Algı, Algıda Yanılgı

Ve Algı Yönetimi

 

 

Beklediğim otobüs diye başka bir otobüse binmişliğim çok olmuştur; 120 diye 128’e mesela… Bu, iyi görememekten değil, bir çeşit algı yanılmasından oluyor. Lisede psikoloji dersinde ‘algıda yanılgı’ diye öğrendiğim şey…

 

Son çalıştığım Sigorta Dünyası dergisinin başyazarı rahmetli Aslan Tufan Yazman’ın ise böyle bir algıda yanılgıya pek uğramamış olduğunu sanıyorum: oğlu anlatır, dergiden çıkıp Karaköy’e gidecek değil mi, köprüyü geçen otobüs bir türlü gelmezmiş; bu duruma kızmasını, “Bin tane Eminönü!…” diye dile getirirmiş… Yani, bir gün bile yanılıp da Eminönü’nden öteye gitmeyen dünya kadar otobüsten birine binmişliği yok. Rahmetli, gün geçirmiş, İstanbul’un koşullarını, zorluklarını, saçmalıklarını yakından tanımış bir muhteremdi; böyle bir kimsenin algıda yanılgı tuzağına düşmesi mümkün mü?

 

*

Sözlükler algıyı, bir ruhbilim ve felsefe terimi olarak ‘bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma’ diye tanımlıyor; Osmanlı Türkçesindeki karşılığı, Arapçadan alınmış ‘idrak (-i)’ sözcüğü. Sözcüğün günlük dildeki yaygın anlamı ise, anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme. Özgürlüğü zulümle, işkenceyle ortadan kaldırmanın olanaksız olduğunu söyleyen Vatan ve hürriyet şairi Namık Kemal, “Eğer” der, “kendinde bir güç görüyorsan insanoğlunun anlama yeteneğini yok et bakalım”: “Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet / Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten.” (Hürriyet Kasidesi)

 

Ama ne yapıldı? ‘Algı yönetimi’ denen bir yol, yöntem icat edildi.

 

‘Algı yönetimi’, Amerikan ordusunca ortaya konmuş olan değeri ve önemi kendinden menkul ‘bilimsel’ bir yöntem. Amerikan Savunma Bakanlığı’nın tanımlamasından anladığıma göre, algı yönetimi, öncelikle haber alma sistemlerini etkilemek, bunun yanı sıra da toplumların ve toplumun önde gelenlerinin duygularını, güdülerini etkilemek amacına yönelik yayınlar yapılmasını ve bazı bilgi ve göstergelerin yadsınmasını sağlamak için girişilen eylemler bütünüdür. Başarılı bir algı yönetimiyle, ülke yönetimde yer alanlar ile toplumun önde gelenlerinin hem resmi öngörü ve eylemleri hem de iç ve dış ilişkileri etki altına alınmış olacaktır.

 

*

Bugün soru bence şu olmalı: Her şeye karşın, “kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan anlama yeteneğini ortadan kaldır bakalım” denemez mi?

 

Hiç ‘denemez’ olur mu? Bu dünyada âdemoğlu sadece Amerikalı mı? İdrak Allah tarafından herkese verilmiş bir yetenek değil mi? Bizler, Türk milleti, algıda yanılgılara düşecek kadar toy bir millet miyiz?

 

 

İnal Karagözoğlu

21 Mart 2013

 

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: algı, algı yönetimi, algıda yanılgı, Amerikan, Amerikalı, idrak, Namık Kemal, Türk milleti

 

 

521 | Başkaca (İ) | 210313

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.