Neyin Ne Olduğunu Bilmezsen…

Evlere Şenlik Durumlar

 

 

Ticaret kuruluşlarının zaman zaman müşteri çekme kampanyaları oluyor. Bunlara, işin gereği olarak albenili adlar veriliyor. Dilini bilmemek, hele de öğrenmeye yönelmemek kötü; bazen bu bilgisizlik yüzünden çok tuhaf adlar da veriliyor bu kampanyalara. Alın, ‘evlere şenlik’ sözünü… Lafın içinde ‘şenlik’ var ya, ‘evlere şenlik’ deyiminin iyileme anlamı olduğu sanılıyor.

Bu deyim, değişik zamanlarda değişik ticaret kuruluşlarınca değişik şeyleri pazarlamak için bol bol kullanıldı. Şu son günlerde de yine bir iletişim şirketi ona sarıldı. “‘Evlere şenlik’ şeyini şey edersen evin şenlenecek” demeye gelen bir tanıtım… Ben böyle ürünü istemem, benden uzak olsun.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Bugün Dünya Günü’ymüş

Yarın 23 Nisan… Neşe Doluyor mu İnsan?

 

Bugün Dünya Günü’ymüş… Bir hafta önce de Dünya Sanat Günü’ydü. Nisan ayı bu günler, haftalar yönünden olabildiğince zengin. Bu yıl, daha önce pek görülmeyen yıkıcı doğa olayları da oldu bu ay içinde. Ayın bitmesine daha sekiz-dokuz gün var, bakalım daha neler olacak?

Bizde, hemen her ülkede olduğu gibi, eğitim-öğretim, dolayısıyla, bilgiyle, beceriyle donatılmış, topluma yük olmayan üretici bireyler yetiştirme işleri devletin görevleri arasında. Bu iş için koskoca bir kuruluşumuz var: Milli Eğitim Bakanlığı. Niye saklayayım, Dünya Günü ile Dünya Sanat Günü’nü ben yeni duyuyorum; bu günler Milli Eğitim’in genelağdaki yerinde var mı, diye bakasım geldi, baktım, yok (merak eden, Anasayfa > Bağlantılar > Belirli Gün ve Haftalar diye baksın). Demek, daha resmiyet kazanmamışlar… Olsun, adlarında ‘Dünya’ sözü var ya, biz de kutlarız, olur biter.

Dünya Sanat Günü çok çok yeni bir gün, ilk kez bu yıl kutlandı. Günü 15 Nisan. Leonardo da Vinci’nin doğum günü olan bu günün ‘Dünya Sanat Günü’ olarak kutlanması, ülkemizin de temsil edildiği Uluslararası Sanat Birliği’nin geçen yıl 5-6 Nisan tarihlerinde Meksika’nın Guadalajara kentinde toplanan 17’nci Genel Kurulu’nda oybirliğiyle kabul edilmiş.

Dünya Sanat Günü tabii bizde de kutlandı. Sayın Cumhurbaşkanı Gül de, bu ilk kutlama dolayısıyla bir mesaj yayımladı, bu günün Dünya Sanat Günü olarak kutlanmaya başlamasını, sanata ve insanlığa bu hazineyi armağan eden sanatçılara teşekkür edilmesi için önemli bir adım olarak niteledi. Sayın Gül mesajında, en büyük dileğimizin, insanlığın, husumetlerden, çıkar çatışmalarından uzak bir şekilde sanatın bütünleştirici gücüyle dostluk ilişkileri kurduğunu, uygarlığın değerlerine ve yüksek ideallerine sahip çıktığını görmek olduğunu da dile getirdi.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dünya Sanat Günü’nde…

Var Olmanın Dayanılmaz Sorumluluğu

 

Nilgün Serimoğlu

 

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

‘12 Eylül’ Yargılanırken…

İbret Alınacak Kesişmeler

 

 

Şimdi ‘biz’ ne yapıyoruz? ‘12 Eylül’ü yargılıyoruz, değil mi? “Bu, anayasa değişikliği paketine ‘evet’ diyenlerin sayesinde oluyor.” Böyle deniyor ve doğrudur: bunu sağlayanlar, 12 Eylül 2010 günü yapılan halkoylamasında ’82 Anayasası’nda bilmem şu kadar maddelik değişiklik öngören pakete ‘evet’ diyenlerdir. Ama bu, sadece sonuç olarak böyledir. 7 Kasım 1982’deki anayasa halkoylamasında % 91,37’lik ‘evet’le kabul edilmiş olan bir anayasanın paketlenmiş bir kısım maddeleri % 57,88 oranındaki evet oyuyla değiştirilmiştir, o kadar. % 42,12’lik hayır oyu ise, her biri öncelikle paketleme işine, sonra da o paketteki maddelerden birine ya da birden çoğuna karşı verilmiş oyların harmanlanmış toplamıdır ve bu yüzden yanıltıcıdır.

 

Niye “Ama bu, sadece sonuç olarak böyledir” diyorum?

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Dilin Kemiği –Gereksiz Yinelemeler

 

Yasal Mevzuat Müsaitse Kalan Bakiyeyi Geri İade Ediniz

 

Emre Yazman

 

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

AYIN YAZISI

Dil Devriminin 80. Yılındayız,

Dil Derneği de Tam 25 Yaşında

 

 Dil Derneği’nin 25 yıl önce başlayan öyküsünü anlatmadan önce, bugün yaşamayan kurucu üyelerinin hepsini; özellikle ilk adımı atan Dr. Haldun Özen’i, Ali Püsküllüoğlu’nu ve Mustafa Ekmekçi’yi özlemle, saygıyla anıyorum.      

Bu öyküyü birçok kez yazdık, anlattık; ne ki gündemin saat başı değişerek bellekleri tozlandırdığı bir dönemde, bir kez daha yinelemekte yarar görüyorum.

12 Eylül sabahı marşlarla uyandık; sokağa çıkma yasağına aldırmadan giyinip Türk Dil Kurumu’na koştuk. Kapı duvardı; 12 Eylülcüler bütün dernekleri kapatmış, Türk Dil Kurumu’nu da kapatılan dernekler arasına almıştı. Atatürk’ün Türk Dil Kurumu’nun seçilmiş son Başkanı Prof. Dr. Şerafettin Turan’ın öncülüğünde yöneticilerimizin girişimleriyle kurum öğleden sonra açıldı. O gün, üç yıl sonra olacakları bilmiyorduk.

Read the rest of this entry »

{lang: 'tr'}

Improve the web with Nofollow Reciprocity.