30 Ağustos’u Anlamak

İşe Nerden Başlamalı?

 

 

Bugün 30 Ağustos; Büyük Zafer’in 90’ıncı yıldönümü.

30 Ağustos’u ulusal bir bayram olarak 1935’te kutlamaya başlamışız. 30 Ağustos Zaferi’nin ilk kutlanışı 1923 yılında Afyonkarahisar’da, Ankara’da ve İzmir’de olmuş.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Ey Millet, Destan’ı Yazmaya Devam!…

Kuvayımilliye Destanı’ndan

 

SEKİZİNCİ BAP
 

26 Ağustos Gecesinde

Saatlar İki Otuzdan Beş Otuza Kadar   
ve
İzmir Rıhtımından
Akdeniz’e Bakan Nefer
 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Büyük Zafer’i Kutlamanın Arifesinde

Bando Susturmanın Anlamı

 

 

Hatırlamayan çıkabilir, geçen yılın ilk ayının ikinci haftasının başında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kars’ta yapımı süren bir heykelin ucube olduğunu söylemişti, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da hemencecik tevil yollu bir açıklama getirmişti olaya: “Başbakan’ın konuşma metinlerine bakın! Heykel sözcüğü geçmiyor. Kars’ın kentsel dokusuyla bağdaşmayan gecekondular için söyledi. ” Günay bu açıklamayı, o sırada yurt dışında olan Başbakan’la görüşemeden alelacele yapmıştı. Niye? Üç yıl kadar önce bu anıtı beğendiğini söylemişti de ondan olsa gerek… Evet, gerçekten de beğenmiş olabilir, ne de olsa bir özelliğini görüp kültür bakanı yapmışlardı onu… Ama ne olduydu, gazeteciler şeytan, dururlar mı, hemen Başbakan’a yetiştirdiydiler: “Efendim, Kültür Bakanınız böyle böyle dedi.” Başbakan’ın gazetecilere yanıtı netti ve bu vesileyle kimi densizlere de hadlerini bildirir içerikteydi: “’Ucube’ sözünü heykel için kullandım. Heykelin ne olduğunu az çok bilirim. Heykelle ilgili takdir yetkisi kullanmak için illa güzel sanatlar mezunu olmak şart değil.”

Bundan sonrası biraz dedikoduya girer; şöyle:

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: “Allah kimseyi Bakan Günay’ın durumuna düşürmesin.”

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Analar, Babalar Feryat Ederken

Anlatması Pek Zor

 

Bayramın son günüydü, Şırnak’ın Gülyazı Köyü yakınlarında bir uçurumun dibinde oluşan bir koca ateş nice ocakları yakıp kavurdu, yürekleri dağladı. Milletçe duyulan acılara eklenen alışılmış ateşlerdendi bu.

Bu canlar alıp canlar yakan olayı olabildiğince kısaltarak not düşmek istersem, işte yukarıdaki iki cümlecik yeter. Gerisi boş laftır bugünkü koşullarda. Nasıl olsa her şeyler gibi unutulup gidecektir benzerleri gibi, onlardan da acı olanlar gibi…

Ama olmuyor, bir-iki şey daha dememi gerektiren bambaşka acılıkta bir durum daha var bu olaya ilişkin: olay, hâliyle kısa zamanda 21 Ağustos’un baş haberleri arasında yerini aldı; şöylesi anlatımlar çoğunluktaydı: “Bir minibüs dolusu asker uçuruma yuvarlandı.” Bambaşka acılık, işte bu cümlede.

Nasıl anlatsam?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bir Yasa Dolayısıyla

Heyhat!

 

Bu ayın 18’inde yürürlüğe giren Afet Sigortaları Kanunu*, konunun inceliğini bilenlerde hayal kırıklığı yaratmıştır.

Neden?

Kısaca şundan:

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Yakıştı mı?

Sevinci Kursağında Kalmak…

 

 

Avrupa, Amerika falan görmüşlerin anlattıklarının en başında, daha çok hızlı trenler, metrolar, geniş geniş meydanlar gelirdi. Artık bizim trenler de hızlı olma yolunda… Metrolarımız da var. Ama meydan konusu hiç iç açıcı değil: kentlerimiz zaten meydan fakiriydi, şimdi durum daha kötü ve hele İstanbulumuz’unkiler ufak ufak elden çıkarılıyor.

Ama ne güzel, İstanbul metrolanıyor… Üç gün önce bu sisteme yeni bir hat daha katıldı. Ne zaman açılacağını vesaireyi gazetelerin arka sayfalarındaki duyurudan, Belediye Başkanı’nın çağrısından, haberlerden öğrendik. Ben pek sevindiğimi söyleyeyim. Herkesler de sevinmiştir mutlaka… Benim sevincim, sanırım bir demiryolusever olmam dolayısıyla daha bir başkadır; benim gibilerlerinki biraz farklı anlam taşıyor olmalı… Metro, trenin kentin bağrına uyarlanmışı olduğuna göre, bizlerin sevinçleri elbet farklı olur. Tabii, yaş etmeni de var; duygusal olmuşuzdur biraz…

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

« Previous entries Sonraki Sayfa » Sonraki Sayfa »

Improve the web with Nofollow Reciprocity.