Haberci Rüyalarım Çıkmaz Oldu

Parapsikolojim Bozuldu

 

 

Ne zamandır haberci rüyalarım çıkmıyor. Ve bu durum asabımı bozmakta.

 

‘Seçilmiş kişi’lerden bilirim kendimi; daha doğrusu bilirdim. Rüyalarım çıkarken yani… Niye? Haberci rüyalar herkese nasip olmaz derler de ondan. Bu ayrıcalıklı kimliğimi hiç kimselere duyurmamışımdır; tersi yanlış olurdu. İşin ciddiyetini korumak gerekir; sır yani. Arkamdan “amma da büyükleniyor” denmesini de istemezdim tabii… Ama şimdi açıklayacağım işte! Dedim ya, bu rüyalarım artık çıkmıyor.

 

Önce birkaç kısa bilgi vereyim, belki konuya vâkıf olmayan vardır:

‘Haberci rüya’ konusunun parapsikolojiye girdiğini söylemem gerekir öncelikle. O da ne, diyecek olan çıkarsa, parapsikolojiyi, “görünmez âlemden haber alma, duyudışı algılama, uzaduyum, geleceği görebilme gibi doğaüstü olayları araştıran, inceleyen ‘ruhbilim dalı’ (!)” diye tanımlarsam, parapsikologlardan iyi bir not alabilirim. (Hemen belirteyim, buradaki tek tırnaklar ile ayraç içinde ünlemi, ruhbilimcilerle aram açılmasın diye koydum.)

Haberci rüyalar, kendisine bu rüyayla iletilen haberi dağıtabilecek, doğru dürüst kullanabilecek olanlara, kısaca, haberin özündeki amaca uygun iş yapabileceklere gönderilir.

Haberci rüyalar nereden gönderilir? Kim gönderir? İşte buna kimse inanmayacak, olsun, ben yine not etmiş olayım, bunlar ‘sistem’den gelir ve oranın yöneticisi tarafından kendisinin seçeceği kişilere yönlendirilir. ‘Sistemin yönetisi’,  bilinen enerjilerin dışında olan ve ‘zaman enerjisi’ denen şeyi yönetebilecek yüksek gelişmişliğe sahip tinsel bir oluşumdur.

Hepsi bu kadar; dahasını bilmiyorum. Hoş, bilsem de açıklayamam; işin sırrı bende kalsın.

 

Dediğim gibi, ‘seçilmiş’ bir kişi olarak zaman zaman haberci rüyalar görürüm. Gördüğüm şeyler bende kalmaz, rüyada belirtilen ilgililere gördüklerimi aktarırım. İyi bir şeyse sevinsinler, onun gerçekleşmesini beklesinler; kötü bir şeyse önlemini almaya baksınlar, şerden uzak dursunlar diye. Ancak, son zamanlarda bu rüyalar çıkmaz oldu. Tabii, aktardığım kimseler de bana inanmamaya başladılar.

 

Artık çıkmaz olan haberci rüyalarımdan iki örnek vereyim:

Ekonominin iyiye gittiğini görmüştüm; etrafa, yastık altındakilerin bir an önce elden çıkarılmasını salık verdim. İnsancıklar daha çarşıdan evlerine dönmeden altın fiyatları tavan yaptı.

Şu örnek daha da dramatik: dünyanın hiçbir yerine bir damla bile yağmur düşmediğini, su kaynaklarının hepten kuruduğunu, susuzluktan milletin kırıldığını görmüştüm; bu bilgi üzerine insanlar ellerinde avuçlarında ne varsa suya yatırdılar; ancak, az geçmeden memleketin dört bir yanını sel götürürdü; facia bununla da kalmadı, içme suları dahil depolanan suların sağlıksız olduğu ortaya çıktı.

 

Şimdi ben, memlekette çok çok iyi şeyler olacak, 4’lü sistem bize çağ atlatacak, darbe marbe gibi antidemokratikliklerden kurtulunacak, bütçe açık vermeyecek, hukukumuz dünya ölçütünü sollayacak, borç ekonomisi geçmişte kalacak, ileri de neymiş ileri ötesi bir demokrasiye kavuşacağız, vergi adaleti sağlanacak, Cumhuriyet’in getirdiklerine yeni yeni kazanımlar eklenecek, kamu gelirlerinde KDV vesaire gibi dolaylı vergilerin payı azalacak, güvenlik işlerimiz her türlü melanetin üstesinden gelecek niteliğe ulaşacak, üretim artacak, siyasilerimiz el ele gönül gönüle memleket dertlerine derman olacaklar, ….. şeklinde yorumlanabilecek haberci rüyalarımı ya çıkmazsa diye kimselere aktaramıyorum. Bir şey değil, itibarım hepten şey olacak…

 

Bilmem bu durumu neye yormalı?

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 29 Eylül 2012

 

© 2012 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.