Dilin Kemiği

Noktalama İmleri

 

Emre Yazman

 

 

Noktalama imlerinin ne denli önemli olduğunu, bu imlerin olmadığı bir metni okumaya çalıştığımızda anlayabiliriz. Neredeyse karanlıkta körebe oynamak gibi bir şey… Adım başı tökezlememek ne mümkün.

 

 

Dilin Kemiği dizisinde bugüne dek hep sözcükler üzerinde durduk. Oysa bir de adına “noktalama imleri” denen işaretler var. Yazı dilinin olmazsa olmazı…

 

Noktalama imlerinin ne denli önemli olduğunu, bu imlerin olmadığı bir metni okumaya çalıştığımızda anlayabiliriz. Neredeyse karanlıkta körebe oynamak gibi bir şey… Adım başı tökezlememek ne mümkün. Yani, noktalama imlerinin yazı dilinde yaşamsal bir önemi var. Böylesine önemli bir konuya gereken özeni gösteriyor muyuz peki? Ne yazık ki hayır. Genel olarak dile, onu doğru ve iyi kullanmaya özen göstermeyenlerin noktalama imlerine özen göstermeleri de beklenemez elbette.

 

Bu ay, yazım kurallarının da önemli bir alt başlığını oluşturan bu konuda en çok yaptığımız hatalara değineceğim.

 

Nokta (.)

 

Noktanın kullanımıyla ilgili sorun sayıların yazımında karşımıza çıkıyor. Ondalık kesirlerde tamsayı ile kesri birbirinden virgülle ayırırız: “3,6 büyüklüğünde bir deprem” gibi. 3.6 yazmak yanlıştır. Bunun gibi, sözgelimi 123.456 sayısını görünce ne anlamalıyız? Elbette yüz yirmi üç bin dört yüz elli altı. Kesinlikle 123 tam binde 456 değil. O 123,456 biçiminde yazılır.

 

Sorun şundan kaynaklanıyor: Anadili olarak İngilizcenin konuşulduğu ülkeler burada nokta ile virgülü Kıta Avrupası sisteminin tam tersine kullanırlar. Yani ondalık kesirlerde nokta, ama sayıların bölüklerini ayırmada virgül… Türkiye Cumhuriyeti Latin esaslı abeceyi kabul ettikten sonra Kıta Avrupası sistemini benimsemiştir. İlkokulda hepimiz noktayı virgülü yerli yerinde kullanmayı öğreniriz. Sapmalar sonra başlar. Tıpkı “ke” ve “he” harflerinin adında olduğu gibi.

 

Virgül (,)

 

Çok önemli bir noktama imi… Bence en önemlisi… Neden mi? Çünkü virgülün kullanılıp kullanılmamasına bağlı olarak ya da yerinin değişmesiyle bir tümcenin anlamı değişebilir: 

Hasta, doktora baktı. (Hastanın doktora baktığı anlaşılır.) 

Hasta doktora baktı. (Birinin, olasılıkla önceki tümcenin öznesinin, hasta olan doktora baktığı anlaşılır.) 

Virgülün yerinin değiştirilerek anlam değişikliğine yol açılması için de hemen herkesin bildiği bir örneği anımsayalım:

Oku baban gibi, eşek olma. 

Oku, baban gibi eşek olma. 

Virgül kullanımıyla ilgili olarak şu uyarıyı yapmadan geçmek olmaz: 

-ıp, -ip, -up, -üp’lü eylemlerden sonra virgül konmaz. 

Virgül kullanımında tam bir başıbozukluğun egemen olduğunu söylemek yanlış olmaz. Virgülü koymamız gereken yerlere koymazken, koymamamız gereken yerlere koyuyoruz çoğu zaman. Virgülden geçilmeyen tümcelere sıkça rastlıyoruz. Bu gereksiz virgüller tümceye hiçbir şey katmıyor, ama yazının akıcılığını önlüyor, anlamayı güçleştiriyor.

