Gayetle Olağan Bir Durum

Ülkemizin Gerçeği…

 

 

On gün kadar önceydi, Facebook’a ‘Yorum Sizin’ başlığıyla, yan yana oturtulmuş dört fotoğrafçık içeren bir fotoğraf konmuştu; kareler ikili olarak alt alta yerleştirilmiş… Üsttekiler İngiltere ile Yunanistan’dan, alttakiler de İspanya ile bizden. Fotoğrafçıklarda kalabalık halk toplulukları var: ilk üçü, ora halkının memleketin gidişatına karşı tepkisine ilişkin kareler; bizden olanda da, halk, ellerinde iktidar partisinin bayrakları, Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a coşkulu bir sevgi gösterisinde bulunuyor… Fotoğrafçıkların ortak başlığı ‘Zamlardan sonra’; ama bunların simgesel olarak seçildiği anlaşılıyor: örneğin bizden olanı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Haziran 2011 milletvekili genel seçimlerinde düzenlediği bir mitingten.

 

  Dünyanın gerçeklerinden biri…

 

Oy oranı son milletvekili genel seçimlerinde yüzde elliye dayanmış bir partinin lideri bir yerde miting ya da ona benzer bir şeyde halka seslenecek de, kalabalıklar bu partinin renklerini* dalgalandırmayacak, o lidere sevgi ve bağlılık gösterisinde bulunmayacak ha, olabilir mi? Elbette olmaz. Ne yapacaklardı yani?!… Ne bekleniyordur?!…

*

Ocak’ın neredeyse yarısını bulduk. ‘12 Haziran’ edebiyatı geçmişte kaldı. Hele de gündem cambazlıklarıyla hızla geçip giden zamanlara bakarsak, o rüzgâr neredeyse ‘bin yıl’ gerilerde… Hemen her ülkede elbette fiyatlar yerinde durmayacaktır; adını ne koyarsanız koyun… Ve iktidarlara tapınmalar hep olacaktır. Bizde de… Yalnız durum bizde ‘biraz’ farklı. Yani bizde ortalık güllük gülistan… Gayetle olağan değil mi?…

 

Uğur Mumcu’nun bir sözü vardır:

“Türkiye, bir İslamcı devlet değildir; laiktir, laik kalmalıdır. Ve laik kalacaktır. Amerikancı bütün etkilere karşın Türkiye, kendi bağımsız siyasetini kendisi çizecek ve bu siyaseti yine kendisi uygulacaktır.

Müslümanlığı, bir antikomünist ideoloji olarak Türkiye’nin komşularına karşı kullanmak, hem İslâm dinine saygısızlıktır hem de Türkiye Cumhuriyeti’ni sonu gelmez bir serüvene itmek demektir.”

Yazılarında sık sık ‘tarikat, siyaset, ticaret’ üçlüsünün ilişkilerine dikkat çeken Mumcu, bu bağlamdaki görüşlerini 1988’de yayımladığı ‘Tarikat Siyaset Ticaret’ kitabıyla ortaya koymuştu.

‘Tarikat, siyaset, ticaret’ üçlüsü arasındaki ilişkinin sürüyor olması ülkemizin bir gerçeği. Ve işte böyle bir fotoğrafın zamlardan sonra bile verilmesine şaşmamak gerekir. Yani…

 

İnal Karagözoğlu

14 Ocak 2013

 

____________________

* Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kendini ifade etmek için seçtiği kurumsal renklerden biri de, açıklandığına göre ‘sarı’ (Pantone 144 C). Bana kalırsa basbayağı turuncu…

 

  Pantone 144 C

 

 

Görsel, TÜRKİYE GERÇEKLERİ alanından, Facebook.

© 2013 İK

 

Anahtar sözcükler: gerçekler, zam, tarikat, siyaset, ticaret, Pantone 144 C

 

505 | Ayrıksı | 140113

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.