Akil?

Bu Ahir Zaman Sözü Nedir Ne Değildir?

 

‘II. 12 Eylül Harekâtı’nda benim zıddıma bir sonuç alınması üzerine oturup şu yazıyı döktürmüştüm:

“Millet birbiriyle sarılıp kucaklaşmış bir durumda… Sarmaş dolaş. Ne saadet! Milletin büyük çoğunluğu, şu halkoylaması dolayısıyla neye evet neye hayır dedikleri konusundaki bilgisizlikleri bakımından muhteşem bir birlik ve beraberlik sergilemiş bulunuyor. Demokrat Parti döneminin sonlarında ortaya çıkan Vatan Cephesi oluşumunda bile böylesi bir aynılık olduğunu sanmıyorum. Evet cephesi ile hayır cephesinin elemanlarına –ben dahil– bu büyük başarılarından ötürü kalbî tebriklerimi arz ediyorum.

Hemen söyleyeyim, bu tebrikattan nasibini alabilmek için oy vermiş olmak gerekir. Öyle kadı gibi yerinde oturarak ahkâm kesenler avuçlarını yalasınlar.

Bu arada, dün akşam tercih sonuçlarının ortaya çıkmasıyla birlikte televizyon köşelerine kurulup bilmişliklerini döktürmeye başlayanlar bu sarmaş dolaşlığı dikkate almalıdırlar, derim naçîzane… Yoksa, yorumları benim paramla beş para etmez.

Ve talimat üzerine yeni bir anayasa çalışmasına oturanlar ile bu süreçte gövde gösterecekler de ne yapıp ettiklerini zamanında açık açık millete anlatmalıdırlar.

Diyeceklerim bugün için bundan ibarettir.”

Yazının tarihi 13 Eylül 2010, başlığı ‘Millet Sarmaş Dolaş’; bu başlık kesmemiş, bir de üstbaşlık oturtmuşum: ‘Büyük Buluşma!’.

Bu yazıyı niye anımsadım? Sarmaş dolaşlıklar artarak sürüyor da ondan. Çok bilmişlikler? Tam gaz… Maşallah, görevlerini büyük bir beceriklilikle yerine getiriyorlar. Bir de akiller* devreye girdi mi hepten tamam olacak…

 

 

İnal Karagözoğlu

28 Mart 2013

 

 

________________

* Bu akil sözcüğü dilimize Arapçadan gelme; kökü, akl (akıl); akıllı demek. Sesletilirken ‘a’ ünlüsü uzun okunuyor. Son zamanlarda ‘akil adamlar, akil insanlar’ vb. tanımlamalarda pek kullanılır olan bu sözcük, yirmi beş-otuz yıl öncesine kadar âkıl biçiminde yazılır, akıl sözcüğünden farklı olarak ‘a’ ünlüsü uzun okunurdu. Ancak, ‘^’ düzeltme iminin olur olmaz kullanılması birtakım garipliklere, tuhaflıklara, yanlışlıklara yol açtığından ve daha da önemlisi, bu sözcüğün Arapça yazılışında ilk harf ayın harfi olup ‘ayın çatlatmak’ denen sesletim gerektirdiğinden ve bu iş de bizim hançeremize uygun olmadığından, dilciler sözcüğün akil biçiminde yazılması konusunda görüş birliğine vardılar.

 

Akil sözcüğü konusunda bu kadar ayrıntılı bir bilgiyi not edince şunu da eklemek gerekiyor: Arapçadan gelme bir akil sözcüğü daha var: Arapça bir fiil olan ekl (yemek yemek, yemek yeme, bir şey yeme) kökünden gelen bir sözcük bu; yiyen, yiyici demek… Bu sözcük eskimiş bir sözcük olup bizde hiç kullanılmıyor; ‘a’ ünlüsünün kısa okunduğunu sanıyorum (amip der gibi). Belki de uzun okunuyordur, bilen varsa bildirirse memnun olurum.

 

Ve şimdi buradan hareketle bir de espri yapayım: Yiyiciler takımı akil mi oluyor yani? Tabii, bu esprinin türlü versiyonlarını ortaya koymak pek mümkün; ama ben en iyisi Şevval Sam’dan bir ilahi dinleyeyim: “Ben ağalarım yane yane / Aşk boyadı beni kane / Ne âkılem ne divane / … ( http://www.youtube.com/watch?v=1DQhGRvNNO4 ). Sözler Yunus Emre’den.

 

 

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: akıl, âkıl, akil, ‘II. 12 Eylül Harekâtı’, sarmaş dolaş, akil adamlar, akil insanlar, çok bilmişlik, çok bilmiş, yiyen, yiyici, akıllı

 

 

524 | Ayrıksı | 270313

{lang: 'tr'}

3 Yorum

  1. Fevziye Yazman said,

    Mart 28, 2013 at 13:49

    Tamamdır abiciğim.

  2. boreas said,

    Mart 29, 2013 at 22:31

    demek oluyor ki ; arabayı yürütenler akıl tutulmasına kapılınca ” akil soförler ” direksiyonu alıyormuş … yolcular da arabada sarmaş dolaş ” yola devam ” !

  3. Emre Yazman said,

    Nisan 4, 2013 at 14:51

    “Âkıl”daki a uzun okunuyor. “Akıl”la karışmaması için de düzeltme imi kullanmak gerekli.
    Devellioğlu’nun Osmanlıca-Türkçe sözlüğünün “âkıl” için verdiği anlam “akıllı kimse”. Dişili ise “âkıle”.

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.