 

Virgülün nerelerde kullanılacağı, nerelerde kullanılmayacağı konusuna, çok geniş bir yer gerektirdiği için burada girmiyorum.*

 

Noktalı virgül (;)

 

Çetin Altan bir yazısında yazmıştı. Aşağı yukarı şöyle diyordu: Kim noktalı virgülü yerli yerinde kullanmayı becerebiliyorsa, bilin ki Türkçeyi de iyi kullanabiliyordur.

 

Feyza Hepçilingirler de “Öğretenlere ve Öğrenenlere Türkçe Dilbilgisi” adlı kitabında diyor ki: “Noktalı virgül en az kullanılan, kullananların da neden kullandığını tam açıklayamadığı bir işarettir. Oysa noktanın tümceye işaret ettiği, virgülün de toplama işareti yerine geçtiği düşünülürse noktalı virgülün, noktaları, yani tümceleri toplayan bir virgül olduğu kolayca anlaşılır.”

 

Yazarın bu sözlerine yer verdikten sonra, işaretin kullanımıyla ilgili açıklamaları gene onun kitabından vereyim:

 

“• Birbirine bağlı iki tümcenin kendi içlerinde virgül kullanılmışsa, iki tümceyi toplamada kullanılır:

 

Roman okumazdı; şiiri, öyküyü ise ancak kendi duygularına bir karşılık bulursa okurdu.

 

• İki tümce birbirine ama, fakat, lakin, ancak, yalnız, ne ki, ne var ki, çünkü, bu nedenle, oysaki… gibi bağlaçlarla bağlanmışsa, bu bağlaçlardan önce konur:

 

Sizinle gelirim; ama size yardım edemem.

 

• Bir tümcede kendi içlerinde ayrılmış kümeleri birbirinden ayırmada kullanılır.

 

Başbakan, bakanlar, yetkililer; okullarımızı, hastanelerimizi görmeye geldiler.”

 

Ve bir uyarı: “Ve, ki, ya da, veya, da (de) bağlaç görevindeyken bu sözcüklerden önce ya da sonra hiçbir işaret konmaz.”

 

Noktalı virgülün yukarıdaki örnekler dışında, olur olmaz yerlerde kullanımına da sıkça rastlanıyor. Özellikle son zamanlarda iki nokta yerine kullanılır oldu. Buna iki nokta imini incelerken değineceğim.

 

 

 

_______________

*Arzu edenler bu bilgiye www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=187 adresinden ulaşabilirler.

 

________

İlgilik’in notu:

- Bu yazı, Sigorta Dünyası dergisinin Mayıs 2013 sayısında (624) yayımlanmıştır.

- Yazar’ın İlgilik’te bundan önce çıkan Dilin Kemiği yazısı: “Akil” Ne Demek? (16 Nis. 2013)

 

 

© 2013 EY.ilgilik

 

 

Anahtar sözcükler: im, nokta, noktalama, noktalı virgül, virgül

 

542 | Dil Yazıları | 180513

{lang: 'tr'}

3 Yorum

  1. Niyazi Adalı said,

    Mayıs 30, 2013 at 11:21

    Sevgili Emre,
    “Oysaki” yi sen öyle yazmazdın. Alıntılarken özgünlüğüne dokunamadığın için herhalde. Ama parantez içi bir düzeltme Feyza Üstadı incitecek bir gül dikeni olur muydu ?
    Bilvesile selamlar.

  2. Emre Yazman said,

    Ocak 23, 2016 at 06:04

    Sevgili Niyazi,
    Ancak bugün görebildiğim notunu çok çok gecikerek de olsa yanıtlamak isterim.
    Önce, “Feyza Üstat” “oysaki” değil, “oysa” demiş. Kaldı ki, “oysaki” diye yazmış olsaydı bile doğru yazmış olacaktı. Neden dersen, oysaki tıpkı sanki, çünkü (için ki) gibi kalıplaşmış olduğundan bitişik yazılır.
    İlgin için teşekkür ederim. Selamlarımla…

  3. Emre Yazman said,

    Ocak 26, 2016 at 05:23

    Sevgili Niyazi,
    Bir daha dikkatle gözden geçirince “oysaki” güzüme çarptı. Ancak bir şey değişmez. Yazımı doğrudur. Kalıplaşmış -ki’li sözcüklere bir örnek daha vereyim: halbuki.
    Sevgiler.

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.