Yasağı Delmişler…

Diyecek Bir Şey Yok, Geleneğimizde Var

 

Kurala aykırı iş yapma insanın tabiatında olsa gerek. Neden böyledir, bir şey demeye yetecek bilgim yok; psikologların bir açıklaması vardır herhalde… Bu aykırı iş yapma durumunun toplumsal boyutta yaygın olduğu konular da az değil hani. Bunun açıklaması da sosyologlara düşüyor olmalı.

Bu aykırılıklar boy boy… İnsanın çapına göre. Çap dediğim, yaş, konum, cüzdan, kültür, ortam, makam-mevki, güç-kuvvet, edep vs. Tabii cinsiyet etmeni de giriyor işin içine. Gördüğüm aykırı eylemleri bu başlıklar altında toplayabilirim.

Kurallar niye vardır, kuralları belirleyenler kimlerdir, kurallar nasıl ve ne yolla belirlenir, kurallara aykırılıkların yaptırımları nelerdir? Ne bunlara girecek konumdayım ne de bilgim var. Sade bir yurttaşım, o kadar… Ancak, olup bitenler bu konuda da düşünmemi zorunlu kılıyor.

İşte çok taze bir haber: bazı yurttaşlar İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde Asmalımescit semtinde bir araya gelip ‘masa-sandalye yasağı’nı delmişler. Yasağı delme işi, sokağa tabureler dizip onların üzerine oturmakla gerçekleştirilmiş. Duvarlara dövizler de asmışlar. Bir müzik grubu da onlara destek vermiş…

Sanmam ya, “‘masa-sandalye yasağı’ da ne ola ki” diyen olursa diye özetleyivereyim: Beyoğlu Belediyesi, geçen yıl bu aylarda, eğlence ‘mekân’larının bulunduğu bazı semt ve sokaklarda bu yerlerin önlerine müşteriler için masa-sandalye konmasını yasaklamıştı. Bu yasağın getirildiği yerler arasında adı en çok geçen semt de Asmalımescit’ti.

Bir protesto eylemi olarak gelişen bu yasak delme etkinliği, bir derneğin öncülüğünde olmuş.

Bu haberi duyunca birkaç şey birden geldi aklıma. Pek alışılmadık biçimde bir yasak delme olayı olduğundan aklımda yer etmiş, geçen Mayıs ayında Ankara’da Başkent Voleybol Salonu’nda seyirciler vuvuzela öttürme yasağını delmişlerdi, aklıma ilk gelen bu. İkincisi, –aslında buna hukukta ‘yasak delme’ değil de ‘yasaya aykırı eylem’ denir–  sekizinci cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın Anayasa’ya aykırı bir işe önayak olması, bununla da kalmayıp “Anayasa’yı bir kere delmekle bir şey olmaz” demesi… Son dönemde de, yargı kararlarının pek sallanmadığına tanık oluyorum.

Uzatmayayım, Asmalımescit’teki masa-sandalye yasağını delme eylemi sadece o bir şeyleri anımsatmadı bana, derin ve sakıncalı düşüncelere de sürükledi. Bu Asmalımescit hadisesinde evet, işgüzarca konmuş bir yasağa karşı gelmek iyi hoş da, eylemcilerin, o eğlence mekânlarının müdavimleri ehlikeyif zevattan olup, işlerine taş konduğu iddiasındaki birilerinin verdiği gazla yola çıkmış olmaları, eylemlerinin değerini az buçuk hafifletiyor. Bunu söylemem gerekir. Olumsuzlukları protesto etmeli, ama karşı çıkılan şey de bütün milleti olmasa bile hiç değilse geniş kesimleri ilgilendiren bir şey olmalı.

Sen her bir şeylere sus, gözünü yum, üç maymunu oyna, sonra da keyfine dokunan, dirseğine değen bir şey oldu mu bağır… Bu iş öyle ucuz değil! Var mısın her türlü gazaba göğüs germeyi göze alarak “Önce hukuk” diye bağırmaya? Hukuka aykırı yasaklara karşı gelmek ancak böyle olur.

 

 

İnal Karagözoğlu

 

Yalıkavak, 6 Temmuz 2012

 

 

 © 2012 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.