‘De’nin Anlamı

Dilbilgisi Üzerinden Gidersek…

 

 

Yukarıdaki başlıkta büyük harfle başlatılmış oluşuna bakıp da aldanmamalı, bu ‘de’ sözcüğü başlıklarda küçük harfle başlatılır. Burada başlığın ilk sözcüğü olduğu için böyle oldu.

 

‘De’ sözcüğü, -işte burada da büyük harfle başlatıldı, çünkü cümlenin ilk harfi- dilimizin dertlerinden biridir: bazen hal eki görevini üstlenir bazen de bağlaç olur. Dolayısıyla, bağlaçken de ardından geldiği sözcüğe durum eklerinden ‘-de/-da’ gibi bitişik yazılması ‘pek olağan’ bir uygulamadır. Mekteplisi de alaylısı da bu ‘olağanlığa’ saygı göstermede pek kusur etmezler. Oysa, bağlaç olan bir ‘de/da’, ‘ile’ gibi, ‘ve’ gibi ayrı yazılmalıdır.

 

Adı ‘de bağlacı’ olan bu ‘başa bela’ bağlaç önemli bir sözcüktür (önemsiz sözcük olur mu hiç, laf ola beri gele!). Pek çok da görevi vardır… Bence en başta da, cümleye ‘dahi’ anlamını katması gelir: “Bu işi de başardık”, “Onu da hallederiz”, “Evvel Allah onların da hakkından geleceğiz” vb.

 

‘De’ bağlacının görevlerinden biri de, birlikte kullanıldığı sözcük ile daha önceki bir eylemin tümleci arasında ‘gibilik’ bağı kurmasıdır. ‘De’yi bu anlamda kullanırken dikkatli olmak gerekir; zira, bilinmesini istemediğiniz bir durumu farkında olmadan kabak gibi ortaya çıkarmış olursunuz ya da ‘mesela örneğin’, gizlediğiniz bir eyleminizi itiraf etmiş bulunursunuz. “Nasıl yani” mi? İşte şu örnekte olduğu gibi:

 

“– Adam çıkmış, evin girişine pergole yapacağım, diyor. Bu sitede böyle kendi başına işler yapmak olmaz! Yönetim planı diye bir şey var… Vaktiyle biri çıkmış balkonunu büyütmüş; öteki, önündeki bahçeye incir ağacı dikmiş; öbürü bilmem ne halt etmiş… Önceki yönetimlerin gevşekliğinden bilistifade böyle şeyler olmuş olabilir; ama biz böyle şeylere izin vermeyiz. Geçti o dönemler… Yarından tezi yok bu pergoleyi de ortadan kaldırmalıyız.”

 

Bu laflar, bir kıyı kasabasındaki yazlıkçı sitelerinin birindeki yeni başyöneticinin. 

 

Bu ‘siteiçi olay’, bizim ‘büyük birader’in oturduğu sitede geçmiş; olayın arka perdesine dair şunlar anlatılıyormuş: günün birinde site sakinlerinin kedileri hep birden kaybolur ve bütün aramalara karşın bulunamazlar; ve sonradan anlaşıldığına göre, meğerse bu yeni yönetici, sitedeki kedileri toplatıp açıklardaki Kardak benzeri adacıklardan birine postalamış. Site ahalisi, yöneticinin “bu pergoleyi de ortadan kaldırmalıyız” sözünden, kedilerin başına gelen ‘güzelliğin’ failinin bu yönetici olduğu sonucunu çıkarmış. Olur mu, olur…

 

adacıklar Dendiğine göre kedicikler bu kayalıklardan birine postalanmış… Ve onlar artık yuvasızmış.

  

*

Tamam, dilimizi doğru düzgün konuşmamız gerektiği gibi, onu doğru düzgün de yazmalıyız; yazım ve noktalama kurallarına uygun biçimde yani…

 

İyi de şimdi ben bu site yönetimi örneğini niye verdim?*

 

 

İnal Karagözoğlu

Yalıkavak, 11 Ağustos 2010

 

 

________________

* İpucu, http://www.akparti.org.tr/basbakan-erdoganin-afyonkarahisar-mitinginde-yaptigi-konusm_7220.html bağlantısında.

 

Not: Bu yazı daha önce 11.8.2010 tarihinde yayımlanmıştı. İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmiş olan yazıyı yeniden ekledim. İK, 1 Mar. 2011

 

 

© 2010 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.