Kış Nağmeleri…

Elhan-ı Şita…

 

 

Tam da bugünlere, günümüze uygun bir şiir; Cenap Şahabettin’den… Babamın dışarıda yağan karlara, Tokat’tan ayrılırkenki evin penceresinden Cenap Şahabettin’in bu dizeleriyle seslenişi kulaklarımda… Birkaç dizesini veriyorum:

 

“Elhan-ı Şita


Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş…
Eşini gaib eyleyen bir kuş

Gibi kar,
Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar.
……….

Dök ey semâ -revân-ı tabiat gunûdedir-,
Hâk-i siyâhın üstüne sâfî şükûfeler!
……….
Göklerden emeller gibi rizan oluyor kar,
Her sûda hayâlim gibi pûyân oluyor kar.
……….
Dök hâk-i siyâh üstüne, ey dest-i semâ dök!
Ey dest-i semâ, dest-i kerem, dest-i şitâ dök:
Ezhâr-ı bahârın yerine berf-i sefîdi;
Elhân-ı tuyûrun yerine samt-ı ümîdi…”

 

Babamın dışarıda yağan karlara, Tokat’tan ayrılırkenki evin penceresinden Cenap Şahabettin’in bu dizeleriyle seslenişi kulaklarımda… (Görsel, Haberler Com kaynağından.)

 

Bu dizeleri günümüzün diliyle söylemeye çalışırsam:

 

“Kış Nağmeleri

 
Bir beyaz titreyiş, bir dumanlı uçuş…
Eşini yitiren bir kuş gibi kar,

Geçen ilkbahar günlerini arar.

……….

Ey gökyüzü,

Dök saf çiçeklerini kara toprağın üstüne!

Doğanın ruhu uykudadır orada…
……….

Göklerden istekler gibi dökülüyor kar,
Mutlu hayallerim gibi koşuyor kar.
……….

Ey göğün eli, dök siyah toprak üstüne, dök!
Ey göğün, cömertliğin, kışın eli,  
Dök bahar çiçekleri yerine beyaz karları, 
Kuşların cııvıltıları yerine umudun suskunluğunu…”


*

Cenap, şiirimize sembolizmi getiren, şairlerimize bu akımı tanıtan bir şair. Elhan-ı Şita’da, kış mevsiminin bizlere yüklediği duygusallığın simgesel bir dille anlatılışının ötesinde, yaşadığımız günlere üstü kapalı göndermeler de bulur oldum epeydir.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 1 Şubat 2012

 

© 2012 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.