Ah Şu Sosyal Medya…

İşin Önünde Arkasında Ne Var?

 

 

Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım:

 

Ne yapılıyor? Alınıyor bir muhteremin bir tarihte bir yerde bir vesileyle yaptığı açıklamadan bir bölüm ya da bir cümle, birkaç söz, “bakın bu kişi şunu şunu dedi” diye veryansın ediliyor. O sözlerin ne zaman, ne münasebetle söylenmiş olduğunu, yani, hangi bağlamda denmiş olduğunu belirtmek yok… Bunu malum medya hep yapıyor; ayıptır, günahtır. Adına ‘sosyal medya’ denen şey de eklendi mi sana… Çık çıkabilirsen işin içinden.

 

Şu günlerde sosyal medyada dolaştırılan söz ne? Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Sayın Bülent Arınç, “Biz teröristle, örgütle pazarlık yapacak namussuz ve ahlaksızlardan değiliz” demişmiş…

 

Madem ‘sosyal medya’ adı geçti, bu sözü istemeye istemeye ettiğimi belirteyim. Bu adlandırmaya karşıyım; kim icat etti, onu da bilmiyorum; hem ne önemi var bunun, böyle şeyler hep olup duruyor… Herkesler de büyük bir iştahla kullanıyor… Örneğin, yetmiş şu kadar milyonun huzurunda evlendirme işleri yapanların başında gelenlerden Esra Hanım bu lafı pek seviyor görünüyor. Belki de sevmiyor, ama son zamanlarda pek sık kullanır oldu; sanıyorum, bu şeylerin adı söylensin istemiyor yayıncı kuruluş. Belki de RTÜK’ün kılıcından çekiniyor olabilirler ya da bedava reklamını yapmak istemiyorlar bunların. Ben de yazmıyorum; evet, niye reklamlarını yapayım!? Her neyse, asıl diyeceğime geleyim: genelağ ortamlarında yer alan bu iletişim yollarına ‘katılımlı paylaşım alanı’ denemez mi? Kısaltma modası dilimize de bulaşmış durumda ya, hadi kısaca ‘KAPAL’ olsun. Millet de zaten birbirinden bir şeyler kapıp, bir şeyler alıp paylaşmaktan başka pek bir şey de yapmıyor buralarda, öyle değil mi? Üzerlerine bir şeyler katan neredeyse yok gibi…

 

Konuya dönüyorum: basın-yayında yer almıştı, işte, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Sayın Bülent Arınç’ın taa 2010 yılının Eylül ayı başlarında bir iftar yemeğinden sonra o günlerin gündemine ilişkin yaptığı bir değerlendirme çerçevesinde söylediği sözlerden cımbızla çekilmiş o sözler şimdi genelağdaki bu KAPAL’larda dolaşıyor. Allah’tan reva mıdır bu? Daha 2011 seçimleri bile olmamış; Sayın Milletvekilimiz hükümet sözcüsü de değil o vakitler; başbakan yardımcısı ve devlet bakanı, o kadar…

 

Bu konuşma, Sayın Arınç’ı Meclis’e ilk ve birincisinde Refah Partisi listesinden, dört kere de Adalet ve Kalkınma Partisi’ninkinden göndermiş olan memleketi Manisa’nın Turgutlu İlçesi’nde olmuş. Ora belediyesinin verdiği iftardan hemen sonra…

 

Bakalım o sözün önünde arkasında ne var:

 

O tarihlerde, yani, ufukta bir erken genel seçim görüldüğü günlerde ortalıkta Hükümet’in terör örgütüyle pazarlık yaptığı yolunda iddialar dolaşmaktadır. Ve hâliyle Sayın Arınç bu iddialara sert tepki göstermektedir. Şunları söyler: “Bize ‘terör örgütüyle pazarlık yapıyor’ diyorlar. Sözde terör örgütü devletle anlaşmış, o yüzden ateşkeş temin edilmiş. Kimle konuşmuşlar, kimle pazarlık yapmışlar? Ortaya bir balgam atıyorlar, ‘siz yaptınız’ demeye getiriyorlar. Kim yapmış, ne amaçla yapmış biz onu bilmeyiz. Şimdi eşkıyanın sözüne bakacaksın da, otuz beş yıldır Turgutlu’da çalışan Bülent Arınç kardeşinin sözüne bakmayacaksın, bu vicdanlara sığmaz. Bizim hayatımız çok şükür dünüyle bugünüyle, her şeyiyle ortadadır. Attığımız her adımın, söylediğimiz her sözün, yaptığımız her işin hesabını verdik. Biz teröristle, örgütle pazarlık yapacak namussuz, şerefsizlerden değiliz. Defalarca söyledik, Başbakan’ın da çok üzerine gidiyorlar. Başbakan da söyledi: ‘Bunu ispat edemeyen şerefsizdir’ dedi. Bunlar tahammül edemeyeceğimiz şeylerdir bizim.”

 

*

Sonuç olarak diyeceğim şudur: “Bakın bu kişi şunu şunu dedi” diye Sayın Bülent Arınç’a veryansın edilmesi bana göre büyük haksızlık. Yukarıda yazdım, Sayın Arınç o sözü ettiğinde yıl 2010’du ve ‘süreç’ denen şu son şey ortada yoktu.   

 

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurucularından olan Sayın Arınç, partisinin önde gelen adlarından birisidir, ve bence bu partinin önemli bir figürüdür de. Güler yüzlü, sakin, yumuşak bakışlı, merhametli, duygusal, sevecen ve –bir politikacı için pek önemli bir özellik– meramını rahat ifade eden…

 

Ve öte yandan, evet, bütün bu barışçıl niteliklerine karşın ben kendilerini hep, ‘partisinin tek başına öncü birliği’ gibi algılamışımdır. Niye? Ne zaman bir konuya değinse Sayın Arınç, ülkenin gündemi ‘az sonra’ değişmiştir de ondan. ‘Gündemi değiştirme işlemleri başlamıştır ve olup bittiğinden birazdan haberimiz olacaktır’ durumları… Ama bu böyle diye, “Sayın Arınç bugünlerde böyle bir dedikodu olacağını taa o iftar gününde kestirmiş” de diyemem ya.

 

 

İnal Karagözoğlu

11 Mart 2013

 

 

 

© 2013 İK

 

 

Anahtar sözcükler: öncü birlik, sosyal medya, medya, basın-yayın, eğri otup doğru konuşmak  

 

517 | Ayrıksı | Her Açıdan | 110313

{lang: 'tr'}

2 Yorum

  1. Fevziye Yazman said,

    Mart 11, 2013 at 16:51

    Vetireyi çok güzel tahlil etmişsin. Önüm arkam, sağım solum sobe yani…

  2. BOREAS said,

    Mart 13, 2013 at 13:44

    Geçmişte sarfedilen sözlerin yüz ve de bin yıl geçse dahi teknoloji nimeti ile kayda geçtigini ” ademoğlu ” bilemiyorsa ; bugünlerde pek kullanılır olan moda deyim ile ” ” yap-cak bir şey yok ” …

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.