Bahar Ermiş, Cihanı Neşe Sarmıştı…

Veda Makamında Bir Şarkı

 

 

Bir bahar mevsiminin daha sonuna geldik. İlkbahar mevsimini kastediyorum…

 

İşe bilimsel açıdan bakarsak, bugün Mayıs’ın son günü olduğuna göre ilkbaharın sona ermesine daha üç hafta var; ama zaten hep karışık olan kafaları daha da karıştırmamak için “ilkbahar ayları mart, nisan, mayıstır” deyip geçmişiz. Bizim yarıkürede iklimsel olarak bu resmen böyle. Örneğin, İstanbulumuz’da lale zamanı ne zaman başlar? 1 nisanlarda değil mi? Nisan sonuna kadar da sürer. İlkbaharın tam ortası… İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin etkinlikler takviminde bu ayda başı yıllardır Lale Festivali çekiyor. Zaten lalenin doğal ortamdaki mevsimi de ilkbahardır.

 

Rahmetli söz yazarımız Vecdi Bingöl’ün laleden de söz ettiği bir güftesi vardır, rahmetli Münir Nurettin Selçuk da müziğe büründürmüştür: “Erdi bahar, sardı yine neşe cihanı; / Eğlenelim, raks edelim lale zamanı… / Açtı bu dem naz ile gül gonca dehanı, / Dinleyelim bülbülü gel lale zamanı.” Sözlük yardımıyla anlamaya çalışıyorum; günümüzde kullanılan sözcüklerle şöyle diyor olabilir mi şair: “Bahar geldi, yine bütün dünyayı sevinç sardı; gelin, bu lale mevsiminde sıçrayıp oynayalım… İşte, güller de goncaya benzeyen ağızlarını nazlanarak açmakta bu günlerde.. gelin, gelin, bülbülleri dinleyelim bu lale mevsiminde…”

 

*

Son günlerde ülkece en başta nelerle meşgul ediliyoruz? İçki konusunda getirilmekte olan kısıtlama, iki tane ayyaş bilmecesi, İstanbul’un Gezi Parkı’nda olan şeyler… Vallahi, sahneye konan bu ve benzeri şeylerle kafamı hiç ama hiç meşgul etmem ben; yazılarımda, bunun böyle olduğunu vurgulayan pek çok satır vardır. Ancak, şu içki konusundaki göstergeler kafamda bazı soruların doğmasına yol açmıyor da değil. Birkaçını sıralayayım:

 

Başta Divan şairlerimiz gelmek üzere pek çok şairimiz, yazarımız, şu içki denen şeye türlü adlarla, benzetmelerle yapıtlarında yer vermişler; yapıtlarını söz sanatları yoluyla onunla süslemişler. Bundan sonrası ne olur? Böylesi eserler verilebilir mi? İçkinin bu yeni konumlandırılmasından önceki eserler ne olcak? Bunları okumak, tavsiye etmek? ‘Tavsiye’ sözcüğünde yapılacak küçük bir değişiklikle iş tasfiyeye varacak mı? Yok, varmazsa, içkiye bu yeni bakıştaki çelişkiler daha da gülünç bir hâl almaz mı?

 

Şimdilik düşünmenin sınırı yok ve ben de düşünmeyi sürdürüyorum: peki, Münir Nurettin’in yukarıda sözünü ettiğim ‘Erdi Bahar, Sardı Yine Neşe Cihanı’ şarkısı ne olur mesela? Güftenin devamı ‘yeni durum’ açısından bir felaket: “Fasl-ı bahar seyrine çık sen bize gel de, / Gönlümüzü şad edelim bezm-i emelde… / Bağda bahar, sinede yâr, badeler elde.. / Mey içelim, eğlenelim lale zamanı, / Mey içelim, raks edelim lale zamanı…” Tabii, şarkıda bazı dizelerden sonra “a canım” diye yakınlaşma sözleri de var. Bu seslenişler durumu hepten felaketlileştiriyor.

 

Benim aklımı kurcalayan, Münir Bey’in Vecdi Bey’le kafa kafaya verip ortaya çıkarmış olduğu bu şarkı değil aslında; o üstatlar bu dünyadan gitmişler, gitmiş olmakla da paçayı kurtarmışlar… Ben asıl bir kısım yaşayanları düşünüyorum. ‘Yaşayanlar’ deyince de, bu fanileri iki kümede ele alıyorum: birinci kümedekiler, Münir ve Vecdi Beyler’in yaptığı gibi kötü örnekler vermiş olanlar; aynen… Bu sanatçılar, böylesi kötü fiilleri yasadan önce işlemiş olduklarından yırtarlar gibime geliyor; yasalar geriye doğru işleyemeyeceğine göre, suç yoksa ceza da yok! Belki de ben öyle sanmakla kalacağım, o da meçhul ya… Her neyse, ‘yaşayanlar’ın öteki kümesini oluşturan ‘bir kısım yaşayanlar’ın ise durumu çok kötü olacak: onca sanat eserini, yapımı vesaireyi didikleyip sakıncalı olanlarını ayıklamak kolay mı? İşlerini bitiremeden ömürleri tükenecek… Benim “asıl bir kısım yaşayanları düşünüyorum” derken kastettiklerim işte bu insanlar. Yazık.

 

Yazımı, henüz durum kesinlik kazanmamışken Münir Nurettin’in ‘Erdi Bahar, Sardı Yine Neşe Cihanı’ şarkısına ilişkin bir bağlantıyı vererek bitirmek istiyorum: http://www.youtube.com/watch?v=1AhuueGqDHQ . Nasıl olsa bugün son günü de olsa bir bahar günü, zamansız bir şey yapmış sayılmam, değil mi?

 

Eveeet, bir bahar mevsimine hep birlikte böyle veda etmiş olalım…

 

 

İnal Karagözoğlu

31 Mayıs 2013

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: bade, bahar, Gezi Parkı, gül, içki, lale, mey, raks, neşe  

 

548 | Ayrıksı | Düşünceler 310513

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.