Bugün Dünya Tiyatro Günü

Ve Perdeyi Kapatmak…

 

 

Dünya Tiyatro Günü kutlamaları pek çok ülkede elli iki yıldır yapılıyor. 27 Martlarda… Uluslararası sayılabilecek bu güne özgü oluşmuş bir gelenek var: her yıl dünyaca tanınmış bir sanatçı tarafından hazırlanıp Uluslararası Tiyatro Enstitüsü’nce yayımlanan uluslararası Dünya Tiyatro Günü bildirilerinin yanı sıra yine her yıl, bu günün kutlandığı ülkelerde de bir ulusal bildiri yayımlanıyor. Bunları, bir tiyatro mensubu ya da tiyatroyla ilgisi olan tanınmış bir kimse hazırlıyor ve sunuyor.

 

Bu uluslarası günü kutlayan ülkeler zamanla artmış. Bizde ilk Dünya Tiyatro Günü kutlaması, tanınmış yazarlarımızdan Adalet Ağaoğlu’nun verdiği bir seminerdeki anlatımına göre, 1966-67’de olmuş (İÜ Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölüm Dergisi, s. 15 [2009]). İlk ulusal bildirimizi de aynı tarihte tiyatro ustalarımızdan Muhsin Ertuğrul hazırlayıp sunmuş.

 

*

Evet, bugün Dünya Tiyatro Günü. Bu yılki ulusal bildiriyi, tiyatro sanatçısı Göksel Kortay hazırladı. Bildirisinden şu satırları almak istiyorum buraya:

 

«Laik, demokratik cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürkümüzün vurguladığı gibi: “Sanatsız kalmış bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Çünkü sanat, ülkenin çatısına destek veren temel dayanaklardan biridir.

 

Özgürlükçüdür, özgürlüktür tiyatro.. Işıktır.. Aydınlanmadır. Uygar insan düşünen, yorumlayan, araştıran, eleştiren, özgün insan olmalıdır. Ufkumuzu genişletmek, beynimizi ve ruhumuzu zenginleştirmek için tiyatro yaşamda vazgeçilmezlerden, olmazsa olmazlardandır.

 

Birey çağına tanıklık eder tiyatro aracılığıyla; sorar, sorgular. Güçlüdür tiyatro sanatı, çünkü anlatacak sözü vardır hep… Dinamiktir, enerjiktir tiyatro, en yalın eğitim aracıdır. Dil birliği bir ülkenin temel yapı taşlarındandır… Her ülkede dilin en güzel kulllanıldığı yer tiyatro sahnesidir kuşkusuz. Günümüzde aşırı derecede yozlaşan Türk dili kullanımınının doğru çizgide gelişmesinde çok önemli bir rol üstlenir tiyatro.

 

Hoşgörü yoksunluğunun alabildiğine egemen olduğu ülkemizde olayların, sorunların şiddetle değil, anlatarak, anlaşarak çözülebileceğini vurgular tiyatro. Aydın insan şiddete başvurmayan insandır. Barışçıl bir dünya düşler tiyatro… Şiddetten uzak… Bölücü değil, bütünleştiricidir; yıkıcı değil, yapıcıdır tiyatro. Eleştirir, inceler, yanlışı, kötüyü haykırır yüzümüze. Toplumun gelişmesine, değişmesine öncülük eder.

 

Ancak, günümüzde ne yazık ki durum farklı. Nicel olarak zaten yetersiz kalan tiyatro salonları yıkılıyor, yok oluyor. Sanatın beşiği bu şehr-i İstanbul’da tam nitelikli tiyatro salonu sayısı her geçen gün azalmakta. Ödenekli tiyatrolar bile salonsuzluk sorunuyla karşı karşıya…»

 

Kortay’ın bu dedikleri, Muhsin Ertuğrul’un 1978 yılında yazıp okuduğu Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi’nden pek çok satır anımsatıyor bana:

 

«Bugün Dünya Tiyatro Günü’dür; şu dakikada yüzlerce sahnede her ulusun kendi dramı oynanıyor. İzninizle biz de yurdumuzda oynanan oyuna bir göz atalım. Ben perdeyi açıyorum. Sahne, Türkiye haritası yüzeyine yayılmış yaslı ana babalar; bir ağızdan, yitirdikleri gencecik yavrularının tabut kervanına ağıt yakmaktadır.

 

Perdeyi hemen bu acıklı görünüme kapatıyor ve sizlere soruyorum:

 

Gençler gençleri neden öldürüyor? Kardeş kardeşi neden öldürüyor? Gençler kendilerini neden öldürtüyorlar? İşte size şimdiye dek sahneye getirilmiş en acı konu. Ulus olarak bugün bizim en önemli sorunumuz bu. Bunun çözümünü düşünmek siz sayın seyircilerimize düşüyor. Siz ve bizler ki öldürenle kurbanını aramızda yetiştirdik, vuranla vurulanı bağrımızda besledik, ikisinden biri ya kardeşimiz, ya akrabamız, ya komşumuz, ya tanışımızın arkadaşı.

 

Şimdi bu sahnede soruyorum sizlere:

 

Kardeşi kardeşe kim kırdırıyor?

 

Hangi katı yürekli, hangi cana kıyıcı, hangi bencil çıkarıyor perde arkasından bu suçsuz yavruları, sinsi sinsi, kukla gibi kullanıyor? Neden? Bunun yanıtını vermek için derin derin düşünmenizi bekliyorum.

 

Büyük kurtarıcı Atatürk, yurtta, dünyada barış, diye temel bir ilke atmıştır. Nerde yurttaki barış? Bu temeli yıkanların art niyetlerini düşünüp bulmak siz sayın seyircilere düşüyor. Çünkü tiyatro, sahnede sorunları yalnız sergilemekle yetiniyor. Bu sorunları düşünerek çözmek seyircinin sağduyusuna bırakılmıştır. Sahnenin başlıca çabası seyircileri sağlam düşünmeye zorlamaktır. Sorun bu: Neden öldürülüyorlar? Niçin ölüyorlar?»

 

*

Bugün Dünya Tiyatro Günü ve “şu dakikada yüzlerce sahnede her ulusun kendi dramı oynanıyor.”  

 

Bizdeki? Ne zamandır izlemekte olduğumuz dramımız… Yazarı, sahneye koyanı, oyuncusu vesairesi farklı farklı da olsa nicedir izlemekte olduğumuz…

 

İzleyicilerin bu perdeyi kapatma zamanı geçmek üzere… Oynanan oyun, korosu, 'sahibinin sesi' olan bir trajediye dönüşsün istenmiyorsa, …

 

 

İnal Karagözoğlu

27 Mart 2013

 

 

 

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: Dünya Tiyatro Günü, dram, trajedi, perde

 

 

523 | Deneme | Tiyatro | 270313

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.