Yasa Değişiklikleri Yapmak da Ne ki!?

Bu yazı daha önce 23.6.2010 tarihinde yayımlanmıştı. İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmiş olan yazıyı yeniden ekliyorum. İK

 

Ayrıksı Düşünceler…

 

 

Yarın Milli Güvenlik Kurulu toplantısı var. Benim bildiğim, olağan toplantı; yasasında “iki ayda bir toplanır” diyor. Kurul, bu düzenli toplanmalar dışında bazen doğrudan Cumhurbaşkanının çağrısıyla bazen de Başbakanın önerisi üzerine toplanır. Kurul’un başkanı Cumhurbaşkanıdır; Cumhurbaşkanının katılmadığı zamanlar Kurul’a Başbakan başkanlık eder.

 

Yarınki toplantı olağan da olsa, gündeminin olağanüstü olacağını söylemek bilgiçlik sayılmaz. Ancak… Toplantıda neler konuşulmuş olacak, kim ne demiş, kim ne fikir ileri sürmüş, ne karar alınmış olacak vesaire.. işte bunları bilmek, bilgiçlik değil ama ajanlık gerektirecektir. Hadi, ‘kulağı deliklik’ diyeyim… Neden böyledir? “Tutanaklar ve görüşmeler açıklanamaz ve yayınlanamaz. Kararlar Milli Güvenlik Kurulunun vereceği karara göre açıklanabilir veya yayınlanabilir” de ondan… Bu böyle olduğu için de ancak ve ancak bir kısım kalemler ile ağızlar orada ne olup bittiğine ilişkin yorumlarını döktürecekler de döktürecekler. Biz de sanacağız, mübarekler sanki orada idiler… Her dönemde durum budur; oyuncular değişir o kadar.

 

Memleketin güvenliği konusunda cumhurbaşkanları ile başbakanlar zaman zaman hükümetten, muhalefetten, üstyönetimden kimselerle de görüşmeler yapagelmişlerdir. Bazen tek tek, bazen de toplu halde çağırarak… Son zamanlarda, basın-yayına yön veren akillerimiz bu çağrılara saçma bir isim vermede anlaşmış durumdalar: 

 

“Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında Çankaya Köşkü’nde yapılan güvenlik zirvesi yaklaşık üç saat sürdü.”

 

“Bugün Cumhurbaşkanı güvenlik zirvesi topluyor.”

 

“Kritik zirve sona erdi.”

 

“Başbakan’ın başkanlığındaki mini güvenlik zirvesi saat 11:45’te başladı.”

 

“İşte mini zirvede konuşulanlar…”

 

Ağalar, Beyler,

 

‘Zirve’ dediğin, eşit konumdakiler arasında olur. Diyelim, Sayın Cumhurbaşkanımız Genel Kurmay Başkanı’yla son olayları konuşacak, “Şu gün şu saatte şuraya gelsin, kendisiyle görüşeceğim” diye haber saldı; bunun neresi zirve?! Devlet yönetiminin şemasını bilmez misiniz siz? O koltuklara nasıl çıkardılar sizi, anlamak imkânsız…

 

Aslında konum bu zirve zırvası değil, ister istemez girmiş oldum. Ne diyordum? Evet, Milli Güvenlik Kurulu toplantılarına ilişkin tutanaklar ve görüşmeler açıklanamaz ve yayımlanamaz; alınan kararlar, ancak Milli Güvenlik Kurulu’nun vereceği karara göre açıklanabilir, yayımlanabilir. Ulusal güvenlik söz konusuysa elbette gizlilik olacaktır; bu anlaşılabilir bir şey… Ancak, Milli Güvenlik Kurulu’nun kuruluşunu, görevlerini, çalışmasına ilişkin ilke ve yöntemleri düzenleyen yasanın bir maddesinde, “Kurul toplantılarına üyeler dışında, gündemin özelliğine göre ilgili bakan ve kişiler de çağrılarak bilgi ve görüş alınabilir” deniyor. Bu arada, Kurul’un, Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan Yardımcıları, Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından oluştuğunu da not edeyim.

 

Şimdi…

 

Düşünmeden edemiyorum: Kurul toplantılarına üyeler dışında, gündemin özelliğine göre ilgili bakan ve kişiler de çağrılarak bilgi ve görüş alınabilir de bugüne kadar neden Meclis’teki muhalefetten tek bir Allah’ın kulu çağrılmamıştır? Kurul üyeleri ile bilgi ve görüşleri alınmak için çağrılanlar güvenilir kimselerdir de muhalefettekiler değil midir?! Bunu mu anlamalıyım?

 

Düşünmeyi sürdürüyorum:

 

Ulusal güvenlik konusunda ortak akla ulaşmanın yolu, Milli Güvenlik Kurulu’ndan da geçmiyor mu?

 

Anayasamız’ın Milli Güvenlik Kurulu’na ilişkin maddesi, Anayasa’nın değiştirilemeyecek hükümlerinden midir?

