sorunlarının başında gelmektedir. Özellikle televizyonlardaki altyazılarda, gazete ve dergilerde, resmi yazışmalarda kişinin önemsediği her sözcükten sonra kural tanımadan, küçük harfle yazılması gereken tür adlarında bile bu imin gelişigüzel, gereksiz yere kullanması sözcüklerin anlamını değiştirebildiği gibi, yazıları güzelduyu açısından da etkilemektedir. Kesme imi doğallıkla büyük harflerin kullanımıyla birlikte usa gelmektedir; ne ki (…) bu imin kullanımında tutumlu davranmak özellikle bilgisayarla çalışanları yüz yüze kaldıkları kimi çelişkilerden kurtaracaktır.”

Bir adı da “apostrof” olan kesme iminin kullanılması ve kullanılmaması gereken yerler konusu oldukça geniş bir yer tutuyor. O nedenle bu konunun genelağda işlendiği yere dipnotta verdiğim bağlantıyla* ulaşılabileceğini belirtip birkaç yanlış kullanıma değinmekle yetineceğim:

Türkçe özel adlara getirilen sevgi, içtenlik belirten ekleri yaygın olarak kesme imiyle ayırıyoruz. Oysa kural bunların kesme imiyle ayrılmaması gerektiğini söylüyor:

Özgürcüğüm, Esinciğim, güzel Ayşecik

Dil adlarına getirilen ekleri de kesme imiyle ayırma eğilimdeyiz. Oysa kural, “Yapım eki almış özel adlara getirilen eklerin kesme imiyle ayrılmayacağı” yolunda:

Türkçeleştirme, Almancanın, İngilizceye, Fransızcada, Bulgarcayı

“Kesme işareti” ya da “apostrof” demek yerine “üstten virgül” gibi harikulade (!) bir adlandırmayı yeğleyenler bulunduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

Eğik çizgi (/)

Bu işaretle eskiden matematik dışında yalnız adreslerde karşılaşırdık. Yapının dışarıdan numarası önce, içeriden de dairenin numarası sonra yazılırdı:

124/ 3, 21/14 gibi

Ya da semt ile kent arasına konurdu:

Keçiören/Ankara, Cağaloğlu/İstanbul

Matematik ifadelerde kullanılan “taksim”, yerini çoktan “bölü”ye terk ettiği halde, adreslerde bu terk etme sınırlı kalmış, geniş kitleler “taksim” sözcüğünü burada kullanmakta ısrarcı olagelmişlerdir.

Genelağın yaygınlaşmasıyla birlikte “eğik çizgi” adlı işaret kendine yeni bir kullanım alanı bulmuş, bulmasıyla birlikte de adında bir başkalaşım geçirerek karşımıza “slaş” diye bir hilkat garibesi çıkmıştır. Bu işarete eğik çizgi yerine “slaş” diyenler (arada “sleş” diyenlere de rastlanabiliyor), sözcüğü yazmaları gerektiğinde olasılıkla “slash” biçiminde yazacaklardır ki olur şey değildir. “Slaş” yazılması da gene kabul edilebilirliğin çok uzağındadır; çünkü zevahiri bile kurtarmaz.

Türkçenin olanaklarıyla türetilmiş, kabul görmüş, sözlüklere kadar girmiş “eğik çizgi” dururken, bunu kullanmayıp da yerine İngilizcesini koymak Türkçeye ihanettir. “Slaş” diyenlerin büyük bölümünün, bu işaretin Türkçesini bilmediklerini, bunu öğrenmek için de herhangi bir merak, istek ya da heves duymadıklarını, bunları duymayacak denli bu konuların uzağında bulunduklarını biliyorum.

Okullarda Türkçeyi sevdiremediğimiz ve öğretemediğimize, bu konuda bilinç oluşturamadığımıza bundan güzel bir örnek var mıdır acaba?

 

­­­­­­­­­­­_________________

*Arzu edenler bu bilgiye  www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=187 adresinden ulaşabilirler.

 

İlgilik’in notu:

- Bu yazı, Sigorta Dünyası dergisinin Haziran 2013 sayısında (625) yayımlanmıştır.

- Yazar’ın İlgilik’te bundan önce çıkan Dilin Kemiği yazısı: Noktalama İmleri (18 May. 2013)

 

 

© 2013 EY.ilgilik

 

 

Anahtar sözcükler: çapulcu, eğik çizgi, eylemci, Gezi Parkı, im, iki nokta, kesme imi, noktalama, tarihe geçmek, TDK, tek tırnak imi, Türk Dil Kurumu

 

558 | Dil Yazıları | 190613

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.