Yakıştı mı?

Sevinci Kursağında Kalmak…

 

 

Avrupa, Amerika falan görmüşlerin anlattıklarının en başında, daha çok hızlı trenler, metrolar, geniş geniş meydanlar gelirdi. Artık bizim trenler de hızlı olma yolunda… Metrolarımız da var. Ama meydan konusu hiç iç açıcı değil: kentlerimiz zaten meydan fakiriydi, şimdi durum daha kötü ve hele İstanbulumuz’unkiler ufak ufak elden çıkarılıyor.

Ama ne güzel, İstanbul metrolanıyor… Üç gün önce bu sisteme yeni bir hat daha katıldı. Ne zaman açılacağını vesaireyi gazetelerin arka sayfalarındaki duyurudan, Belediye Başkanı’nın çağrısından, haberlerden öğrendik. Ben pek sevindiğimi söyleyeyim. Herkesler de sevinmiştir mutlaka… Benim sevincim, sanırım bir demiryolusever olmam dolayısıyla daha bir başkadır; benim gibilerlerinki biraz farklı anlam taşıyor olmalı… Metro, trenin kentin bağrına uyarlanmışı olduğuna göre, bizlerin sevinçleri elbet farklı olur. Tabii, yaş etmeni de var; duygusal olmuşuzdur biraz…

Atatürk -Cumhuriyet'in demiryolları politikası (Görsel, gaziataturk.blogspot.com kaynağından.)

   

Ancak… Bir de duydum, onca derdin arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kadıköy-Kartal metro hattının açılışında Onuncu Yıl Marşı’na yüklenmiş…

Bir söz vardır, “sevincim kursağımda kaldı” diye: işte benimki de öyle oldu, sevincim kursağımda kaldı. Ben yaştakilerin sayısı ne kadardır, nüfusun kaçta kaçıyızdır? “Onuncu Yıl Marşı’nda geçer, ‘demir ağlarla ördük’ falan; neyi ördün? Hiçbir şey örmüş falan değilsin” demenin ne âlemi vardı, bizim gibilerin gönlünü kırmakla ne geçti elinize Sayın Başbakanım? Yakıştı mı şimdi bu?

İşin ‘hiçbir şey örmüş falan değilsin’ tarafını anlatmak ise zoruma gidiyor. Geçmişini bilmeyenlere neyi nasıl anlatacaksın?!

Toplumun bilgi düzeyi düşükse ne desen yutar. Olur olmaz kükremelerin alkış alması bundandır.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 20 Ağustos 2012

 

 

© 2012 İK

{lang: 'tr'}

4 Yorum

  1. İnal Karagözoğlu said,

    Ağustos 20, 2012 at 10:54

    Bilgi öğrenmekle elde edilir. Öğrenmek için de insanda önce merak olmalı, heves olmalı… Tabii, konu ülkemiz bağlamında demiryolları olunca, insanın ülkesini sevmesi gerekiyor. Nereden geldik, nereye gidiyoruz? Sonrası, bilgi kaynaklarına ulaşmaya kalıyor.

    Bilenler bilir, Atatürk döneminde demiryollarına özel bir önem verilmişti. Bu dönemde, yabancı şirketlerin elindeki 3387 kilometre demiryolu millileştirilmiş, bu işe 42.515.486 lira ödenmişti. Aynı dönemde yeniden döşenen demiryolu 2815 kilometredir; bu iş için de 341.599.424 lira harcanmıştır. 1938’de uzunluğu 6927 kilometreye ulaşmış olan demiryollarımıza bu tarihten sonra eklenen miktar 2 bin kilometrenin altındadır.

    Demiryollarımıza ilişkin bilgi edinmek isteyenler, bu konuda yapılmış araştırmalara kolaylıkla ulaşabilirler. Bu çalışmaların ortak kaynaklarına ilişkin kısa bir liste vereyim:

