Dün Kadınlar Günüydü

Ama Kadın Aynı Kadındı…

 

 

Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla pek çok yazı yazmışımdır. Artık diyecek bir şeyim kalmadı bu günle ilgili olarak… Her Allah’ın 8 Martı’nda sadece ‘durum günden güne daha kötüye gidiyor’ mu diyeyim? Dolayısıyla, dün için bir şey yazmayı anlamsız buldum.

 

Bugün işe haberlere bakmakla başladım. Daha sabahın erken saatleri… Dünden kalma şeyler… Derken derken taze haberler de akmaya başladı. Kutlamalar, protestolar vs. Ardından, kadınların uğradığı saldırı haberleri geliyor; öncelik tanınmış onlara ve dün Kadınlar Günü’ydü ya, sanki “Kadınlar Günü’nde kadınlara el kalkmazmış” gibi bir önyargıyla veriliyor bu haberler.

 

Bal gibi de kalkarmış… TV’lerden birinde verilen haberin özeti şu: Adamın teki karısını diş hekimine götürmüş… Oradan çıkışta, kadın, “Yemeği dışarıda yiyelim” diyecek olmuş ve anında dayağı görmüş. Kadıncağızın, dişi yüzünden epeydir bir şeycikler yiyememiş olduğu anlaşılıyor.

 

 Kadınlar… Onlar, sıkıntılarımızı hep üzerlerine yıktıklarımız. Kadınlar… Onlar, sıkıntılarımızı hep üzerlerine yıktıklarımız.

 

Ha, bir de, müzik sanatçısı İbrahim Tatlıses’in, bugünkü gazetelerde geniş yer verilen ‘günah çıkarma’ işi… Bu iş de şöyle olmuş: Tatlıses, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin dün İzmir’de Kadınlar Günü dolayısıyla partili hanımlar için düzenlediği “Birbirimizi farklılıklarımızla sevelim” savsözlü yemekte bir konuşma yaparak “Benim için ‘kadın düşmanı’ diyorlar; ben kadınlara ne sarkıntılık ettim ne de hakarette bulundum. Kadınsız bir dünya düşünemem. Kadın bizim yıldızımız, başımızın tacı, evimizin çiçeği, bahçemizin gülüdür. Kadına şiddet uygulayan insan âciz ve zavallıdır” diye konuşmuş. İbrahim Tatlıses, bir tarihte birlikte yaşadığı sinema oyuncusu Perihan Savaş’ı dövmesi olayını da, özetle, “Cehalet mi, gençlik mi, tahrik mi diyeyim, Perihan Hanım’la bir olay yaşandı. Çocuğumun annesidir; hâlen de gözbebeğimdir. O olayı büyüttüler” sözleriyle açıklamış. Bu arada, Tatlıses, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden milletvekilliği konusuna sıcak baktığını da beliterek kadınlara sığınma evi sözü vermiş.

 

Ne güzel! Ünlü olmak, bugünlerin çok tutulan deyişiyle ‘böyle bir şey’ işte: bir çırpıda herkeslerden özür dileyebiliyorsun… Ve aklanıyorsundur da…
 

Televizyon haberlerinde pek bir şey kalmayınca genelağa yöneldim. Dünkü günün başka günlerle ortak noktası, bir genelağ alanında en kestirmeden ‘Dayak, Cinayet…’ başlığıyla özetlenmişti. Kadına yönelik şiddetten, dayaktan, cinayetten söz ediliyordu… Artık ‘vakai adiye’den sayıldığından üç-beş satırla verilen dünün olaylarının sıralandığı “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Türkiye’de dayakla, bıçakla kutlandı” altbaşlıklı haberi okuyorum:

 

«Erkekler kadınların Kadınlar Günü’nü işte böyle kutladı:

 

ENGELLİ EŞİNİN BOYNUNU KESTİ

(DHA)

Çanakkale’de bir süre önce cezaevinden çıkan 45 yaşındaki Tuncay Dikmen, dilendirdiği bedensel engelli eşi 41 yaşındaki Semiha Dikmen’i yol ortasında ekmek bıçağıyla boynundan keserek yaraladı.

 

ANTALYA’YA KAÇAN KARISINI 4 YERİNDEN BIÇAKLADI

(DHA)

Uşak’ta oturan 32 yaşındaki Rıdvan Ç., 2.5 ay önce kendisini terk ederek Antalya’ya kaçan 2 çocuğunun annesi 23 yaşındaki A.Ç.’yi otomobil içinde 4 bıçak darbesiyle yaraladı.

