Her Bir Şeyin Çözüm Yolu Vardır

İşte Açıklıyorum

 

Aile efradı, eş-dost ne zamandır bastırıp duruyor, açıkla diye… Benimle birlikte gitmesine kimsenin gönlü razı değil. Şu son köprü bakımı işleri olmasaydı zor açıklardım; milletin çektiği trafik şeysi beni zerre kadar ilgilendirmez, ama “Köprüler yaptırdım gelip geçmeye / Çeşmeler yaptırdım suyun içmeye, karam aman aman…” dercesine şu kadar arabayı köprüden beleş geçirmek, bu da yetmez, köprü ahalisine iftarlık dağıtmak iktisadiyatıma dokundu ve açıklamaya karar verdim.

İşte açıklıyorum: Haliç ve Boğaz doldurulmalı. Bu da benim projem… İstanbulumuz’un köyleşme süreci tamamlanıp da –bu iş bu yüzyılda mı sonuçlanır, bir dahakine mi sarkar, artık bilemem– nasıl olsa benim sır gibi sakladığım bu fikir beş yüzlük ampul gibi birilerinin kafasında ışıldamaya başlayacak… Bu gerçek karşısında en doğrusunu yaptım, açıkladım gitti işte. Hem ailemin, eşin dostun gönlü olmuş olacak hem de namım yürüyecek, öyle değil mi?

Projem sayesinde şehrin iki yakası bir araya geldiğinde ve bu arada Fatih de Beyoğlu’yla öpüşmüş olduğunda, İstanbul halkı huzura erecek, kamu maliyesinde gediklere yol açan olur olmaz şeyler de son bulacaktır. Dahası, külliyetli miktarda kamusal arsa stokuna kavuşulacaktır.

Bu proje için gerekli olan dolgu malzemesi mi? ‘Çılgın Proje’nin hafriyatı ne güne duruyor?

 

                                                                

'Çılgın' ile benim proje birbirini tamamlarsa iyi olur.  (Görseller sırasıyla Milliyet gazetesinden ve Vikipedi'den.)  

 

Ancak… Ancak, hani bazı büyük projelerin zor tarafı, açığı olabilir ya, benimkinde de ‘çılgın’la eşzamanlı olarak ele alınamama olasılığı gibi bir durum vardır. Bunu da söylemiş olayım.

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 27 Temmuz 2012

 

 © 2012 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.