‘Adam’dan Sayılmak ya da Sayılmamak

Yaşasın Pozitif Ayrımcılık, Yaşasın İleri Demokrasi!

 

 

Bir bilenine sordum, bir futbol takımına seyircisiz maç cezası verildi değil mi, bu ceza, o takımın kendi evsahipliğinde yaptığı maçta uygulanırmış. Bu ceza başka dallardaki karşılaşmalar için de veriliyor muymuş, sormadım. Ama bu, seyircinin işlediği suçtan ötürü verilen bir ceza olduğundan, veriliyordur zahir.

 

Her neyse, bu ceza, Fenerbahçe’nin geçenlerde Şükrü Saraçoğlu’da Manisaspor’la yaptığı karşılaşmada uygulanacaktı, ama bana göre uygulanmadı, ya da kimilerine göre ‘fevkaladenin fevkinde’ uygulandı.

 

Ben bu ‘ya da’ sözünü niye kullandım?

 

Maça yalnızca hanım seyirciler ile 12 yaşına kadar çocuklar alındı; yani özel seyircili bir maç oynandı. Benim görüşüm bu. Bu görüşü paylaşanlar vardır.

 

Yok eğer, bu maçın seyircisiz oynandığı iddia ediliyorsa, bu, hanımlar ile çocukların ‘adamdan sayılmadığı’ anlamına gelir. Zaten, ‘adamdan saymak’, ‘adamdan sayılmak’ vb. laflar da, içinde yer alan ‘adam’ sözünden ötürü olabildiğince erkekegemen.

 

'kadının gücü'  Farkındalığın böylesi!… 40 küsur bin hançereden tek bir ses… 30 bin hanım da dışarıda kalmış, iyi mi? (Görsel, www.siteniz.org alanından.)

 

Bir de tutmuşuz, Anayasamız’ın 10’uncu maddesinde şunları demişiz:

 

Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

 

(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 12/9/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

 

(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

 

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

 

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

 

Yetmez! Bir de ‘ileri demokrasi’ getirilmeli…

 

Peh!…

 

*

Kadınları, çocukları ‘adam’dan saymayan kafalara diyecek söz yoktur.

 

Ve işin garibi (yoksa ‘acı yanı’ mı demeli), bu uygulama milletçe alkışlanmıştır. Aksine söz duyan varsa beri gelsin…

 

Evet, benim bu kafalara söylenecek sözüm yoktur; olsa bile değmez.

 

Yaşasın pozitif ayrımcılık!

 

Yaşasın ileri demokrasi!

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 25 Eylül 2011

 

 

© 2011 İK

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Oya Özdemir said,

    Ekim 6, 2011 at 04:39

    Sayın Karagözoğlu,

    “İLERİ DEMOKRASİ” nin sunduğu nimetler olsa gerek… Anlamak ve de anlatmak mümkün değil, ama anlamadan, irdelemeden; ne getirir, ne götürür vb. sorulmaması gereken soruları sormadan; “KAPILDIM GİDİYORUM BAHTIMIN RÜZGÂRINA” şarkısını hatırlamadan, tüketim çağının insanları olarak anlık dürtüleri güzelce değerlendiriyoruz…

    Siz, ben ve bizler olmadan aslında her şey daha da güllük gülistanlık alacak, ama o kadar da olsun…

    Saygı ve sevgilerimle,

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.