 

KARISINI DÖVDÜ, KAYINBİRADERİNİ BIÇAKLADI

(DHA)

Gaziantep’te 29 yaşındaki Kemal Korkmaz, şiddetli geçimsizlik yaşadığı 2 çocuğunun annesi eşi 25 yaşındaki Sevim Korkmaz’ı aralarındaki bir tartışmanın ardından yine dövdü, kendisi ile konuşmaya gelen kayınbiraderi 22 yaşındaki Mehmet Melih Güneş’i de bıçakla yaralayıp kaçtı. Kadınlar Günü’nde eşinden dayak yiyen Sevim Korkmaz, kardeşiyle aynı hastaneye götürülerek tedavi edildi.

 

HAMİLE EŞİNİ BIÇAKLA YARALADI, TUTUKLANDI

(DHA) 

Şanlıurfa’da bakkal 26 yaşındaki Selahattin B., sokak kapısını açık bıraktığı gerekçesiyle tartıştığı bir çocuk annesi, hamile eşi 24 yaşındaki Zekiye B.’ye cebinden çıkardığı bıçağı fırlattı. Kadın, bıçağın boğazını kesmesiyle yaralanırken, gözaltına alınan eşi ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 

ENGELLİ KIZINI EVİ KİRLETİYOR DİYE DÖVEREK ÖLDÜRDÜ

(DHA)

Balıkesir’de oturan 61 yaşındaki Hüseyin Erden’in evi kirletiyor diye dövdüğü 38 yaşındaki engelli kızı Ayten Erden hayatını kaybetti. Kızını döverek öldüren baba Erden, daha önceden tartıştığı komşusu Cemil Işık’ı da bıçakla yaraladıktan sonra kaçmaya çalışırken yakalandı.

 

KADIN MÜDÜR SOKAK ORTASINDA ÖLDÜRÜLDÜ

A. A.

Giresun'un Yağlıdere ilçesi İcra Müdürü Zahide Tığlı, Espiye ilçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü.»

 

*

Yazıyı, dün bir evlendirme izlencesine konuk olan ‘Nadide Sultan’ namındaki müzisyen hanımın söylediği parçalardan ikisinin sözlerini kayda geçirerek bitirmek istiyorum. Dünkü günün mana ve ehemmiyetiyle örtüşüyorlar da…

 

İlki:

 

«Halime Kız (Fasulye)

 

Bu fasulye yedi buçuk lira,
Hem kaynasın hem oynasın…
Aman Halimem yandan,
Severim seni candan.

Bu fasulye kaynamaz oldu,
Aman Halime kız oynamaz oldu…

Aman Halimem yandan,
Severim seni candan.

İki tabak bir de kaşık,
İşlerimiz hep dolaşık…
Aman Halimem yandan,
Severim seni candan.»

 

Bu da ikincisi:

 

«Karaçalı

 

Karaçalı yolda yolda,

Kelepçeler kolda kolda;

Senin yüzünden kaynana

Sabahladım ben karakolda.

 

Al kızını koy çuvala,
Salla salla vur duvara,
Salla da salla vur duvara,

Salla salla vur duvara.

 

Karaçalı gibi girdin sen aramıza,

Senin yüzünden kaynana

Benim sonum tımarhana…

Al kızını koy çuvala,
Salla da salla vur duvara,

Salla salla vur duvara.

 

Karaçalı çallanır, yel estikçe sallanır,

Benim sevgili yarim el gözünde horlanır;

Al kızını koy çuvala,
Salla da salla vur duvara,

Salla salla vur duvara.»

 

Ve son bir şey: Bu nağmenin bir başka sözü daha var. Nadide Sultan hangisiyle söyledi, vallahi bilmiyorum. O sözleri de yazayım da eksiğim kalmasın: “Karaçalı gibi girdin aramıza, / Al kızını koy çuvala, / Salla salla vur duvara… // Kara diken gibi girdin aramıza, / Al kızını koy çuvala, / Salla salla vur duvara…” İkinci parçayı da ‘Ankaralı Coşkun’ namındaki müzisyenden dinlemek pek daha eğlenceli ve de Dünya Kadınlar Günü’ne pek daha uygun; bu benim şahsi fikrim.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 9 Mart 2011

 

 

© 2011 İK

 

İlgili yazılar:

 

http://www.ilgilik.com/2008/03/07/gidis-nereye.html

http://www.ilgilik.com/2008/03/08/ve-%e2%80%9cyeni-kadin%e2%80%9d.html

http://www.ilgilik.com/2009/03/08/kutlamak-yeterli-degil.html

http://www.ilgilik.com/2010/03/08/yazgilari-bozmak.html

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.