 

Milli Güvenlik Kurulu’nun yasasında değişiklik yapmak zor mudur? Örneğin, Milli Güvenlik Kurulu’nda Meclis’teki muhalefetten de üye olmasını sağlayacak bir yasa değişikliğine muhalefet “Hayır” mı der?

 

Öyleyse?

 

Hele de birlikten, beraberlikten söz edenlerin seslerini yükselttiği şu ortamda…

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 23 Haziran 2010

 

 

 ____________________

Not: Bu yazı daha önce 23.6.2010 tarihinde yayımlanmıştı. İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmiş olan yazı yeniden eklendi. İK

 

© 2011 İK

© 2010 İK

{lang: 'tr'}

2 Yorum

  1. İnal Karagözoğlu said,

    Şubat 4, 2011 at 08:50

    23.6.2010 tarihinde yapmış olduğum aşağıdaki yorum, İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmişti. Onu yeniden ekliyorum:

    Gözler yarınki MGK’deymiş

    Radikal gazetesi yazarlarından Murat Yetkin, “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 21 Haziran’da Köşk’te yaptığı güvenlik toplantısının zaten yeni bir strateji belirleme iddiası yoktu. Yapılan açıklamada da kısa ve orta vadeli önlemlerin görüşüldüğü vurgulanmıştı” diye başladığı bugünkü yazısının Milli Güvenlik Kurulu’nun yarın yapacağı toplantıya ayırdığı bölümünü şu sözlerle bitirmiş: “21 Haziran’da Köşk’teki zirve ardından toplanan Bakanlar Kurulu’nda bazı somut önlemlerin tartışıldığı haberleri var. Ancak bunların asıl yarın İstanbul’da yapılacak Milli Güvenlik Kurulu’nda görüşüldükten sonra karara dönüşebileceği konuşuluyor.”

    Yetkin’in yazının başlığı, “Gözler yarınki MGK’da”.

  2. İnal Karagözoğlu said,

    Şubat 4, 2011 at 09:08

    24.6.2010 tarihinde eklemiş olduğum aşağıdaki haberyorum, İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmişti. Onu yeniden ekliyorum:

    Kritik MGK toplantısı sona erdi
    24.6.2010 Perşembe
    AA

    Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından yayımlanan bildiride, “Terör örgütü ve yandaşlarının ülkemizin birlik, beraberlik ve bölünmez bütünlüğünü hedef alan menfur saldırılarının devletimizin ve milletimizin kararlılığı karşısında hiçbir zaman amacına ulaşamayacağı konusundaki kat’i inanç ile bu alandaki mücadeleye bu tehdit bertaraf edilene kadar taviz verilmeksizin devam edileceği hususundaki irade teyit edilmiştir” denildi.

    MGK Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan bildiride, Kurulun bugün İstanbul’da olağan toplantısını yaptığı hatırlatılarak, toplantıda, ülke güvenliğini ilgilendiren iç ve dış gelişmelerin detaylı bir şekilde ele alındığı belirtildi.

    Bildiride, şunlar kaydedildi:
    “Bu bağlamda, terör örgütü ve yandaşlarının ülkemizin birlik, beraberlik ve bölünmez bütünlüğünü hedef alan menfur saldırılarının devletimizin ve milletimizin kararlılığı karşısında hiçbir zaman amacına ulaşamayacağı konusundaki kat’i inanç ile bu alandaki mücadeleye bu tehdit bertaraf edilene kadar taviz verilmeksizin devam edileceği hususundaki irade teyit edilmiştir.

    Bu çerçevede, 21 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirilen güvenlik toplantısında da belirtildiği şekilde, terörün istismar ettiği koşulların ortadan kaldırılmasına yönelik etkin çalışmalar da dahil, terörle mücadelenin, güvenlik, diplomatik, ekonomik, sosyal ve psikolojik tüm boyutları ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiş, alınmış ve alınacak çok yönlü ilave tedbirler üzerinde durulmuştur.

    Halkımızın tahrikler karşısında devletine her şart altında göstermeye devam ettiği güven, sabır, metanet ve sergilediği sağduyu ile basın ve yayın organlarının bilgilendirme görevlerinin icrasında taşıdıkları rol ve sorumluluğun önemle altı çizilmiştir.

    Öte yandan, insanlığa karşı bir suç niteliği taşıyan ve insan haklarının temelini teşkil eden yaşama hakkını hedef alan terörle mücadelenin etkin surette yürütülmesinde uluslararası iş birliğinin önemi vurgulanmış ve bu bağlamda, başta komşularımız olmak üzere tüm dost ve müttefik ülkelerin artan bir dayanışma sergilemeleri yönündeki çağrı dile getirilmiştir.”

    ( Kaynak: http://haber.gazetevatan.com/kritik-mgk-toplantisi-sona-erdi/313045/1/Gundem )

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.