Tek Başına Anayasa!

Başbakan Tek Başına ‘Yeni Bir Anayasa’ Yapmak İçin Oy İstiyor

 

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın yeni bir anayasa konusunda bir savsözü var; şöyle: İleri bir demokrasi için, temel hak ve özgürlükler için yeni bir anayasa yapacağız.

 

Sayın Başbakanımız, bu savsözünü partisinin Manisa’daki 12 Haziran milletvekili seçimi meydan toplantısında da dile getirdi. Ve ekledi: “Bunun için de tabii 367’nin üzerinde milletvekili çıkarmamız lazım.”

 

‘367’nin hikmeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu sayıyı bulanın istediği anayasayı yapabilmenin sayısal gücüne sahip olacak olması.

 

Sayın Erdoğan beni şaşırttı. Beklemiyordum. Hiç bu kadar açık olmamıştı.

 

*

Sayın Başbakanımız’ın bu sözlerinden, kendileri dışındakilerin, ‘ileri demokrasi’ her neyse, öyle bir demokrasi istemediklerini mi anlamalıyım? Ve ‘ileri demokrasi’lerde, sayısal gücü olanın her istediğini yapabileceğini mi?

 

Sayın Erdoğan’ın şu dediklerine meydan mantığıyla bakarsam, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yolunda gitmeyenler demokrasi memokrasi istemiyor: “Biz 367’nin üzerinde milletvekilini çıkardığımız takdirde diğer partilere diyeceğiz ki, gelin, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda bunu beraber yapalım. Gelirlerse bunu beraber yapacağız. Bundan önce gelmediler. Gelmezlerse o zaman bu yetki bizde olduğuna göre, millet bize bu yetkiyi verdiğine göre, o zaman anayasayı Meclis’ten biz çıkaracağız.”

 

Sayın Başbakanımız’ın dediğine göre, zaten şu anda çalışmalar başlamış: millet çalışıyormuş, sivil toplum kuruluşları çalışıyormuş… Onlarla birlikte çalışıp, onlarla konuşup bütün o çalışmaları alarak milletin ‘bu benim anayasam’ diyeceği bir anayasa çıkaracaklarmış.

 

Bütün bunlar iyi hoş da, yapılması düşünülen o ‘ileri demokrasi’yi sağlayacak anayasa tasarımına ilişkin şöyle milletin bir fikir edinebileceği bir metincik var mı ortada? Ne gezer… Edilmiş tek kelime bile yok. Sadece sezindirmeler dolaşıyor ortalıkta…

 

Arapçada “El miftahüş şiir fi batnüş şair” diye bir deyim vardır, “Şiirin anahtarı, şairin karnındadır”. ‘Yeni bir anayasa’nın anahtarı kimin koynunda?

 

Öte yandan, Sayın Erdoğan’ın partisinin dışında dünya kadar parti var. Peki, onların ortaya koyduğu bir tasarım gördük işittik mi? Hayır. Sivil toplum kuruluşlarının? O da yok. İşin asıl acı yanı bu olsa gerek.

 

Tabii bu arada, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD’ın hakkını yemek olmaz: ‘yeni bir anayasa’ konusunda önayak olduğu bir çalışma var. Geçen Mart ayında açıklanan ‘Yeni Anayasa Sürecinin 5 Temel Boyutu’ başlıklı çalışma… Basın-yayınımızın önde gelenleri, hiç okumadıklarını belli edercesine bundan ‘Anayasa Taslağı’ diye söz ettiydiler. Ve koskoca TÜSİAD da, anlamadan dinlemeden her kafadan bir ses çıkması üzerine anlamsız bir geri adım atma zorunda hissettiydi kendini… Diyeceğim, bu çalışmayı bile doğru dürüst irdeleyemedik, düşünceler üretemedik; kimseler bu işe kapı açmadı. “Sen böyle diyorsun, ben de şöyle düşünüyorum” demedi.

 

Başka?

 

Elbette daha birçok kuruluş ‘yeni bir anayasa’ konusunda bir şeyler yapıyor, yapıyordur. Örneğin, Anayasa Platformu’ ile ‘Yeni Anayasa Platformu –YAP’ adlı oluşumlar… Birçok meslek örgütü ile sivil toplum kuruluşunun bir araya geldiği Anayasa Platformu, ‘ülkemizin sağlıklı bir anayasa hazırlama ve tartışma sürecine gereksinimi olduğunu’ söylüyor; YAP da kendini, “Türkiye’nin tarihi dönemecinde ‘yeni anayasa’ sürecine girilirken, toplumun merkezde yer almasını sağlayabilmek amacıyla oluşturulmuştur” diye tanımlıyor. Ancak, ikisi de henüz somut bir şey ortaya koymuş değil. Belki de basın-yayında yeterince yer alamıyorlar…

 

Üniversitelerimize ise hiç diyecek yok…

 

*

Sonuç olarak, bu seçim döneminde alanları dolduran, televizyonunun başına oturan, gazetesini açan vatandaş, sadece gitgide düzeysizliğin alt sınırına varan atışmaları mı izleyip okuyacak? Hep konuşmacıların verdiği gazla onların istediği yanıtları haykırıp karşı tarafa yuh mu çekecek?

 

Unutmadan: demokrasilerde sayısal güç her şey mi?

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 5 Haziran 2011

 

 

 © 2011 İK

{lang: 'tr'}

1 Yorum

  1. Fevziye said,

    Haziran 5, 2011 at 22:23

    Yaşasın 'survivor' diyorum.

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.