Ruhumda Bahar Açtı

 

Bayrama Uygun Bir Makamda…

 

 

Bugün bayram. 19 Mayıs Bayramı… Adı tuhaf bir şekilde daha da uzatılmış bir bayram… Ben kısaca ‘19 Mayıs Bayramı’ diyorum. Neler yazmışım bu bayram için defterime, bu sabah önce onlara baktım. Bunların son ikisi bu sayfalarda da yer aldı*. Bu bayramın gitgide tavsatılışının izleri var onlarda. Ve bu duruma karşı duruşun izleri de…

 

*

Her sanatsal yapıtın bir hikâyesi vardır, dersem pek mi abartılı bir söz etmiş olurum? Belki. Ama böyle deyişimin dayandığı şeyler az değil… Alalım müziğimizi: şarkılarımızın, türkülerimizin neredeyse bir hikâyesi olmayanı yok.  

 

Osman Nihat Akın’ın “Yine bu yıl ada sensiz içime hiç sinmedi” diye nihavent nihavent seslenişini bir sevgili için sanmak ne de olağan bir şey; ama sözleri de kendisinin olan bu şarkısını, dostu tarihçi Ahmed Refik Altınay’ı yitirişi üzerine yapmış Üstat… Amir Ateş’in de, Melek Hiç’in “Bir kızıl goncaya benzer dudağın” sözleriyle başlayan bir güzelleme tadındaki dizelerine muhayyerkürdiden nağmeler giydirirken ilhamını bir bebekten aldığı söylenir. Bir anlatışa göre de, Melek Hanım bu sözleri, annesini babasını yitirmiş bir bebek için söylemiş. Bunların hangisi gerçek, yoksa ikisi de mi, bilinmez; burada kesin olan, bu şarkının da bir sevgiliye yazılmadığı…

 

Bugün 19 Mayıs. Bugün, Kurtuluş’a giden büyük yürüyüşe ilk adımın atıldığı gün. Ve bugün, Büyük Kurtarıcı’nın kendisine ‘doğum günü’ olarak uygun gördüğü gün.

 

Ben, bu gözü yaşlı bahar gününde, Mustafa Kemal’in doğum gününü bir şarkıyla kutlamak istiyorum. Ve sunacağım armağan ferahnakten olsun diyorum. Evet, en uygunu ferahnak bir şarkı…

 

Müziğimizde makam adlarının pek ince anlamları var; bana göre, ferahnak, tadı ile adı tam tamına örtüşen bir makam: ‘ferahnak’, ‘neşeli, sevinçli’ demek; yani, ‘ferahlık verici’… Ben bu makamdan hangi parçayı dinlesem, içimde bahar kuşları uçuşur. Sözün kısası, tam bahara uygun makamımdır ferahnak: “Ruhumda bahar açtı, onun bülbülü sendin; / Her gün bana bir taze çiçek neşesi verdin. / Gönlümde açan goncelerin şen gülü sendin; / Her gün bana bir taze çiçek neşesi verdin…” Atatürk’e armağanım işte bu şarkı**. Artaki Candan, Y. Sinan Ozan’ın sözleri üzerine bestelemiş… Usulü de pek uygun: semai.

 

Atatürk’ün sevdiği şarkılardan mıydı bu, bilemem. Bildiğim, onun müzik listesinin pek zengin olduğu… Rumeli ezgilerinden Puccini’nin Toscası’ndan E Lucevan le Stelle’ye kadar… Rumeli ezgileri deyince de aklıma ferahnake akraba eviç makamındaŞahane Gözler Şahane’ geliyor en başta…

 

19 Mayıs kutlu olsun!

 

 

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 19 Mayıs 2010

 

Not: Daha önce 19.5.2010 tarihinde yayımlanmış olan bu yazı yeniden eklenmiştir.

________________

* Unutulur mu? ile Mayıs Vakası

** http://www.nartube.com/faa4b1861668262cfaa47351ea77eefcd97a96cd:DF92TPXprfk.html

 

Meraklısına:

Yine Bu Yıl Ada Sensiz 

Bir Kızıl Goncaya Benzer  

E Lucevan le Stelle 

Şahane Gözler Şahane

 

© 2011 İK

© 2010 ilgilik

 

{lang: 'tr'}

Post a Comment

Improve the web with Nofollow Reciprocity.