Anneler Günü’nde…

Bıyıklı Anneler!

Pakiz Borteçen

Eğer anne olmak,

- O doğmadan önce ona bir oda hazırlamak, duvarlarını elleriyle boyamak, odasını süslemekse;

- Daha doğmamışken onun fotoğrafını görüp heyecanlanmaksa;

- O doğduğu andan itibaren her gece, “nefes alıyor mu” diye yanı başında sabahlamaksa;

- Her gece böldüğü uykularıyla onu mamasız bırakmamaksa;

- Yanına yatırdığında boğulmasın diye uyumamaksa ve sabahlara değin onu izlemekse, nefesini koklamaksa;

- Ateşlendiğinde doktorlara koşturmak, uykusuz gecelerde onun minik parmaklarını tutarak sabahlamaksa;

- Diş çıkarmalarında acısını dindirmek ve onu gülümsetmek için çırpınmaksa, akan salyalarını üşenmeden silmekse;

- İlk yürüme denemelerinde başarsın diye düşmesini göze alabilmekse;

- İlk hecelemelerinde ona ilk sözcüklerini söyletebilmekse;

- Onunla parkları, bahçeleri, oyun bahçelerini bıkmadan usanmadan gezebilmekse ve onunla oynayabilmekse;

- Ağaçları, kuşları, denizleri, gökyüzünü, eşyaları, araçları, insanları, dünyayı algılatabilmekse;

- Çok küçük bir yaşta kreşe vermek zorunda kalıp da o ağladığında işini bırakıp kreşlerde beklemekse;

- Parmak kadar bir yaşta bir otobüs koltuğunda yanına oturtup “Yeni hayatımıza gidiyoruz” deyip onun anlamasını sağlamaya çalışmaksa;

- Bir deprem ânında herkesi, her şeyi bırakıp yalnızca onu yatağından kapıp dışarı yarı çıplak fırlayabilmekse;

- Her saniyesini onunla geçirmeyi göze alabilmekse;

- İşi ile onun arasındaki o uzun köprüde yorulmadan yolculuk yapabilmekse;

- Bağışıklık kazansın diye sokaklarda kirlenmesini göze alabilmekse;

- Ona bisiklete binmeyi öğretebilmekse,

- Kavga etmemesini öğretirken kendisini koruması gerektiğini de öğütlemekse;

- İşini bırakıp anasınıfı kapılarında başka annelerle bekleşebilmekse;

- İlkokul önlüğünü, çantasını, boyalarını, kalemlerini alıp bir kare fotoğraf çektirebilmekse ve o ilk gün yanında olabilmekse;

- Ona alfabeyi öğretebilmekse, okumayı yazmayı ilerletmesinde yorulmadan çabalamaksa;

- Teknolojiyi yakalasın diye kendi PC’sini bozmasını göze alıp ona teslim edebilmekse;

- Her anneler gününde, her okul etkinliğinde onun yanında olup, “Bak, herkesin annesi burada ama kimsenin babası yok. Oysa senin baban yanında ve bununla mutlu ol” diyerek ona kendisini iyi hissettirebilmekse;

- Her karne gününde yanında olabilmekse;

- Ona yüzmeyi öğretebilmekse; her tatiline onunla çıkabilmek ve bundan zevk alabilmekse;

- Büyüdükçe gelişen ve artan haklı isteklerine cevap verebilmekse ve cevap veremediği anlarda ona ‘yokluğu’ da kabul ettirebilmekse;

- Onun gelişimi üzerine harcadığı emeklere karşın yapılan haklı/haksız eleştirilere göğüs gerebilmekse;

- Ona genç kızlığı ya da delikanlılığı öğretebilmekse;

- İlk aşkını öğrenebilmekse ve bununla gurur duyabilmekse;

- Zamanla artık seni bile beğenmediğini, seni geçmeye başladığını görüp bununla GURUR duyabilmekse;

- Her şeye rağmen ertelenmiş hayatında iç huzuruyla MUTLU olabilmekse;

- Daha unutulan nice başlıklarla var olabilmekse;

İŞTE O ZAMAN, BIYIKLI DA OLSAM BEN BİR ANNEYİM…

KADIN YA DA ERKEK, ANNE/BABA OLMAK EMEK İŞİDİR… ÖZVERİ İŞİDİR… SALT SEVMEK İŞİ DEĞİLDİR…

BU NEDENLEDİR Kİ, BIYIKSIZ/BIYIKLI BÜTÜN ANNNELERİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN!…

 

Yarımca, 13 Mayıs 2012

 

 

_______________

Üstbaşlık İlgilik’e özeldir.

 

 

© 2012 PB.ilgilik

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Pakiz Borteçen said,

    Mayıs 14, 2012 at 19:42

    Ne diyebilirim ki Sevgili İnal Bey ! Sayfanızda bana yer vermiş olmanız , bu Anneler (!) Günü’nde aldığım en güzel hediye oldu ve beni çok duygulandırdı…Teşekkürler…

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.