İki Dosttan Kalan

“Sakın Geç Kalma, Erken Gel”   

 

 

Her yerde de öyledir sanıyorum, bizde, bazı şarkıların, türkülerin hikâyeleri vardır. Bunlardan biri de ‘Bu Akşam Gün Batarken Gel’ şarkısı. Kemani Tatyos Efendi’nin… Müziğimize değerli eserler bırakmış olan bu Ermeni asıllı müzisyenimizin dostlarının başında, çağdaşı yazar, gazeteci ve tarihçi Ahmet Rasim gelir.

 

        

 Ahmet Rasim -musikiklavuzu.net’ten     Tatyos Efendi -turkmusikisi.com’dan

Ahmet Rasim                              Tatyos Efendi

‘Bu Akşam Gün Batarken Gel…’ İki dosttan…

(Fotoğraflar, sırasıyla ‘musikiklavuzu.net’ ile ‘turkmusikisi.com’ kaynağından)

 

Ahmet Rasim ile Tatyos Efendi yakın arkadaşmışlar. Ve dendiğine göre, bu iki dost, hemen her gün buluşur, birlikte içerlermiş. Tabii, evlerine de geç dönerlermiş; bu arada geceyi dışarıda geçirdikleri de olurmuş… Ahmet Rasim’in eşi Sadberk Hanım, pek sevecen, pek sabırlı muhterem bir hanımmış; kocasının bu hallerinden duyduğu üzüntüyü belli etmezmiş. Durum bu merkezde sürüp giderken Sadberk Hanım’ın artık sabrı tükenmiş: bir sabah, her zamanki gibi kocasının bütün hizmetlerini yerine getirip kahvaltısını yaptırdıktan sonra tam onu yolcu edeceği sırada, “Bey” demiş, “yeter artık; hiç değilse bu akşam gün batmadan gel, seni beklemelere dayanamıyorum artık.” Ahmet Rasim, karısının bu sözleriyle şaşkına dönmüş, hiç ses etmeden kapıdan çıkmış. Sadberk Hanım isteğinde kararlıymış, hemen kocasının arkasından seslenmiş: “Sakın geç kalma, erken gel, e mi bey?”

 

Ahmet Rasim, karısından bu sözleri duymuş olmanın verdiği şaşkınlıkla almış başını deniz kenarına doğru gitmeye başlamış. Yolda bir yandan yürüyor, bir yandan da karısının “Sakın geç kalma, erken gel” sözlerini yineleyip duruyormuş. Giderken giderken kendisini Bakırköy’de Miltiyadi Gazinosu’nda bulmuş… Bakmış, dostlarından Selami Paşa da orada… Hemen durumu Paşa’ya anlatmış: “İşte böyle böyle.. bu sabah evden çıkarken refikam ‘Geç kalma, erken gel’ diye tembih etti.” Ardından da, “Ben de yolda bunu yazdım” deyip Paşa’ya iki dörtlük okumuş: “Bu akşam gün batarken gel, / Sakın geç kalma, erken gel. / Tahammül kalmadı artık; / Aman, geç kalma, erken gel. / Cefa etme bana mahım, / Sonra tutar seni ahım. / Üzme beni şivekârım, / Aman, geç kalma, erken gel…”

 

Ahmet Rasim, Miltiyadi’nin yerinden ayrıldıktan hemen sonra da Tatyos Efendi’yle buluşmuş. Ve, eşinin sabahki çıkışından pek etkilenmiş olmalı, durumu ona da anlatmış. Tatyos Efendi de, -Sadberk Hanım’ın sözlerine hak vermiş olduğu anlaşılıyor- dostunun o dörtlüklerinin üzerine uşşak makamında bir şarkı yapmış… Usulü aksak.

 

Şunu da belirtmekte yarar var, bu şarkının bestesinin de Ahmet Rasim’in olduğunu söyleyenler var. Ancak, yazılı kaynakların büyük çoğunluğu bu yapıtın Tatyos Efendi’ye ait olduğunda birleşiyor.

 

*

Hikâye bu. Gelelim günümüze… ‘Bu Akşam Gün Batarken Gel’ şarkısını pek sık olmasa da bazı seslerden dinliyoruz. Fasıllarda yer verilmeye de devam ediliyor. Gerçi ‘fasıl’ denen gelenek de değişime uğradı ya…  

 

Bu arada bu yazı için hazırlık yaparken rastladım, şarkıyı solo olarak seslendiren bir sanatçımız usulü pek yürük tutmuş. Arkasından atlı kovalıyor gibi: dakikada, ben diyeyim 324, siz deyin 360 sekizlik nota attırıyor… Bence olmadı. Evet, güftede “Aman, geç kalma, erken gel” deniyor, ama bu kadarı da fazla: ‘eve erken varacağım’ telaşıyla adamın ayağı tökezler. Oysa, bu şarkının hakkı, 1950 yıllarında dinleyip çaldığım ve aslına en uygun olduğunu sandığım hâline göre 216, hadi bilemedin 234’tür. Müziğimizin noksan kalmış yanlarından biri de, bestecilerin, eserlerinin başına usulün hızını belirleyen = 120’ vb. açıklamaları koymamış olmaları. Hoş, bu açıklama olsa da pek bir şey değişmez ya… Neymiş? Canları böyle yorumlamak istemişmiş! İnsaf denen bir şey vardır.

 

Bu şarkıyı iki ses sanatçımızdan dinleyenler bilmem bana hak verirler mi? Aşağıda vereceğim bağlantıyı tıklamak yeterli. Fasıl sevenler için de bir bağlantı var.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 26 Ocak 2011

 

 

________________________

- Müzeyyen Senar söylüyor.

- Umut Akyürek söylüyor.

- Bir fasıl heyetinden…

 

Tatyos Efendi: 1858-1913

Ahmet Rasim: 1864-1932  

Müzeyyen Senar: 1918

Umut Akyürek: İTÜ TMDK 1996 (?) mezunu.

 

Not: Bu alanda daha önce 26.1.2011 tarihinde yayımlanmış olan bu yazı, alanın sunucusunda meydana gelen aksaklık sonucunda silindiğinden yeniden eklendi. İK, 2 Nis. 2011

 

© 2011 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.