    -Anadolu Demiryollarının Mübayaasına ve Demiryolları Müdüriyet-i Umumiyesinin Teşkilat ve Vazifesine Dair Kanun (22 Nisan 1924 tarih ve 506 numaralı yasa [bkz. TBMM Kavanin Mecmuası, Cilt 2, s. 410]);
    -Ankara-Ereğli Demiryolunun İnşa ve İşletilmesi Hakkında Kanunun (13 Kânunuevvel 1926 tarih ve 1/1015 numaralı yasa) İkinci Maddesinin Tadiline Dair Kanun Layihası ve Bütçe ve Muvazene-i Maliye Encümenleri Mazbataları, TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 2, Cilt 26, s. 96-97;
    -Başvekâlet, Arade-Diyarbakır-Ergani Demiryolu İnşasının Tevkifi Hakkında 21 Kânunuevvel 1341 (1925) tarih ve 1/806 numaralı Kanun Layihası, TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 2, Cilt 21-22, Sıra No: 82, s. 2;
    -C. Orhan Tütengil, İçtimai ve İktisadi Bakımdan Türkiye’nin Karayolları, İstanbul, 1961, s. 28;
    -Cumhuriyet Arşivi, 030-10, Kutu No: 151, Dosya No: 69, Belge No: 18;
    -Cumhuriyet Arşivi, 030-10, Kutu No: 151, Dosya No: 69, Belge No: 19;
    -Cumhuriyet Arşivi, 030-18, Kutu No: 152, Belge No: 55;
    -Devlet Demiryollarında Nakliyat Kolaylıkları, Hakimiyet-i Milliye gazetesi, 25 Ağustos 1934;
    -G. Ökçün, Türkiye İktisat Kongresi, Ankara, 1981, s. 255;
    -İlhan Tekeli, Selim İlkin, Uygulamaya Geçerken Türkiye’de Devletçiliğin Oluşumu, s. 256-257;
    -İsmail Yıldırım, Cumhuriyet Döneminde Demiryollarımızdaki Gelişmeler, AÜ Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 1993, s. 192 ve 218;
    -İsmet İnönü, Sivas Konuşması, 30 Ağustos 1930, Demiryolları Mecmuası, Cilt 6, Sayı 66-70, 1. Kânun 1930, s. 270-285;
    -İzzet Arukan (Eskişehir Milletvekili), 26 Mayıs 1939 tarihli konuşma, TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 6, Cilt 2, s. 297;
    -Karayolları Genel Müdürlüğü, Cumhuriyetin 50. Yılında Karayollarımız, Ankara, 1973, s. 35;
    -M. Arslan Abisel, Bir Karış Fazla Şimendifer, Ankara, 1948, s. 43;
    -M. Arslan Abisel, Demiryol Politikamızın 25. Yıl Dönümü, Demiryolları Dergisi, Cilt 23, Sayı 285-287 (Eylül 1949), s. 53;
    -Müderrisoğlu, Kurtuluş Savaşının Mali Kaynakları, Ankara, 1981, s. 83;
    -Nafıa ve Muvazenei Maliye Encümenleri Mazbataları, TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 2, Cilt 21-22, Sıra No: 82, s. 2;
    -Nafıa Vekâleti (Bayıdırlık Bakanlığı), Bayındırlık İşleri Dergisi, Yıl 5, Sayı 5, 1. Teşrin 1938, s. 93;
    -Nafıa Vekâleti, Bayındırlık İşleri Dergisi, Yıl 5, Sayı 5, 1. Teşrin 1938, s. 18.
    -Nafıa Vekâleti, Bayındırlık İşleri Dergisi, Yıl 5, Sayı 5,1. Teşrin 1938, s. 68;
    -Osmanlı Devleti’nin yabancılara verdiği imtiyazlara ilişkin 12 numaralı protokol (bkz. İsmail Soysal, Türkiye’nin Siyasal Antlaşmaları, Ankara, 1989, s. 196-201);
    -Recep Bey (Peker), Nafıa Vekili, 22 Mayıs 1930 tarihli Meclis konuşması, TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 3, Cilt 19, s. 175;
    -TBMM’de demiryolu konusunda yapılan görüşmeler, TBMM Zabıt Ceridesi, Dönem 2, Cilt 8/1, s. 1066-1081;
    -Ünsal Yavuz, Askeri Strateji Açısından Türkiye’deki Demiryolları (1856-1923), bildiri, Birinci Askeri Tarih Semineri, Ankara, 1983, s. 187;
    -Y. S. Tezel, Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Antiemperyalist miydi? _ Chester Ayrıcalığı, AÜ SBF Dergisi, Cilt XXV (Aralık 1970), Ankara, 1970, s. 294;
    -Y. Sezai Tezel, Cumhuriyet Döneminin İktisadi Tarihi 1923-1950, Ankara, 1986, s. 177;
    -Yunus Nadi, Ecnebi Sermayeli Son Şimendifer de Satın Alınıyor, Cumhuriyet gazetesi, 30 Ocak 1936.

  2. Fevziye Yazman said,

    Ağustos 21, 2012 at 01:13

    Yakışmadı.

  3. Emre Yazman said,

    Ağustos 21, 2012 at 23:45

    Bence çok yakıştı.

  4. İnal Karagözoğlu said,

    Ağustos 22, 2012 at 06:42

    Yazmanlar’ın ikisi de tam isabet kaydetmişlerdir.

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.