Zıpçıktı Laflar Arasında

Ağır Abilik 

 

 

Biletini kesmek, silmek, … Bunlar yeni tabirler. Arkasından ipini çekmek, fişini çekmek, … geliyor. Birisi hakkında imzalanan ‘ölüm fermanı’ ile bu fermanın yerine getirilmesi günümüzde böyle laflarla söyleniyor. Bu eylemlerin gösterdiği iş, sonuç olarak birisinin şöyle ya da böyle ‘öldürülmesi’; hoş, buna da ‘infaz etmek’ diyorlar ya, neyse…

 

Bu yeni yeni şeylerden söz ederken eski sözcükler kullandım: ‘tabir’, ‘ferman’, ‘infaz’. Nedeni, zıpçıktılıklara ‘ağır abi’ ağzıyla bakmak.

 

Eskiden, ‘öldürmek, işine son vermek, işten atmak, işten çıkarmak’, sonuç olarak ‘olumsuz bir duruma sokmak’ anlamında ‘defterini dürmek’ diye bir sözümüz vardı, bugünkü kuşağı ‘kesmiyor’ bu söz. Ancak, yenilikler de hemen eskiyiveriyor… Hadi gelsin bir başka yenisi!… Durum bu olunca, dilimiz ‘zenginleşiyor’.

 

*

Beni bu yazıyı yazmaya iten şey, ne şu ne de bu; sadece ve sadece, bir ayaktopu kulübümüzün teknik direktörünün oyunculardan birisinin işine son verilmesi konusunda kararlı olduğunu bildiren geçmişte kalmış bir haber… Tepesinde, “Özel hayatıyla gündemden düşmeyen milli futbolcunun bileti kesildi” denmiş, ilk cümlesinde de, teknik direktörün, ‘formayı kapmak için çaba bile harcamayan yıldızı defterden sildiği’ belirtiliyor. Allahtan, defterden silmiş… Ya hepten silseydi?! İşte o zaman, ışığı sönen ayaktopçunun maazallah defteri dürülmüş olurdu.

 

*

Ben bu ayaktopu işlerinden hiç anlamam, ama ne zaman memlekete yeni bir yıldız oyuncu gelse beni yeni bir merak alır: “Biletini kim ne zaman kesecek?” Bir de hep şunu merak ederim: bu geliş gidişler kaça patlamaktadır?

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 16 Nisan 2011

 

© 2011 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.