Bugün Günlerden 28 Haziran…

Bugün İzmit’in Kurtuluşunun 92’nci Yıldönümü

 

 

Bugün 28 Haziran; İzmit’in kurtuluş günü…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

İşte Günümüzün Sorusu

Bu ‘Çocuklar’ Nasıl Olacak da Milletvekili Olabilecekler?

 

 

Dünkü gün, tarihiyle söyleyeyim: 25 Haziran 2013 günü, günlerden salıydı. Başkalarını bilmem, ama benim için artık çekilmez olan bir gün oldu salılar. Partilerin grup toplantıları salı günleri ve bağırıp çağırmalar beni kötü ediyor. Dün kulak ucuyla da olsa siyasi liderlerimizi dinlemeye nasıl dayandım, bir ben biliyorum bir de Allah… Siyasi liderlerin bağırıp çağırmaları dayanılabilirlik sınırımı aştı artık…

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

“Seçimler Çok Yakın…”

Şimdi Toplumsal İstem Ne Olmalı?

 

 

Kaç zamandır, yetkin bir kalemin şunları demesini bekliyordum:

 

“Bu siyasal iktidarı değiştirmek istiyorsunuz.
Ama gözünüz kulağınız Başbakan’da.
Onun söylediklerine yanıt vermekle uğraşıyorsunuz.
Gözünüz kulağınız AKP’ye çevrilmiş.
Cumhurbaşkanı ile Başbakan çatışıyor.
Bülent Arınç rahatsızmış, Başbakan’la tartışmış.
Cemaatle Erdoğan arasında gerginlik var.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Beyhude Didiklemeler

Ey Muhalifler, Ne Diyeyim Size…

 

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 17’nci Akdeniz Oyunları’nın açılış törenindeki konuşmasında Akdeniz’in adına ilişkin yaptığı açıklamada “Akdeniz, ‘Beyaz Deniz’, yani ‘White See’ olarak adlandırılır”* dedi ya, muhaliflere gün doğdu.

 

Bir gazetenin** bu konuşmanın haberine attığı başlık, bu konuda yüce medyamıza hâkim olan genel algıyı görüp anlamak için yeterli:

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Şu ‘Medya’ Dediğin…

Hep Başa Bela Bir Güç

 

 

‘Medya’ lafını sevmem de kullanmam da… ‘Basın-yayın’ tanımlaması neyime yetmez… ‘Gazete-dergi-radyo-televizyon’ dörtlüsünden söz edeceksem ‘basın-yayın’dan daha uygununu bulamam. Yerine göre, kullanım bağlamına göre ‘iletişim ortamı’, ‘iletişim araçları’ sözlerini de kullandığım olur.

 

Bugün basın-yayın dendi mi, ilk akla gelen, elimizle tuttuğumuz gazeteler ile dergiler… Günü geçince kaldırıp attığımız gazeteler ile bazılarımızın evin bir kuytu yerinde biriktirdiği –bazen yer kapladığından bazen de içindeki zararlı (!) şeylerden ötürü başa bela olan– dergiler… Eskiden “Eski gazeteler alıyorum” diye dolaşan, bu işten ekmek yiyenler vardı. Şimdi nereye atacağımızı bilemiyoruz. Bunlara ‘yazılı basın’ diyenler de var; televizyon haberciliğine de ‘görsel basın’ diyorlar… Pek tuhafıma giden bu yeni adlandırmaları da kullanmam. Bu arada radyo, yine radyo; Allah’tan, bu ada dokunan olmadı; ‘işitsel basın’ falan deme densizliğini eden çıkmadı yani.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dilin Kemiği

TDK Tarihe Geçti ve Noktalama İmleri – 2

  

Emre Yazman

 

Türkçenin olanaklarıyla türetilmiş, kabul görmüş, sözlüklere kadar girmiş “eğik çizgi” dururken, bunu kullanmayıp da yerine İngilizcesini koymak Türkçeye ihanettir.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.