Dilin Kemiği –Sesletim Hataları

Komşularımızın Adını Bile Yanlış Söylüyoruz

Emre Yazman

 

Özellikle “hukuğu” ve “tebriği” yaygın olarak yapılan yanlışlardan. Yazım kılavuzları bu konuda da doğruyu gösteren kaynaklar. Bir yazım kılavuzu edinip el altında bulundurmak, yanlıştan kaçınmanın en iyi yolu.

 

Türkçeyi kullanırken yaptığımız yanlışları sınıflarsak, sesletim (telaffuz) hataları başlığı altında incelenebilecek olanlar önemli bir yer tutar.

Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Daha komşularımızın adlarında başlıyoruz tökezlemeye.

Irak

Sözgelimi güney komşumuz Irak…

Nasıl okudunuz? “Iıırak” diye uzattınız mı “ı”yı? Yoksa “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur” atasözündeki uzak anlamına gelen “ırak”ta olduğu gibi mi seslettiniz? Eğer “ı”yı uzattıysanız, birçokları gibi televizyonlardaki sunucuların ve “enkırmen”lerin bombardımanından etkilendiğiniz anlaşılır. Yok uzatmadıysanız kutlanmayı hak ettiniz. Çünkü çok güç bir şeyi başarıp o bombardımandan yara almaksızın kurtulmuşsunuz demektir.

İran’ın “i”si uzun okunur ama Irak’ın “ı”sı kısadır.

İş bu kadarla kalsa iyi. Ne yazık ki kalmıyor. Irak -ı, -a, -ın eklerini aldığı zaman yeni yanlışlıklar uçuşmaya başlıyor havada. Irakı, ıraka, ırakın yanlış; ırağı, ırağa, ırağın doğrudur. Televizyonda doğrusunu söyleyene rastlamak ise dört yapraklı yoncaya rastlamak kadar zordur neredeyse. Türkçenin en temel kurallarından birini ıskalayıp böyle bir yanlışı ısrarla yapmak -hele ekranlardan milyonlara seslenen bir profesyonel iseniz-, dilinizi sevip saymamaktan mı kaynaklanır, boş vermişlikten mi, yoksa yapılan işe saygı duymamaktan mı? Siz karar verin.

Türkçenin en temel kurallarından biri… Nedir o kural? Sözcük sonlarındaki p, ç, t, k harfleri -i, -e, -in ekleri alındığında yumuşayarak b, c, d, ğ’ye dönüşür. Tek heceli sözcükler ise istisna oluşturur (örnek: stoka, topu, haçın, çite). Tek heceli bir sözcük eğer bileşik sözcüğün yapısına girmişse ve ikinci sıradaysa yumuşama kuralından istisna olma durumu hâlâ geçerlidir. O nedenle Karabük’e “karabüğe” değil, “karabüke” okunur. Beşok’un (soyadı) okunuşu “beşoğun”değil “beşokun”dur.

Kuralın tek istisnası bir heceli sözcükler değil. Yabancı dillerden Türkçeye geçmiş birçok sözcük de istisna kapsamında. Birkaç örnek: brice değil briçe, hukuğu değil hukuku, tebriği değil tebriki, taksidin değil taksitin, vasada değil vasata…

Özellikle hukuğu ve tebriği yaygın olarak yapılan yanlışlardan. Yazım kılavuzları bu konuda da doğruyu gösteren kaynaklar. Bir yazım kılavuzu edinip el altında bulundurmak, yanlıştan kaçınmanın en iyi yolu.

Azerbaycan

Doğu komşumuz, “iki devlet tek millet” dediğimiz, kendimizi çok yakın hissettiğimiz, canımız ciğerimiz Azerbaycan’ı da çoğumuz doğru dürüst söylemeyi beceremiyoruz. Baştaki a’yı uzun sesletmek gerekiyor. Birçoğumuz kısa söylüyoruz oysa. “Azeri” derken de aynı hataya düşüyoruz.

İlk a’nın sesletiminde başlayan sorun ikinci a’da daha da yaygınlaşarak sürüyor. İkinci a ağzımızdan e sesine dönüşerek çıkıyor. Yani |azerbeycan| oluveriyor. Bu hatanın televizyonda haber okuyanlardan tutun da başbakanlara kadar çok geniş bir yelpazede yapıldığını görüyoruz.

Sonuç olarak sevgili komşumuzun adını kaç değişik biçimde söylüyoruz, bir bakalım:

1. |azerbaycan| (ilk a kısa),

2.|a:zerbeycan| (ilk a uzun),

3. |azerbeycan| (ilk a kısa)

ve doğru söyleyiş

4. |a:zerbaycan| (ilk a uzun).

Seç seç söyle, hangisini beğenirsen…

İkamet, ikametgâh, ikame

Öylesine yaygın yanlış söylenen sözcükler ki bunlar, hâlâ doğrusunu bilenler varsa, onlar da bildikleri doğruyu unutmak üzereler.

“İkamet”, “ikametgâh” ve “ikame”deki k sesi “kâğıt”ta olduğu gibi ince değildir. “Kanun”daki gibi kalın ve uzundur. Kalın olması gereken k sesi yanlış olarak ince sesletiliyor. Yanlış, “galatımeşhur”a ha dönüştü ha dönüşecek.

Gelecek yazıda başka bir dil konusunda buluşmak üzere…

 

İstanbul, 21 Mart 2012

 

_______________________

Yazar’ın İlgilik’te çıkan yazılarından son ikisi:

Moda Sözcükler _ “Dil Noktasındaki Sorunlar Ne Adına Yaşanıyor, Açıkçası Bilemiyorum” -24 Şub. 2012

“Eyç-di-ay”dan “Ha-de-i”ye… -31 May. 2008

 

© 2012 EY.ilgilik

{lang: 'tr'}

2 Yorum

  1. Av. Muazzez Çörtelek said,

    Mart 29, 2012 at 11:14

    Dilin önemini anlamak ne kadar önemli. Güzel dilimiz öylesine başıbozuk bir biçimde kullanılıyor ki. Oysa düşünmenin matematiğidir dil. Kullandığın gibisindir, kullandığın kadarsındır. Dil üzerine ne dense az kalıyor artık. Bu konuda yazanların ellerine dillerine sağlık.

  2. Betül ve İhsan Kural said,

    Mayıs 9, 2012 at 18:51

    Ulusal yayım yapan TRT ve hatta Türkçe öğretmenleri bile bu hataları yapmamaktan yoksunlar,gerisini sen hesap et…!

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.