Bir Yasa Dolayısıyla

Heyhat!

 

Bu ayın 18’inde yürürlüğe giren Afet Sigortaları Kanunu*, konunun inceliğini bilenlerde hayal kırıklığı yaratmıştır.

Neden?

Kısaca şundan:

Adındaki anahtar sözcük ‘afet’ olmasına karşın ‘doğal afet’ denince depremden sonra ilk akla gelen sel, yer kayması, fırtına, dolu, don ve çığ düşmesinden göstermelik tek bir cümlede ve yalnızca adları sayılarak söz edilmiş olan yasa, ülkenin afet sigortaları konusundaki ihtiyaçlarına yanıt verecek nitelikte değil. Adı ile içeriği uyuşmayan bir durum…

Baştan sona ‘zorunlu (!) deprem sigortası’yla ilgili düzenlemelerden oluşan, ama bu konuda dedikleri de havada kalmaya mahkûm olan yasa, bende, yapılan çalışmalara acıma duygusu uyandırıyor. Ve artık daha da başka bir şey demiyorum…

*

Afet Sigortaları Kanunu’nun hayal kırıklığına uğrattığı bir ‘bilen kalem’ de Sigorta Dünyası dergisinin genel yayın yönetmeni Emre Yazman. Bu sayfaların konukları dil yazılarından tanıyacaklardır onu… Yazman, yıllarını bu dergiye vermiş bir isim; dergisinin Ağustos sayısında Bizden Size köşesinde bu konuyu ele almış. Neler diyor, okuyalım:

«Dağ Fare Doğurdu

“DASK’ın yaygınlaşmasına yönelik önlemler geliyor” haberini duyduğumda bayağı umutlanmıştım. “Hah” demiştim, “eksiklik sonunda fark edildi, devlet artık zorunlu tuttuğu deprem sigortasının arkasında duracak, başka konulardaki zorunluluklara uymayanlara nasıl caydırıcı önlemler almışsa, DASK’ta da aynı tutum içinde olacak.”

Fakat heyhat! Önlem diye, konutlara elektrik ve su bağlamak için DASK poliçesi yaptırma zorunluluğundan öte bir şey akıllarına gelmedi. Belki de geldi de, yapmak istemediler, bilemem. Hani vardır ya, palyatif önlem… “Palyatif önlem ne demektir?” sorusuna mükemmel yanıt olabilecek bir uygulama… Örnek göstermek için adeta biçilmiş kaftan…

Elbette bu önlemler DASK’a bir hareket getirecek, bir ivmelenme sağlayacaktır. Yeni konutların deprem sigortası olacak. Peki, yenileme nasıl olacak? Belirsiz.

Bunu yeterli bulmak olanaklı mı? Asla değil. Yapılan iş, tapu dairelerine elektrik ve su idarelerini eklemekten ibarettir.

Soruyorum: Tapu dairelerine işi düşmeyen, yani alım satıma konu olmayan ve su ile elektriği zaten bağlanmış bulunan emlakin -ki ana kalemi oluşturur-, deprem sigortası ne olacaktır? Niçin konutların ezici çoğunluğunun bulunduğu bu kategoriyi (yani tapuya işi düşmeyen ve suyu, elektriği zaten bağlanmış bulunan konutlar) zorlama yönünde bir önlem alınmamıştır?

Daha önce de yazdım, burada yineliyorum: Devlet DASK poliçesi sahipliğine koymuş olduğu zorunluluğu, sözgelimi motorlu taşıt vergisini izlediği gibi izlemediği ve konuya yeterli yaptırım getirmediği sürece, zorunlu deprem sigortasının gerekli yaygınlığa ve başlangıçta öngörülen amacına ulaşması olanaksızdır.

Dağ fare doğurmuştur.»

*

Bu anlamsız yasaya dair denebilecekler Emre Yazman’ın bu dedikleriyle bir kez daha bitiyor. Yazık…

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 20 Ağustos 2012

 

 

 

 

____________________

* bkz. http://www.ilgilik.com/http:/www.ilgilik.net/587-oldu-yasasin-6305.htm : 587 Öldü, Yaşasın 6305! _ Ama Değişen Bir Şey Yok

 

 

 

© 2012 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.