Analar, Babalar Feryat Ederken

Anlatması Pek Zor

 

Bayramın son günüydü, Şırnak’ın Gülyazı Köyü yakınlarında bir uçurumun dibinde oluşan bir koca ateş nice ocakları yakıp kavurdu, yürekleri dağladı. Milletçe duyulan acılara eklenen alışılmış ateşlerdendi bu.

Bu canlar alıp canlar yakan olayı olabildiğince kısaltarak not düşmek istersem, işte yukarıdaki iki cümlecik yeter. Gerisi boş laftır bugünkü koşullarda. Nasıl olsa her şeyler gibi unutulup gidecektir benzerleri gibi, onlardan da acı olanlar gibi…

Ama olmuyor, bir-iki şey daha dememi gerektiren bambaşka acılıkta bir durum daha var bu olaya ilişkin: olay, hâliyle kısa zamanda 21 Ağustos’un baş haberleri arasında yerini aldı; şöylesi anlatımlar çoğunluktaydı: “Bir minibüs dolusu asker uçuruma yuvarlandı.” Bambaşka acılık, işte bu cümlede.

Nasıl anlatsam?

Bir deneyeyim:

Vaktiyle mahalle bakkalı bir ahbabım vardı, bir sabah gazete almak için uğradığımda köpürmüş bulmuştum onu; yamağına veryansın ediyordu. Ses etmeden öylece dikilip kaldım dükkânın önünde; derken beni fark etti ve derdini haykırdı: “Bir sandık dolusu limon küflendi!” Yamağı –on beş yaşlarında var yok bir çocuktu– açılmamış bir limon sandığının üzerine şeker çuvallarını yığmış, limonlar da kısa sürede küflenmiş… Bu limon pek hassastır, tek bir tanesi bozuk olsa hepsini mahveder.

Evet, bir sandık dolusu limon küflenebileceği gibi, bir kasa dolusu şeftali çürüyebilir, bir araba yükü yumurta yola saçılabilir, … Örnekleri çoğalt çoğaltabildiğin kadar…

Ama…

Bir sınıf dolusu çocuk kabakulağa yakalanamayacağı gibi bir minibüs dolusu asker de uçuruma yuvarlanamaz. Eğer öyle bir şey olduğunu söylerseniz çocuğa da askere de saygısızlık etmiş olursunuz. Tabii dilinize de… Bilmem anlatabildim mi? Sözüm, elbette bu saygısızlığı yapanlaradır. İsterse o kişi boncuklu bir gazetenin önde gelen yazarlarından biri olsun*.

*

Analar, babalar feryat ederken ben de nelerle uğraşıyorum.

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 23 Ağustos 2012

 

 

 

________________________

* Yeni bir kışkırtmaya tedbir olarak bir minibüs dolusu asker Uludere’den Gülyazı Köyü’ne gönderildi.”

 

 

© 2012 İK

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Fevziye Yazman said,

    Ağustos 23, 2012 at 15:34

    Analar, babalar feryat ederken askerlerimize, şehitlerimize yapılan bu saygısızlığı ben de içime sindiremiyorum. Ayrıca dil sevgisinin yeri ve zamanı yoktur.

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.