Romantik Tüller Arasında

Not: Bu yazı daha önce 6.6.2010 tarihinde yayımlanmıştı. İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmiş olan yazıyı yeniden ekliyorum. İK

 

 

Bir Acı Gerçek

 

 

Gazze’ye insani yardım / “Rotamız Gazze, yükümüz insani yardım” / “Rotamız Filistin, yükümüz İnsani Yardım” / “Rotamız Filistin, Yükümüz Özgürlük”/ “Rotamız Gazze, yükümüz şehit adayları” / Akdeniz’de gerilim / ‘Amiral gemisi’ Mavi Marmara’ya saldırı / İsrail’in korsanlığı resmen tescillendi / İsrail vahşeti / İsrail Silahlı Kuvvetleri ilk defa bir NATO üyesi ülkenin vatandaşlarına saldırdı ve öldürdü / Türkiye–İsrail  ilişkilerine büyük darbe / Gazze’ye yardım konvoyuna saldırı dünya manşetlerinde / BM Güvenlik Konseyi İsrail’i kınadı / The Times: Saldırı, Türkiye–İsrail ilişkilerine son darbeyi vurdu / Bunu korsanlar yapsa NATO gemileri yoldaydı / İsrail’in kumarı pahalıya mal olacak / Dünya bu zorbalıklardan artık bıktı / Obama’dan kınama beklentisi / “Türkiye’nin sabrını test etmesinler” / İsrail: “Türkiye’den özür dilenmeyecek” / …  

 

Basından aktarabildiğim başlıklar böyle.

 

Ve Amerika’daki bir efendiden değerlendirmeler…

 

*

Yaşanan, 28 Mayıs’ta başlayan ama ne zaman ve nasıl sonuçlanacağı kestirilemeyen bir süreç… Yardım gemilerinden birine siyasi anlamlar yüklü bir bayrak çekilmiş olması ise, süreci siyasallaştırıyor.

 

Bu arada, dilimiz de şimdilik Türkçe yazılıp söylenen yeni bir word kazanmış bulunuyor: aktivist… Korkarım, bu işten tek kazancımız (!) bu olacak.

 

Malum, aktivist (İng. activist), ‘eylemci, militan’ demek.

 

Anakonudan geçici olarak uzaklaşıp biraz bilgiçlik yapayım: ‘Eylemci’nin anlamı, ‘düşüncesini eylemle gerçekleştirmeye çalışan kimse’; ‘militan’ınki de, ‘bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, savaşım veren kimse; bir siyasal örgütün etkin üyesi; savaşımını zor kullanarak ve yasadışı yollarla yapan taraftar’.

 

Bu bilgilere dayanıp pek merak ediyorum: bizim basın-yayıncılar, kalemliler ve dahi her şeyleri bilen konuşkanlar, ‘aktivist’ derlerken bu anlamlarından hangisini kastediyorlar?

 

*

Olaya dönersem, ‘aktivist’ lafı dahil, tepede saydığım şeyler ‘ve daha fazlası’ arasında gümbürtüye giden bir şeyi fark ediyorum; bu, Amerika’nın en güçlü insanı olduğunu sandığımız Bay Başkan’ın sözleri arasında romantik tüllerle sarmalanmış olarak duran bir gerçek… İşin özü işte bu gerçekte saklı… Acı gerçekte…

 

Nedir o?

 

‘Güvenlik kaygıları’…

 

Ne diyor Bay Başkan?

 

“İsrail’in Hamas ve Gazze konusunda duyduğu güvenlik kaygıları meşrudur. İsrail’in gemilere saldırısı trajik, ancak bu olay Ortadoğu barış çabalarının ilerletilmesi için bir fırsat sunabilir. Süreçte Türkiye’nin de olumlu bir sesi olabileceğini düşünüyorum. Bu trajedi üzerinde çalıştığımızda ve herkesi bir araya getirdiğimizde, İsrailliler ve Filistinliler’in barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayabilecekleri iki devletli çözüme nasıl ulaşabileceğimizi de çözebiliriz. (…) Barışı sağlamak için (…) İsrail’in komşularının da İsrail’in meşru güvenlik kaygılarını tanıdığı ve kendilerini barışa adadıkları bir duruma sahip olmamız lazım.”

 

Bu ‘güvenlik kaygıları’ söylemi, Amerika’da 11 Eylül saldırılarının bir sonucu gibi ortaya çıktı. Saldırıların hemen ardından, 2002 yılında ortaya konan Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi, Amerika’nın güvenliği -ve bu arada dünyanın güvenliği- için başlıca tehditler olarak terörizmi, kitle imha silahlarının yaygınlaşmasını ve Amerika’nın haydutluk yaptığını ileri sürdüğü devletleri belirledi. Bu görüşün sonucu olarak da Amerika iki yeni anaanlayış ortaya koydu: ‘önleyici vuruş’ ve ‘haydut devletlerde rejim değişikliği’.

 

Söylemeye ne gerek, Amerika’nın ‘haydut devletler’ listesinde İsrail’in adı geçmiyor. Ama ne oluyor? Bay Başkan, öncelinden devraldığı güvenlik stratejisi belgesine dayanan ‘önleyici vuruş’ hakkına (!), duyduğu meşru güvenlik kaygıları dolayısıyla İsrail’in de sahip olduğunu sezdirmeye çalışıyor.

 

*

… ve la ed dallin(e). Âmin.

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 6 Haziran 2010

 

_____________

Not: Bu yazı daha önce 6.6.2010 tarihinde yayımlanmıştı. İlgilik’in sunucusunda 27 Ocak 2011 tarihinde meydana gelen aksaklık sonucunda silinmiş olan yazı yeniden eklendi. İK

 

© 2011 İK

© 2010 İK

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.