Ülkemdeki ‘Kış’ ‘Bahar’a Döner mi?

23 Nisan Çiçekleri Yeni Baştan Açtığında…

 

 

‘Arap Baharı’ dendi.

 

Nedir?

 

Araplar, siyasetteki yozlaşmışlığa, devlet yönetimindeki usulsüzlüklere, işsizliğe, yaşam koşullarının kötülüğüne, ifade özgürlüğünün engellenmişliğine, … karşı gelme gösterileri düzenlemeye, halk ayaklanmalarına yönelmeye başladılar. Bu ateşi tetikleyen olay, bir Tunuslu’nun bu kötü gidişe dur diyememenin hırsıyla kendisini yakması oldu.

 

Bu karşı koyuşların bir kısmı, ‘ara sonuç’ olarak, yakınılan yönetimlerin yıkılması sonucunu doğurdu; bir kısmı da, küçük çaplı, cılız gösterilere kadar derece derece azalan şeyler olarak kaldı. Görünüş böyle; asıl kazan içten içe kaynıyor olmalı.

 

*

‘Bahar’ sözü nereden geliyor?

 

Çekoslovakya’da 1967-1968 kışında başlayıp, ülkenin Sovyetler’in güdümündeki Varşova Paktı üyelerinin kanlı işgaliyle sona eren liberalleşme girişimine verilen addan… Ancak yedi buçuk ay sürebilmiş bir umudun, meyveye dönüşemeyen bir  çiçeklenmenin romantik adından… ‘Prag Baharı’ndan.

 

‘Prag Baharı’ adını kim koymuştu bu girişime?

 

Batılılar’dan başkası olamaz bence.

 

‘Arap Baharı’ adını?

 

Her ne kadar ‘etraf’a ‘güzel’ bir kalemden “Şu gerçeği altını çizerek açıkça ilân etmemiz lâzımdır ki, ‘Arap Baharı’, tamamen Türkiye’nin ve onun efsanevî liderinin örnek alınmasıyla ortaya çıkmıştır. Küresel tesirlerin ve internetteki sosyal paylaşım sitelerinin de elbette büyük etkileri vardır. Bu arada bazı istihbarat birimlerinin tesirli oldukları da muhakkaktır. Ancak, bu tesirlerin hiçbiri ‘Arap Baharı’nda rol alınan Türkiye’nin ve lider Erdoğan’ın tesiri kadar olmamıştır”* övgüleri saçılsa da, yine bana göre, bu söylemin yakıştırıcısını da Batı’da aramalı.

 

*

Prag Baharı, tokatı, içinde yeşermeye yeltendiği ülkenin ‘yoldaşlar’ından yemişti. Arap Baharı’nda ise demokrasi hikâyesinin kişilerini, bu işin meyvesini derlemek üzere NATOcular belirliyor.

 

Ve en önemlisi, bu bahara, o ‘güzel’ kalemce ‘dünyanın en ünlü ve tesirli devlet adamlarının başında geldiği’ söylenen Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın yapıp ettikleri örnek olmuştur: “(O), ….. her şeyden önce kendi ülkesinin kahramanıdır. Başka ülkelerdeki itibarının kaynağı da Türkiye’deki başarısıdır. ‘Arap Baharı’na geçmeden önce Türkiye’de bir ‘Türk Baharı’ yaşanmış ve sadece Arap Âlemi’ne değil, bütün dünyaya örnek teşkil etmiştir.”*

 

Sonuç alınır mı? NATO el attığı hangi çıkar işini başarmadı ki…

 

*

İşler bu minval üzere giderken ‘ileri demokrasi’ yolunda ilerlemekte olduğu savlanan ülkemde 23 Nisan çiçekleri yeni baştan açar da ‘kış’ bahara döner mi? Ve millet yaza erer de meyveleri derer mi?

 

Arap Baharı şöyle dursun, yanıt bekleyen soru işte bu!

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 6 Ekim 2011

 

 

_______________________

* http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/guzel/2011/09/15/erdogan-ve-arap-bahari

 

 

© 2011 İK

{lang: 'tr'}

2 Yorum

  1. pakiz bortecen said,

    Ekim 9, 2011 at 13:54

    bana göre dünya düzeniyle birlilkte mevsimler de değişti… artık tek mevsim var : KIŞ…

  2. Oya Özdemir said,

    Ekim 9, 2011 at 19:43

    Sayın Karagözoğlu,
    Kaderci ve otoriteye hayran toplumlara sunulanın ne olduğu değil, neyle sunulduğu önemli. "KIŞ" olduğu halde, lider "YAZ" diyorsa, şiddetli yağmurun yarattığı balçığa bata çıka "EVET, TABİİ Kİ YAZ.." demek kadar, insanı mutlu eden ne olabilir ki???
    Sevgi ve Saygılarımla, 

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.