T.C. mi, TC mi, T. C. mi?

Yoksa, “İş Buna Kalsın” mı?

 

 

Bir tarihte, –altı yıldan fazla oluyor– Genelağ’da Dilimizi Koruyalım’da (Dilimiz Com)¹ bu alanın sahibi ve yöneticisi (moderatörü) Tahsin Melan’ın bir eleştirisi yer almıştı; Sayın Melan, bir devlet kuruluşunun Genelağ adresinin Türkçe açısından özensizliğini dile getiriyordu. Özensizlikler arasında, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ adının kısaltmasının yanlış olduğuna da değinmişti.

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

23 Nisan Düşünceleri…

Yeniden Aydınlığa?

 

Bugün 23 Nisan. Birden çok sonucu aklıma getiren bir gün bu.

Ne zamandır hissettiğim ama konduramadığım bir durumdur: bazı kafaların gözünde ‘23 Nisan’ bir çıban başıydı. Öyle ya, adamın biri çıkıp memleket meselelerini milletle konuşmuş, o da yetmemiş, bir meclis kurup milleti kurumlaştırmış… Sonuç: Millet baş tacıdır artık ve Büyük Millet Meclisi’ndedir… Artık ümmet yok millet vardır. Söz sahibi olan artık millettir.

Bu, bazı kafaların hazmedemediği, hazmedemeyeceği bir sonuçtu…

Ve bu hazımsızlığın ulaştığı sonuç: Türk aydınlanmasının kazanımlarından yok edilecek pek bir şey kalmamıştır.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dil Derneği 26 Yaşında

Kutlamalar Ankara ve İzmir’de

 

 

Dil Derneği 26’ncı yaşını kutluyor. 22 Nisan 1987’de kurulan Derneğin kuruluş kutlamaları, 22 Nisan 2013 günü İzmir’de TÜYAP İzmir 18. Kitap Fuarı’nda, 25 Nisan 2013 günü de Ankara’da Dernek merkezinde yapılacak. İzmir’deki kutlamada Dil Derneği 26 Yaşında / 26. Yılımızda 26 Şiirle…’ etkinliği, Ankara’da da Dil-Ekin Söyleşisi düzenlenecek. Dil Derneği 26’ncı yaş kutlamalarını, üyeleri ve dilseverlerle buluşarak gerçekleştirecek.

 Dil Derneği –Kuruluş 22 Nisan 1987

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Ayın Yazısı –Dil Derneği

Şu “Ulusalcılık”ı Kim Sardı Başımıza?

 

Sevgi Özel

 

Ulus, ulusal ve ulusallık, “millet, milli, milliyet” karşılığı olarak Türkçeleştirildi; Osmanlıcadan Türkçeye ve Türkçeden Osmanlıcaya başlıklı Cep Kılavuzlarında yer aldı (1935). Bu sözcükler ve başkaları, özellikle 1950’den bu yana Dil Devrimine duyulan öfkeyle “solcu, komünist” uydurması olarak karalandı; yasaklandı. Bugün ulusalcılık üstünden koparılar fırtınanın amacı, sözcük yasaklamak gibi gülünç bir eylem değildir. Sözcüklerin anlam ve kavram alanlarına bakmadan tartışanlar da dili, inancı, köken farkını siyasaya araç yapan politikacılar, gazeteciler ve toplumun tanıdığı kişilerdir. Türkçenin tarihsel akışını, özelliklerini ve niçin Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili olduğunu bilmeden (ya da bilmezden gelerek) tartışanlar, mangalda kül bırakmıyorlar.

Laik cumhuriyetimizin adı, Türkçe konuşanlar çoğunlukta olduğu için Türkiye’dir. Anadolu Selçukluları ve Osmanlı kendine Türk demezken Avrupalı, Anadolu’ya yeni gelenlerin Türkçe konuştuğunu görüp burayı Türklerin ülkesi anlamında Turcomania ya da doğrudan Turchia diye adlandırmıştır. Osmanlı, yönetimindeki her inanç ve kökenden insanlar, bu coğrafyada her türlü iletişim ve alışverişinde Türkçeyi kullanmıştır. Kaynaklara göre Türkler arasında Kürtçe, Rumca, Ermenice, Arapça, Süryanice ve başka dilleri bilenler azdır; ama bu coğrafyada yaşayanlar, çoğunluğun dili Türkçeyi öğrenmiş; Türkçeyle ürün vermiştir.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘Kutlu Doğum Haftası’

Geleneklerden Uzaklaşmak mı?

 

 

Bugünlerde, genelağda bir sosyal paylaşım alanında, gazeteci yazar Yılmaz Özdil’in yazısı olduğu söylenen bir yazı dolaşıyor.  Kutlu Doğum Haftası’ konusunda bir yazı. Başka yerlerde de vardır belki…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dilin Kemiği

“Akil” Ne Demek?

 

Emre Yazman

 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.