Balkonlarda Muhabbet Gırla…

‘Uluslararası Geleneksel 3. Balkon Öpücüğü’ Dolayısıyla

 

 

Beni artık pek sıkan bir muhabbet dolanmakta günlerdir ortalıkta; konu: şu bilinen balkon konuşması… Balkon muhabbetlerine meze oldu mübarek. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 Haziran gecesi partisinin balkonundan yaptığı seslenişe, her ‘köşe’den fışkıran yazı-çizide, her seçim sonu değerlendirmesinde peşrev muamelesi yapılıyor.

 

Aslında, daha bu konuşma yapılmamışken ondan söz etmeler başlamıştı. Ve her bir şeyleri numaralandırma merakımızdan olacak, bu konuşmayı da ‘3. Balkon Konuşması’ diye tarihteki yerine peşin peşin yerleştirivermiştik.

 

Bu satırları yazarken aha şimdi hatırıma geldi, bizim bir de, etkinlikleri falan adlandırırken ‘geleneksel’ ile ‘uluslararası’ lafını işin içine sokma merakımız vardır. Bir de ‘festival’ lafını çok severiz. Diyelim, ‘Uluslararası Geleneksel Kamışözü Köyü I. Eşek Yarıştırma Festivali’… Nasıl da haşmetli bir ad oldu değil mi? Ve yine şimdi aklıma geldi, bizim örneğin, ‘Uluslararası Geleneksel 3. Balkon Öpücüğü’ diye de bir şeyimiz yok; yok ama pek hoş… İngiliz’inki gibi bir şey… Tamam, karar verdim, yakışıklı görünsün diye bu yazıya başlık olarak bunu kullanacağım. Ben başlıkları yazı bittikten sonra atarım da…

 

‘Uluslararası’ dedim de, Sayın Erdoğan’ın üçüncü balkon konuşması bayağı bayağı uluslararasıydı, öyle değil mi? Ne dediydi?

 

“Gözlerini Türkiye’ye cevirmiş, Türkiye’den gelecek haberleri büyük bir heyecanla takip eden, Bağdat, Şam, Beyrut, Amman, Kahire, Tunus, Saraybosna, Üsküp, Bakü, Lefkoşa ve diğer tüm dost ve kardeş ülke başkentlerini, dost ve kardeş halkları da buradan muhabbetle selamlıyorum.

 

12 Haziran 2011 seçim sonuçları ülkemize, milletimize, bütün coğrafyamıza, tüm dünyaya hayırlı olsun.

 

Bu sonuçlar, inşallah, bölgemizde ve dünyada, barışa, adalete, huzur ve istikrara katkı sağlasın diyorum.

 

….. Bugün, küresel ölçekte, mazlumların, mağdurların umudu kazanmıştır.

İnanın bugün İstanbul kadar Saraybosna kazanmıştır; İzmir kadar Beyrut kazanmıştır; Ankara kadar Şam kazanmıştır; Diyarbakır kadar Ramallah, Nablus, Cenin, Batı Şeria, Kudüs, Gazze kazanmıştır. Bugün Türkiye kadar Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar, Avrupa kazanmıştır.”

Britain Royal Wedding  ‘Uluslararası ilgi’ deyince yakın zamandan ben işte bu olayı bilirim: Prens William ile Kate Middleton’ın balkon öpücüğü… (AP Photo/Tom Piston, Pool) 

Eşek yarışı mı? Evet, böyle bir yarış var. Öteki yarışlardan ayrılan tarafı, bu yarışta en arkada kalan eşeğin birinci sayılması. Onun önündeki ikinci, onun da önündeki üçüncü, . . . . . ., işte böyle gider… En arkada kalanın birinci sayılması ise şundan ötürüdür: bu yarışta biniciler, birinci gelmesini istedikleri eşeği değil de kurayla belirlenen başka bir eşeği yarıştırırıp yarışı en önde bitirmeye çalışırlar; böylece, yarışmayı kazanmasını istedikleri eşeğin geride kalmasını sağlamış olurlar. Tabii, eşeklerin aldıkları dereceler, hem eşeğin sahibinin hem de eşeği yarıştıran binicinin derecesi olur ve eşeğin yanı sıra onlara da uygun ödüller verilir… Bir bilen olarak söylüyorum, eşek yarışını renklendirmenin türlü çeşitli yolları vardır; bunlardan biri ve bu yarışa en uygun olanı, yarış yoluna yolu diklemesine kesecek biçimde küçük küçük hendekler açıp içlerini suyla doldurmaktır. Malum, her ne kadar ‘deveye hendek atlatmak’ diye bir sözümüz varsa da, bu eşek milleti de önlerine içinde su olan hendek gibi şeyler çıkarsa, oradan geçmekte ayak direr. Bu durumda üstündekini atana çok rastlamışımdır. Bazen de o engeli kıç atarak aşmaya kalktıkları olur; işte o zaman boş bulunup yere düşmeniz mukadderdir ve ‘eşekten düşmüş karpuza dönmek’ lafı buradan çıkmıştır.

 

*

Evet, Sayın Başbakan’ın partisi 12 Haziran’da yapılan milletvekili genel seçiminin tartışmasız galibidir. Öte yandan, düşünüyorum düşünüyorum da, bu seçim yarışında birtakım çıkarımlarla kendilerini kazançlı görenler, bu yarışı -benzetmek gibi olmasın- eşek yarışı mı sanmışlardı, diye kendi kendime sormadan edemiyorum.

 

Ey düşünme gücü olanlar,

 

Siz gelin, elin İngilizi’nin ‘balkon öpücüğü’ gösterisinden esinlenerek olağan bir seçim sonu seslenişini ‘balkon konuşması’ diye adlandırıp buna büyük önemler yüklemek yetmezmiş gibi bir de onu numaralandıracağınıza muhalefet olmadan iktidarın değeri olamayacağını millete anlatmaya yönelin… Gazete, televizyon vesaire köşelerinde ahkâm kesmek kolay; vazgeçin böyle şeylerden…

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 21 Haziran 2011

 

 

© 2011 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.