Pek Yakında Bu Sinemada!

Figüranlığa Talim mi?

 

 

Arap Birliği Beşar Esad’a babalanmış: Ayağını denk almazsan şunları şunları yaparım!

 

Basın-yayından edindiğim bilgilere göre, günlerden önceki gün, yeniden ‘bahar’lanan Mısır’ın başkenti Kahire’de toplanan Birlik’in Dışişleri Bakanları Konseyi, aralarına bizim dışişleri bakanını da alarak bir dizi yaptırımı kabul etmiş. Bunları, ‘Suriye yönetimi yetkilileri ile Suriye’nin önemli kişilerinin Arap ülkelerine gitmelerinin yasaklanması, Suriye Merkez Bankası’yla ilişkilerin durdurulması, Suriye’yle ticaretin kısıtlanması, Suriye devletinin Arap ülkelerindeki malvarlıklarının dondurulması, Suriye’yle olan parasal ilişkiler ile Suriye Ticaret Bankası’yla yürütülen işlemlerin durdurulması, Arap ülkelerinin Suriye’de yaptıkları işlerin dondurulması, Suriye’yle olan iki yönlü havayolu ulaşımının durdurulması, Suriye’ye kişisel olanlar dışındaki para akışları ile bu ülkedeki kuruluşlara verilmiş olan denklik belgelerinin Arap Birliği ülkelerinin merkez bankalarınca denetlenmesi’ diye özetleyebilirim. Dokuz maddelik bir şey…

 

Cezayir, Irak, Lübnan ve Yemen, bu yaptırımlara onay vermemiş. İşin güzel yanı ise, dışişleri bakanımızın, “Önlemler kesinlikle Suriye halkını hedef almamalı” demiş olması. Ama Türkiye olarak, ‘Arap Birliği’nin sürecine destek veriyormuşuz, bundan sonra da adımlarımızı Arap Birliği’yle ilişki kurarak atacakmışız, o başka… Bakanımız, “Suriye yönetiminin halkına yaptığı eziyeti sona erdirmek için tüm gücümüzle çalışmalıyız” demiş.

 

Bakanımız’ın bu yaptırımların onaylanmasının ardından basına yaptığı açıklama da şuymuş: “Biz de bir paket hazırladık, Arap Birliği de bir paket hazırladı. Bu paketlerimizi karşılıklı görüştük. Arap Birliği nihayetinde bu kararını bizimle istişare ederek aldı. Bizim de Suriye’ye komşu olmamız nedeniyle ek tedbirlerimiz olabilir.”

 

Konuya ilişkin bizdeki gelişme ise şöyle olmuş:

 

Dün bazı bakanlar ile müsteşarların katılımıyla gece yarılarına kadar Dışişleri’nde yapılan toplantıda, Esad yönetimini nefes alamaz duruma getirecek ek önlemleri belirlemiş. Öncelikle, Arap Birliği’yle eşzamanlı olarak hareket edecek ve onun Kahire’de aldığı kararları uygulayacakmışız. Bunlar saptanırken gözetilen ilke, ‘Suriye halkına zarar vermemek’miş. Ve bu heyetçe belirlenen yaptırımlar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacakmış, son söz sayın Başbakanımız’ın olacakmış.

 

Öte yandan, AB’den (Avrupa Birliği’nden) bize bir davet gelmiş: AB’nin Esad’ın işini bitirme konusunda yapacağı toplantıya Türkiye de katılsınmış. AB’nin başpatronu ya, davetin akıl vereni Fransa’ymış. Bu toplantıya Arap Birliği Genel Sekreteri de katılarak aldıkları yaptırımlara ilişkin bilgi sunacakmış. Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Bernard Valero, “Suriye’deki durumun tartışılacağı dış ilişkiler toplantısına Türkiye’nin de katılmasını teklif ettik. Brüksel, bizim açımızdan son derecede önemli olan bu daveti değerlendiriyor” diyesiymiş. Mösyö, Arap Birliği’nin Suriye’ye karşı aldığı yaptırım kararından övgüyle söz etmiş ve bu kararın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni harekete geçirmesini umut ettiğini söylemiş.

  

*

Haberin özü: İş, bizim katkımızla Arap Birliği eliyle AB yolundan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne gidiyor…

 

Kotarılmak istenen, yönetmeni olamasak da figüranlığına soyunduğumuz bir film mi?

 

Sonrası?

 

Pek yakında bu sinemada!

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 29 Kasım 2011

 

 

© 2011 İK

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.